Sepetiniz şu an boş.
Pırasa tohumu, kömür karası renginde ve minik bir kömür parçası gibi görünüme sahip olan hafif pürüzlü ve köşeli yapıya sahip olan sebze tohumudur. Soğan familyasına ait olan bu sebze tohumu, geniş tarım arazilerinde ve küçük bahçelerde yetiştirilen en önemli kış sebzelerinden biridir. Tohum halinden mutfaklara ulaşana kadar uzun bir emek isteyen bu bitki, farklı iklimlere dayanıklılığı ile diğer sebzelerden ayrılır.
Ekim zamanı güçlü genetiğe sahip tohumlar ile başlangıç yapmak, hasat zamanı elde edeceğiniz yaprakların kalitesini belirler. En sert kış günlerinde bile tarlalarda kalabilen bu değerli sebze, soğuğa maruz kaldıkça içindeki nişastayı şekere dönüştürür; bu da pırasanın daha da lezzetli olacağı anlamına gelir.
Bu küçük ve hafif tohumlar o kadar bereketlidir ki, çok az tohum ekseniz bile kocaman bir tarlayı yemyeşil yapabilirsiniz. Bizim kendi çalışmalarımızda ektiğimiz kaliteli tohumların hemen hemen hepsinin filiz vererek çok hızlı bir şekilde büyüdüğünü gördük. Ancak pırasa yetiştirirken dikkat edilmesi gereken bazı durumlar vardır. Bu bitki aceleyi hiç sevmez ve yavaş gelişim gösterir; o nedenle biraz sabırlı olunmalıdır. Şöyle ki; ilkbahar mevsiminde toprağa ekilen tohumlar, ancak aylar sonra tam kış mevsiminin ortasına doğru lezzetli pırasalar haline gelir. Tecrübeli çiftçilerle görüştüğümüzde de pırasa yetiştirmenin uzun bir yolculuk olduğunu ve bu sürecin mutlaka sağlıklı tohum seçimiyle başlaması gerektiğini vurguladılar.
Pırasanın toprak altında uzayan o pürüzsüz beyaz gövdesini ve güçlü kök yapısını en iyi şekilde geliştirebilmesi için gevşek, derin işlenmiş ve organik maddelerle zenginleştirilmiş şekilde bir zemin hazırlamak gereklidir. Toprağın pH derecesinin 6,0 ile 7,0 seviyelerinde olması bitkinin besinleri rahatça almasını sağlarken, bu dengenin bozulması pırasanın büyüme sürecini yavaşlatır.
Ekime başlamadan önce tarlayı ya da bahçeyi en az 25-30 cm derinliğe kadar güzelce sürmek ve toprak tabanında köklerin aşağı inmesine engel olan pulluk kayası gibi sert yapıları kırmak gerekir. Çünkü toprak ne kadar derin ve yumuşak olursa hem bitki kökleri besinlere hiçbir engele takılmadan kolayca ulaşır hem de pırasanın beyaz gövdesi o kadar uzun ve dolgun olur.
Pırasa tohumunun toprakla buluşma zamanı üretim şekline ve bölgenizin iklim yapısına göre değişkenlik gösterir. Eğer üretime doğrudan açık alana değil de fide yetiştirerek başlamayı düşünüyorsanız, tohumları Ocak ve Mart ayları arasında korunaklı fide kasalarına veya besleyici torf tabletlerine ekmeniz gerekir. Bu kapalı alanlarda özenle bakılan tohumlar ortalama 8-10 haftalık sağlıklı gelişim süreci geçirirler. Hemen ardından tarlalarda şaşırtma işlemi yapılır; yani kalıcı yerlerine dikilmek için güçlü fidanlar haline gelirler.
Tohumları fide yapmadan doğrudan arazilere ekerek pırasa yetiştirmek istiyorsanız, takvim Mart sonunu gösterdiğinde başlamak en uygun zamandır. Kendi yaptığımız ölçümlerde toprak sıcaklığı 10°C barajını aşmadan yapılan ekimlerde tohumların çimlenme süresinin üç haftayı bulduğunu ve hatta birçoğunun nemden çürüdüğünü gözlemledik. Ancak Nisan başında havaların ısınmasıyla birlikte tohumlar toprağı patlatarak filiz vermeye başlamıştır.
Aynı zamanda saha üreticilerimizden de bu yönde sıklıkla geri bildirimler aldık. Örneğin; Akdeniz ve Ege’nin ılık topraklarında Şubat sonunda bile tohumların canlandığını görürken, İç Anadolu ve Doğu Anadolu’daki çiftçilerimizin Nisan ortasını ve belki de Mayıs ayını beklemeleri gerektiklerini söylediler. Unutmamak gerekir ki; don riski hesaba katılmadan aceleyle yapılan hızlı ekimler, maalesef tohum israfından başka bir sonuç vermez.
Pırasa tohumu tarla ve bahçelere ekilirken sıralar arasında 25-30 cm, sıra üzerinde ise 8-10 cm mesafe bırakmak, bitkinin büyüme aşamasında ihtiyaç duyacağı yaşam alanı için önemlidir. Eğer kasalarda yetiştirdiğiniz fideleri tarlaya taşıyacaksanız, gövdenin rahatça kalınlaşabilmesi için bitki aralarını 15 cm kadar genişletebilirsiniz.
Fide yastıklarına yapılan ekimlerde ise tohumların üstüne 0,5 santimetreyi geçmeyecek şekilde ince bir torf ya da perlit tabakası serilmesi gerekir. En sık karşılaştığımız hatalardan biri, bu minik tohumların 1 santimetreden daha derine gömülmesidir. Bu derinlikte kalan pırasa tohumları hava alamayacağı için toprak üstüne çıkmayı başaramaz.
Kendi çalışmalarımızda, tohum yatağının un gibi pürüzsüz ve iyice ufalanmış olmasının çimlenme oranını önemli oranda artırdığını fark ettik. Ekim yapıldıktan sonra toprağın üzerine bir tahta ile hafifçe bastırarak tohumun toprakla temasını artırabilirsiniz. Böylece hava boşlukları kapanmış olur ve bitkinin nem dengesi korunur. Ayrıca ilk can suyunu verirken tazyikli su kullanmak yerine, hafif bir sulama yapılması tohumların yerinden oynamasını engeller.
Pırasa tohumu küçük ve hafif olmasına rağmen, çimlenme mekanizmasının yavaş işlemesi nedeniyle nemi içine çekip uyanmak için biraz zamana ihtiyaç duyar. Tohumları günlerce suyun içinde hapsetmek yarardan çok zarar getirir ve tohumların çürümesine neden olur. Dolayısıyla ekim yapmadan önce 12-24 saat boyunca oda sıcaklığındaki suyun içinde bekletmek çimlenme sürecini hızlandırır.
Sahadaki tecrübelerimizden edindiğimiz bilgilere göre, bu ıslatma işlemi sayesinde şişen ve gözenekleri açılan tohumlar toprakla buluştuğu zaman daha hızlı gelişim gösterir. Suda bekletme aşamasında belirlenen süreye uymak ve 24 saati aşmamak tohumdan alınacak verim için önemlidir.
Pırasa tohumlarının toprak altındaki uyanış süreci, diğer sebze türlerine kıyasla daha çok dikkat ister. İdeal hava ve toprak sıcaklığının 15-20°C civarında olduğu dönemlerde, o minik siyah tanelerin ilk filizlerini topraktan vermeye başlaması genellikle 10-14 gün arasında olur. Ancak havaların soğuk gittiği zamanlarda, tohumların uykudan uyanma süresi 20-25 güne kadar esneyebilir. Bu nedenle tohumların uyanışını hızlandırmak adına, ekim yapılan alanların üzerini şeffaf bir naylon ile örterek sera etkisi yaratmak en pratik çözümlerden biridir.
Kendi üretim alanlarımızda yaptığımız gözlemlerde, çimlenme aşamasında yapılan en büyük hatanın aşırı sulama olduğunu tespit ettik. Toprağı çamur haline getirmek tohumların nefessiz kalıp çürümesine yol açarken, kuru bırakmak da filizlenme sürecini tamamen durdurur.
Pırasa yetiştiriciliği yaparken çimlendirme sürecinde dikkat edilmesi gereken bazı unsurlar bulunur. Toprağın sadece yüzeyine bakarak sulama yapmak çoğu zaman yanıltıcı olur. O nedenle parmağınızı birkaç santimetre toprağa batırarak nem oranını kontrol etmeniz ve buna göre sulama yapmanız daha doğru olacaktır. İlk filizler görünmeye başladıktan sonra bitkinin güneş ihtiyacı artar. Karanlıkta kalan fideler zayıflayarak boya kaçar ve sararır; dolayısıyla gün içinde bol güneş ışığı görmeleri gerekir.
Pırasa yetiştirirken sulama miktarını çok iyi ayarlamak gerekir. Çünkü bu sebze ne susuzluğa uzun süre dayanabilir ne de çamurlu toprağı sever. Tarlalarda üretimde en sık yapılan hata, pırasayı kışlık bir sebze olarak görüp sulamayı tamamen unutmaktır. Eğer sulamayı ihmal ederseniz bitkinin gövdesi boydan boya çatlayarak odun gibi sertleşir. Ancak toprağı devamlı su içinde bırakırsanız da bu kez kökler çürür ve olumsuz sonuçlar alırsınız.
Sulama yaparken doğru zamanı bulmak için parmağınızı toprağa batırıp derinlerdeki neme bakabilirsiniz. Kendi bahçelerimizde yaptığımız denemelerde gördük ki, yaz sıcaklarında pırasayı 2-3 günde bir sulamak yeterliyken, havaların daha serin olduğu ilkbahar ve sonbahar aylarında ise haftada bir sulama yapmak yeterli oluyor.
Pırasa sulaması için en uygun ve verimli olan yöntem damlama sulama sistemleridir. Ancak yaz mevsiminde bu sistemin devamlı takip edilmesi önerilir. Çünkü yaz sıcaklarında damlalardan akan su bitki köklerine inmeden buharlaşabileceği için toprağın ıslaklık seviyesi sık sık kontrol edilmelidir.
Sulama yaparken güneşin doğuşuyla birlikte sabah saatlerini seçmeniz en doğru zamandır. Çünkü akşam yapılan sulamalar yaprakları gece boyu ıslak bırakarak mantar hastalıklarına neden olur.
Sulama için öğle sıcaklarından kaçınmanız gerekir. Yaz günlerinde güneşin en tepede olduğu öğle saatlerinde sulama yaparsanız, aşırı ısınmış olan toprakla buluşan su bitkinin köklerini şoka sokar ve büyümeyi durdurur.
Küçük pırasa fidelerini toprağa ilk diktiğiniz dönemde kuru bırakmamaya özen göstermelisiniz. Eğer düzenli sulama yapılmazsa körpe fideler hızlıca çürür.
Pırasaları tarla ve bahçelerden toplamadan kısa bir süre önce sulamayı bırakmak, bitki gövdesini sıkılaştırır. Bu sayede pırasalarınız mutfakta çok daha uzun süre kalarak tazeliğini korumuş olur.
Pırasa üretimi doğru yöntemler uygulandığında küçük bahçelerde de yapılabilir; yani geniş bahçe olması gerekmez. Pırasanın kökleri aşağı doğru uzadığı için en az 30 cm derinliği olan büyük boy saksılar ya da geniş kasalar seçmelisiniz. Tabii saksılarda büyüyen pırasaların tarla ve bahçelerdekilere göre biraz daha ince olması çok normaldir; fakat lezzetinden birşey kaybetmezler.
Balkon saksılarında hacim küçük olduğu için toprak açık tarlalara göre daha çabuk kurur. Bunun için nem dengesini korumak adına sulama takibi düzenli olarak yapılmalıdır. Ayrıca pırasalarınızın ideal bir gelişim gösterip hızla kalınlaşabilmesi için saksıyı günde en az 6 saat doğrudan güneş alan, bol ışıklı bir alana konumlandırmalısınız.
Her sezon aynı verimlilik ile üretim yapabilmek için pırasa tohumlarını doğru koşullarda muhafaza etmek çok önem taşır. Hasat zamanı tarlada bırakılan sağlıklı pırasalar ikinci yılında çiçek açıp tohum vermeye başladığında, bu siyah taneleri kurutarak işe başlamanız gerekir. Toplamış olduğunuz tohumları rutubet almayan bez torbalarda veya hava geçirmeyen cam kavanozlarda, doğrudan güneş görmeyen serin alanlarda saklamak en güvenilir yöntemdir. Eğer nemli alanlarda bekletilirse tohumlar erkenden filizlenmeye çalışır veya küflenmeye başlar.
Kendi saklama depolarımızda yapmış olduğumuz denemelerde, doğru koşullarda iyi korunan tohumların çimlenme gücünün 2-3 yıla kadar dayanabildiğini öğrendik. Yalnız zaman geçtikçe bu gücün zayıflayabileceğini de unutmamak gerek ve her yeni sezonda mümkün olduğunca taze tohumlar ile üretim yapmaya özen göstermelisiniz.
Pırasa yetiştiriciliğinin en son ve en keyifli aşaması olan hasat, bitkinin ekim zamanına ve çeşidine göre değişiklik gösterir. Genellikle sonbahar sonundan ilkbahar ortasına kadar uzanan geniş bir zaman dilimine yayılır. Topraktan sökmeye başlamadan önce dikkat edilecek en önemli kriter; pırasanın beyaz gövdesinin en az 1,5 cm kalınlığa ulaşmış olmasıdır. Kendi üretim süreçlerimizde gördüğümüz kadarıyla, acele edilerek çok ince sökülen pırasaların aroması tam oturmamış olup aynı zamanda pazar değeri de düşük kalmaktadır. Şunu da söylemeliyiz ki; pırasaları tarlada çok fazla kartlaşmaya bırakmak da bitki gövdesinin liflenip odunsu bir yapı almasına neden olur.
Hasat edilirken bitkiyi yapraklarından tutup yukarı doğru hızla çekmek, beyaz gövde kısmının kırılmasına ya da tarlada kalmasına neden olur. Bu yüzden söküm aşamasına geçmeden önce bir çapa yardımıyla bitkinin kök çevresinde bulunan toprağı hafifçe gevşetmek en sağlıklı yöntemdir. Toprağı bu şekilde yumuşattıktan sonra, pırasaları dipten nazikçe kavrayarak kökleriyle birlikte topraktan çıkarmalısınız. En son aşamada ise üzerlerinde biriken çamuru güzelce suyla temizleyip sararan dış yapraklarını da budayarak tüketime hazır hale getirebilirsiniz.
Pırasa tohumu fiyatları, aslında tamamen seçeceğiniz tohumun cinsine, paket gramajına ve nasıl üretildiğine göre değişiklik göstermektedir. Tarla ve bahçelerinizde yüksek verim elde etmek istiyorsanız, profesyonel üreticilerin de ilk tercihi olan yüksek performanslı hibrit tohumları seçebilirsiniz.
Kendi bölgenizin iklimine ve tarlanızın toprak yapısına en uygun pırasa tohumunu bularak doğru bir başlangıç yapabilirsiniz. Hasat zamanı yüksek verim alabilmek için kalitesinden emin olduğumuz tohum çeşitlerimizi inceleyebilirsiniz. Tabii toprağınızdan en yüksek bereketi alabilmek için öncelikle nasıl bir çeşide ihtiyacınız olduğunu netleştirmeniz gerekir. En kaliteli ve güvenilir tohumları birlikte seçmek için İntfa Tarım ekibine ulaşarak her zaman yardım alabilirsiniz.