Sepetiniz şu an boş.
Arı otu tohumu; mor ve mavi renkli çiçekler veren, yüksek miktarda nektar ve polen üreterek arıcılık faaliyetlerini destekleyen, aynı zamanda organik madde yönünden toprağı zenginleştiren değerli bir yem bitkisidir. Bu çok yönlü bitki, ekolojik dengenin korunmasında çok etkili olup modern tarımda doğal bir kurtarıcı olmuştur. Özellikle bal üreticileri ve küçük bahçe sahipleri için ekildiği andan itibaren güzel bir ekosistem alanı oluşturur. Kısa sürede yoğun çiçek açma kapasitesiyle bal kalitesini ciddi oranda artırır. Kısacası bu bitki, tarlada sadece bir yem bitkisi görevi görmez; hasat sonrasında bile toprağı canlandırarak sonraki dönemlerin verimini garantiye alır.
Bu mucizevi bitki, tek bir amaca hizmet etmekle kalmayıp tarlalarda çok yönlü görev üstlenir. Arıcılığı zirveye taşımasının yanı sıra, toprak kalitesini artırmadan yeşil gübrelemeye, hatta bahçe dekorasyonuna kadar pek çok alanda değerlendirilir. Öte yandan, güçlü kök yapısıyla toprağın havalanmasını sağlarken zararlı otların büyümesini de doğal yoldan engeller. Dolayısıyla arı otu tohumunu sadece görsel bir çiçek olarak görmemek gerekir; tarıma, hayvancılığa ve doğaya sunduğu katkılar son derece değerlidir.
Botanik dünyasında Boraginaceae ailesinin bir üyesi olan arı otu, yaşam döngüsünü tek sezonda tamamlayan ve bu kısa sürede tarlalara yüksek fayda sağlayan tek yıllık bir bitkidir. Toprağın gücüne ve sağlanan nem oranına göre boyu 40-120 cm arasına kadar ulaşır. Bu besleyici bitkiyi diğerlerinden ayıran en karakteristik özelliği ise, açık mor ve lavanta tonlarındaki sarmal çiçek demetleridir.
Gelişimini tamamladığında besleyici gövdesiyle çok iyi bir silajlık alternatife dönüşen arı otunun, hayvancılıkta süt verimini ciddi oranda desteklediğini söyleyebiliriz. Üstelik 6-8 hafta kadar uzunca bir süre hiç solmadan kalan çiçek yapısı, doğadaki polen boşluğunu da kapatır. Dolayısıyla tek yıllık kısa ömrüne rağmen arı otu ekimi yapılan bir alanda hem arıcıların kovanları hem de besicilerin ambarları kaliteli ürünlerle dolar.
Geçtiğimiz bahar aylarında İç Anadolu’da arıcılık ve hayvancılık yapan bir üreticimizle 20 dekar alana arı otu ektik. Mayıs ayında tarlada mor çiçeklerin açtığını ve arıların hemen akın etmeye başladığını gördük. Sezon sonu gelince de üreticimiz kovanlardan yüksek miktarda bal alabildi ve çiçeklenme bittiğinde bitkiyi toprağa karıştırıp yeşil gübre elde etmiş oldu. Öte yandan hayvanları için de çok besleyici kaba yemler toplayabilmişti. Özetle tek bir ekim sayesinde çifte kazanç elde etti.
Arıcılıkta çok önemli yere sahip olan arı otunun, özellikle Nisan sonu ile Haziran başı arasındaki kritik geçiş döneminde kovanlar için kurtarıcı olduğunu söyleyebiliriz. Bahar bitiminde doğada yaşanan polen kaybını zengin nektar akışıyla kapatan bu bitki, işçi arıların çalışma gücünü artırır. Bununla birlikte kovanların gelişimini hızlandırarak bal verimini de yükseltir.
Arıcılık çalışmalarının ötesinde, bu özel yem bitkisi tarımsal faaliyetlerde yeşil gübreleme kaynağı olarak da işlev görür. Toprak üstündeki bol yeşil aksamı, bitki tam çiçeklenme evresine gelmeden önce toprağa sürülüp karıştırıldığı zaman organik madde yapısını baştan aşağı yeniler. Böylece arazinin su tutma yeteneği artar ve toprak yeniden canlanır. Ayrıca toprağın yüzeyini sıkıca bir ağ gibi ören kıl kök sistemi, gevşek zeminleri erozyona karşı korur ve sert alt tabakaların doğal yollarla havalanmasına yardımcı olur. Dolayısıyla bu bitkiyi eken üreticilerin yüksek verimli bir sezon geçirdikleri gibi toprağın da doğal bir şekilde düzenlenmesine katkı sağladıklarını belirtebiliriz.
Arı otu farklı toprak yapılarına uyum sağlayabilen esnek bir kültür bitkisidir. Ancak bu durum tohumları tarlaya bırakıp hemen yüksek verim beklemek gibi düşünülmemelidir. Çünkü toprağın bitki için doğru hazırlanması ve iyi bir bakım yapılması çok önem taşır. Arı otunun rahatça çimlenip güçlü kökler salmasını istiyorsak toprak seçiminde dikkat etmemiz gereken en önemli detay, pH derecesinin 6.0-7.5 aralığında, yani bitkinin en sevdiği ideal dengede olmasıdır. Öte yandan, ağır killi ve su tutan topraklarda ise su tahliyesini kolaylaştırmak için organik kompost uygulamanız tarlanızı çok rahatlatır.
Geçmiş sezonlarda bir üreticimiz toprak pH seviyesi 8.0 ve yoğun kireçliyken arı otu ekimi yapmak istiyordu. Ancak bu pH değerini dengelemek ve tohumların ekildikten sonra kilitlenmesini önlemek amacıyla, ekim yapmadan önce tarlaya kükürt ve organik kompost takviyesi yaparak pH'ı ideal seviyelere yaklaştırdık. Bu hazırlığın ardından ekilen tohumların hiç fire vermeden çimlendiğini ve bitkilerin çok güçlü kökler saldığını gözlemlemiştik. Dolayısıyla ekim öncesi pH dengesini doğru seviyeye getirmenin tarladaki başarıyı etkilediğini söyleyebiliriz.
Arı otu tohumu ekim zamanı, bölgenin iklim şartlarına ve ekim amacına göre değişiklik gösterse de bu bitkinin genel olarak serin havaları sevdiğini söyleyebiliriz. Yüksek çimlenme oranı ve uzun süreli çiçeklenme görmek istiyorsanız en ideal dönem, don tehlikesinin atlatıldığı erken ilkbahar aylarıdır.
Yaz aylarında ekim yaparsanız bitkinin aşırı sıcaklarda gelişim süreci kısaldığı için erkenden tohum dökmeye başlar. Diğer yandan kış mevsiminin daha ılık ve yumuşak geçtiği Ege ve Akdeniz gibi kıyı bölgelerinde en verimli dönem Ekim ve Kasım aylarıdır. Buna göre sert kış donlarının sıklıkla görüldüğü iç bölgelerde sonbahar ekiminden kaçınmanız, tohum sağlığı açısından en doğrusudur.
Önceki yıllarda sahil şeridinde yer alan İzmir’de bir üreticimiz, arı otu tohumlarını ekmek için Kasım başını beklerken, Eskişehir’de olan diğer üreticimiz ise don riskini atlattığından emin olmak için Mart ayı ortasını beklemişti. Her iki bölgede de iklime uygun zamanlar seçildiği için bitkiler tam zamanında mor çiçeklerini açmış oldu.
Arı otu tohumları küçük ve narin yapılı olduklarından ekim yaparken hassas bir şekilde hareket etmelisiniz. En çok yapılan hataların başında tohumu toprağın çok derinlerine ekmek gelir; oysa bu bitkinin çimlenebilmesi için 0.5-1 cm derinlik olması yeterlidir. Tarlalarda dekara ortalama 1-2 kg tohum kullanılması iyi bir sıklık sağlarken, küçük bahçelerde ise metrekare başına 1-2 gram olacak şekilde hesaplama yapabilirsiniz. Bir de şu var; çok küçük olan bu tohumları alana eşit şekilde dağıtabilmek için ince kumla karıştırıp öyle savurmak gerekir. Böylece bitkiler homojen bir dağılım sağlayarak daha rahat şekilde çıkış yapar.
Tohumları toprağa serptikten sonra üzerlerini kapatıp toprakla temasını artırmak için silindir ya da düz bir kalas yardımıyla hafifçe bastırmalısınız; bu sayede bitkilerin çimlenme oranı artar. Bu ekim tekniği sadece arıcılık için değil, hayvanları için besleyici yem üretmek isteyen besiciler için de bereketli hasatın kapılarını aralar. Dolayısıyla, ekim yaptıktan sonra yapacağınız bu sıkıştırma işleminin ve doğru derinliği ayarlamanın, hem kovanlar hem de kaba yem üretimi üzerindeki etkisini net bir şekilde görebilirsiniz.
Hobi amacıyla balkonlarda yetiştirirken bu bitki geniş ve en az 20 cm derinliğe sahip olan saksılarda güzel sonuçlar verir. Saksılara birkaç tohumu bıraktıktan sonra çimlenme gerçekleşince aralarından en güçlü fideyi seçerek büyütürseniz, ev ortamında bile bu mor çiçeklerin güzel enerjilerinden faydalanırsınız.
Arı otu, çimlenme hızı ve toprağa çabuk uyum sağlama yeteneğiyle diğer yem bitkilerine göre çok daha büyük bir avantaja sahiptir. Tohumlar toprakla buluştuktan sonra zemin sıcaklığı 8 - 10°C civarındaysa ilk filizleri 1-2 hafta içinde kendini gösterir. Zaten toprak ısındıkça bu filizlenme süreci iyice hızlanır ve tarla yeşillenir. Öte yandan, erken ilkbaharda hava sıcak görünse bile toprak henüz yeterli sıcaklığa kavuşmadıysa filizlenme süresi 20 güne kadar uzayabilir. Dolayısıyla ekim zamanını planlarken hava durumundan ziyade toprak sıcaklığını kontrol etmek, arazide düzenli bir çıkış yakalamak için en güvenli yoldur.
Çimlenme sürecini başarıyla tamamlayan arı otu, son derece çok hızlı bir gelişim sürecine girerek tarlada kısa sürede yoğun bir yeşil doku oluşturur. Ekim yaptıktan yaklaşık 6-8 hafta sonra, iklim şartları uygun olursa o meşhur mor ve lavanta tonlarındaki çiçekler kendini gösterir. Bu hızlı büyüme performansı, kısa sürede hasat imkanı verdiği için bitkiyi üreticiler tarafından en çok tercih edilen kaliteli kaba yem alternatiflerinden biri haline getirir. Aynı zamanda kovanlar için hızlı ve zengin bir nektar alanı oluşturur. Arı otunun tarlalarda çiçeklenme sürecini daha da uzatmak isterseniz, 2-3 hafta arayla kademeli ekim yaparak güzel kazançlar elde edebilirsiniz.
Arı otu, serin ve ılıman iklim şartlarını tercih etse de uyum yeteneği sayesinde Türkiye’nin hemen her bölgesinde rahatlıkla yetiştirilebilir. Deniz seviyesinin üzerinde olan yaylalara kadar geniş bir coğrafyada gelişim gösteren bu bitki, tam güneş alan yerlerde en yüksek verimine ulaşır. Aynı zamanda yarı gölgelik alanlara da uyumlu esnek bir yapısı vardır. Aslında doğru ekim zamanı seçildiği zaman ülkemizin kıyı şeritlerinden iç bölgelerine kadar her tarlada bu değerli yem bitkisini yetiştirmek mümkündür.
Geçtiğimiz dönemlerde Akdeniz’in nemli sahil şeridinde yer alan bir üreticimiz sonbahar aylarında arı otu tohumlarını ekerken, Doğu Anadolu’nun yüksek noktalarında ve sert iklimli bir bölgesinde olan diğer üreticimiz de ekim yapmak için Nisan ayının sonunu beklemişti. Her iki coğrafyada da iklime ve toprak yapısına göre hareket edildiği için bitkiler hemen çimlenmeye başlayıp ardından mor çiçeklerini açtı.
Arı otunun su ihtiyacı genellikle orta seviyededir; bu yüzden yağışlı bahar dönemlerinde ekstra sulamaya gerek yoktur. Kurak yerlerde ise toprağın üstü kurudukça iklime göre haftada 1 ya da 2 kere sulama yapmak yeterlidir. Sulama zamanı olarak buharlaşmanın az olduğu sabahın erken saatleri tercih edilmelidir. Sulama yöntemi olarak ise tarlada tohumların yerinden oynamaması ve köklerinin nemi yeterince alabilmesi için yağmurlama sistemini öneririz.
Ağır killi topraklarda aşırı sulamadan kesinlikle kaçınmak gerekir, aksi halde kök boğulması yaşanabilir. Dolayısıyla, toprak yapısını gözeterek dengeli bir sulama planı uygulamak, bu değerli yem bitkisinin kaba yem verimini ve mor çiçeklerdeki nektar kalitesini doğrudan artıracağını rahatlıkla söyleyebiliriz.
Tarlanızdan alacağınız verimi doğrudan belirleyen arı otu tohumu fiyatları; ürünün saflık derecesine, sertifika durumuna ve piyasa koşullarına bağlı olarak dönemsel farklılıklar gösterebilir. Profesyonel üretime tam destek vermek amacıyla sadece 10 kg ambalaj seçeneğiyle sunduğumuz ürünlerimiz, orta ve büyük ölçekli tarımsal faaliyetleriniz için son derece ekonomik olur. Öte yandan, bu net ambalaj hacmi sayesinde dekara düşen tohum miktarını hesaplamanız ve buna göre bütçenizi planlamanız da kolay olur.
Geniş tarlalarda ekim yapacak üreticiler ve arıcılar için özel hazırlanan bu paketler, fire vermeden yüksek verim elde etmek için gayet uygundur. Dolayısıyla büyük arazilerde bölge şartlarına uygun şekilde bol miktarda yem üretimi yapmak ve arılıklarını zenginleştirmek için çok doğru bir seçim olur. En kaliteli tohumlarla en güvenilir sonuçlara ulaşmak için İntfa Tarım ekibinden destek alabilirsiniz.