Sepetiniz şu an boş.
Mısır tohumu; toprağa ekildiği andan itibaren hızla büyüyen büyük gövdesi, uzun yeşil yaprakları ve tek bir taneden yüzlerce taneli koçanlar çıkaran mucizevi bir tarım ürünüdür. Bu minik sebze tohumunu diğer tohumlardan ayıran önemli bir fark vardır. İçeriğinde bulunan mısır özünün enerjisi sayesinde bitki çimlenme sürecinde kendi kendini besler yani dışarıdan desteğe gerek duymaz. Bu özel bitki, dünya genelinde milyonlarca dönüm arazide üretilmektedir. Ülkemizde de geniş tarım arazilerinden küçük hobi bahçelerine kadar en çok yetiştirilen ürünlerin başında yer alır.
Mısırdan bol koçanlı bir hasat ve yüksek verimlilik elde edebilmenin ilk sırrı toprağa düşen tohumun kalitesinde gizlidir. Bu bitki genetik yapısı gereği doğru tohumla yetiştirilmeye başlandığında tarla ve bahçelerde üretim rekoru kırabilir. Bu noktada üreticilerin karşısına iki seçenek çıkar. İlki, hastalıklara karşı çok dayanıklı olan ve her koçanda yüksek ürün veren hibrit mısır tohumu çeşitleridir. İkincisi ise sonraki yıla tohumunu saklayabileceğiniz o eski ve mis kokulu geleneksel (açık tozlaşan) çeşitlerdir.
Mısır, soğuk günlerden hiç hoşlanmaz ve gelişim için sadece sıcak havaları bekler. Mısır tohumlarının uyanıp filiz vermeye başlaması için toprağın sıcaklığının en az 10-12°C’ye ulaşması şarttır. Ancak bu bereketli tanelerin toprak üstüne en hızlı ve firesiz şekilde çıkabilmesi için aradığı sıcaklık 18°C ve üzeridir.
Ülkemizin iklim çeşitliliğine göre ekim zamanı değişiklik göstermektedir. Örneğin; havaların erken ısındığı Akdeniz ve Ege bölgelerinde ekim genellikle Mart sonu ve Nisan başı gibi başlar. Buna karşın kışın daha uzun sürdüğü İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde ise havaların iyice ısınmaya başladığı Mayıs ayı beklenir.
Mısır yetiştirmek isteyen üreticilerin erken davranıp sabırsızlık yapması, verilen tüm emeğin boşa gitmesine neden olabilir. Çünkü don riskini atlatmadan yapılan erken ekimler, tohumların toprağın altında üşüyerek çürümesine ya da çimlense bile fidelerin donarak ölmesine sebep olur. Bu yüzden mısır yetiştirirken çok acele davranılmamalıdır; termometreler 10°C’yi gösterdikten sonra birkaç gün daha sabırla beklemek gerekir. Böylece doğru zamanda yapılan bilinçli bir ekim ile erken ekimin tüm zararlarını yok ederek mısır koçanlarının daha sağlıklı büyümesini sağlamış olursunuz.
Bereketli ve bol koçanlı bir mısır hasadı elde etmenin en önemli koşulu, tohumların büyüyeceği toprağı doğru şekilde hazırlamaktır. Mısır köklerini toprağın derinlerine bırakmayı seven bir bitkidir. Buna göre ekime başlanmadan önce toprağın 25-30 cm derinlikte güzelce sürülmesi ve kabartılması gerekir.
Mısır tohumu, köklerinin rahatça yayılabilmesi için organik madde ve humus bakımından zengin olan yumuşak toprakları çok sever. Bunun için bitki köklerinin büyümesine engel olan aşırı killi ve çok çakıllı veya taşlı zeminlerden uzak durulmalıdır. Çünkü bu sıkışık topraklarda bitki rahat nefes alamaz ve kökleri zayıflayarak bodur kalır.
Mısır bitkisinin topraktaki besinlerden rahatça faydalanabilmesi için ideal toprak pH değeri 5,8 ile 7,0 arasında, yani hafif asitli ya da nötr olmasına dikkat edilmelidir. Eğer topraktaki asit ve kireç oranı çok fazla olursa, bitkinin besin alımı zorlaşır ve verim de düşük olur. Toprak yapısının mısır yetiştiriciliği için uygun olup olmadığını anlamak için ekime başlamadan önce toprak analizi yaptırabilirsiniz.
Mısır tohumlarının toprağa doğru derinlik ve mesafelerle bırakılması güçlü bir kök yapısının oluşumunda önemlidir. Bitkinin sağlıklı bir çimlenme gösterebilmesi için mısır tohumları 3 ila 5 cm derinliğe ekilmelidir. Eğer çok derine ekilirse çıkışı gecikebilir, yüzeye yakın bırakılırsa da susuz kalarak kurumasına neden olur. Öte yandan ekim esnasında traktör ya da el ile açılan sıralar arasındaki mesafenin 70-75 cm olarak ayarlanması, ilerleyen dönemlerde yapılacak olan çapa, gübreleme ve hasat işlemlerini kolaylaştırır.
Sıra üzerindeki bitki aralığının ise 20-25 cm aralığında tutulması önerilir. Bu mesafe sayesinde tarladaki mısırlar büyüdükçe aralarında hava akışı sağlanır ve mantar hastalıklarının önüne geçilmiş olunur. Aynı zamanda her bitki toprak altında yeterli bir besin alanına sahip olacağından topraktaki mineral ve vitaminlerden rahat biçimde faydalanır.
Tohumlar henüz toprağa düşmeden önce, toprağın altına dönüm başına ortalama 3-4 kg saf azot ve 3-4 kg saf fosfor içeren temel gübrelerin atılması müthiş bir başlangıç olur. Böylece yeni oluşacak mısır fideleri için çok daha sağlıklı ve güçlü büyümelerini sağlayacak güzel bir zemin hazırlanmış olur. Aslında bu ilk besin takviyesi, tohumun toprak altındaki ilk günlerinde tam anlamıyla bir kalkan görevi üstlenir. Kökler toprağa tutunmaya çalışırken aradıkları enerjiyi yanı başlarında bulurlar ve bu sayede çevre şartlarına karşı daha dirençli kalırlar.
Mısır tohumu uygun sıcaklık ve nem koşulları bir araya geldiğinde çok hızlı uyanan bir bitkidir. Ekim yapıldıktan sonra genelde 5-10 gün gibi kısa süre içerisinde çimlenir. Tabii bu sürenin uzaması ya da kısalması tamamen toprağın sıcaklığına bağlıdır. Örneğin; yaz sıcaklığının hissedilmeye başlandığı 25°C civarındaki nemli topraklar tohumun çimlenmesini 5-6 güne kadar düşürür. Ancak erken ilkbahar gibi serin dönemde yapılan ekimlerde ise bu süre 10 günü bulmaktadır.
Sulama ve yağışların hemen sonrasında toprak yüzeyinin taş gibi sertleşmesi, filizin güneşe çıkmasını zor hale getirir, hatta onların toprak altında kalarak ölmesine neden olur. Bu durumun önüne geçmek için bitkiye sürekli su vermek de bir hatadır; çünkü göl haline gelen toprakta tohumlar havasız kalarak çürür. Bu noktada yapılması gereken en doğru şey, toprağı çamur haline getirmeden sadece hafif nemli tutacak hassas bir denge oluşturmaktır.
Toprağa sevgiyle ektiğiniz mısır tohumunun sofralarımızda yer edinecek bir koçana dönüşme süresi tohumun cinsine bağlı olarak genellikle 70 ila 120 gün arasında değişiklik gösterir. Örnek verecek olursak; erkenci olarak bilinen bazı mısır çeşitleri 70-80 gün gibi daha kısa sürede olgunlaşarak hasat edilebilmektedir. Buna karşın tarlada daha uzun süre kalan yüksek verimliliği ile bilinen hibrit mısır çeşitlerinin koçan doldurması ise 100 ila 120 günü bulur. Bu bitki tohumunun gelişimini en çok etkileyen diğer unsurlar; gün boyunca aldıkları güneş ışığı, havanın ısısı ve toprağın kalitesidir.
Mısır yetiştirirken bitkinin büyüme aşamalarını her an takip etmek, sulama ve gübreleme zamanlarını doğru şekilde ayarlamak açısından üreticiler için çok önem taşır. Diğer bir deyişle, bitkinin yaprak çıkarma, püskül verme ve koçan doldurma gibi önemli dönemlerini yakından gözlemlemek hasat zamanı toplayacağınız ürün miktarını büyük ölçüde artırır. Çünkü bu sebze, gelişim gösterirken her dönem farklı miktarlarda suya ve besine ihtiyaç duyar.
Mısır tohumu, sağlıklı şekilde gelişim ve büyüme gösterirken her evrede suya karşı farklı tepkiler verir ve doğru zamanda sulanmayı bekler. İlk ekim günlerinde hafif bir suya ihtiyaç duyarken, bitki büyüyüp koçan vermeye başladığında daha çok su ister. Öte yandan bitkinin gelişim dönemlerinde yaşayacağı en ufak bir su stresi, hasat zamanı ciddi bir verim kaybına neden olur. Bu nedenle mısır tarımında başarı olabilmenin sırrı, bitkinin hangi aşamada ne kadar su istediğini anlamaktan geçer diyebiliriz.
Mısır yetiştiriciliğinde ilk önemli aşama, tohumların uyanıp filiz vermeye başladıkları hassas çimlenme ve fide dönemidir. Bu dönemde minik fidanlar henüz çok derin köklere sahip olmadıkları için hafif ve düzenli sulamaya ihtiyaç duyarlar. Toprağın her zaman tatlı bir nemde kalması iyi olur; ancak köklerin çürümemesi için suyun göllenip birikmesine asla izin verilmemesi gerekir.
Fideler boy atıp büyüdükçe bitkinin hayatındaki en önemli dönemeç olan püskül ve koçan oluşumu dönemi başlar ki, mısırın suya en çok ihtiyaç duyduğu dönem olduğunu söyleyebiliriz. Bitki püskül çıkarırken ve koçan taslakları belirirken eğer susuz kalırsa koçanlar boş kalır. Bunun için havaların durumuna göre haftada 2-3 kez sulama yapılması önerilir.
Koçanlar tamamen belirip olgunlaşmaya başladığında sırada süt olum, yani tane doldurma aşaması vardır. Bu aşamada koçanın içindeki mısır taneleri yavaş yavaş şişerek içi süt gibi olan o lezzetli özlerle dolmaya başlar ve bitkinin su ihtiyacının en yüksek olduğu zamandır. Tanelerin cılız kalmaması, iri, dolgun ve tatlı olması için bu önemli dönemde su kısıntısına gidilmemelidir.
Hasat zamanının yaklaşması ile bitkinin su ihtiyacı da azalmaktadır. Tarladaki mısırların dış kabukları ve upuzun yaprakları yeşilden sarıya dönmeye başladığında bu durum bize artık bitkinin olgunlaştığını gösterir. Bu sebeple hasada doğru giderken artık sulama sıklığı kademeli olarak azaltılmalı ve toplanacağı günden kısa bir süre önce de tamamen kesilmelidir.
Mısır yetiştiriciliğinde sulama miktarı kadar o suyu bitkiye verme şekli de büyük önem taşır. Balkon saksıları ve hobi bahçeleri için damla sulama sistemi kullanmak çok verimli olup aynı zamanda çok tasarrufludur. Eğer tarlada karık (salma) sulama yapıyorsanız, suyu doğrudan bitki köklerine iletmeye özen göstermelisiniz.
Mısır bitkisini yukarıdan yani yaprakların tepesinden sulamak yapraklarda mantar hastalıklarının çoğalmasına neden olur. Sulama saatini ise her zaman sabah erken saatlere denk getirmek daha iyi olur. Böylece gün doğarken su toprağa güzelce işler ve öğlen sıcağında oluşacak buharlaşmanın da önüne geçilir.
Mısır, insanlık tarihinin en eski dönemlerinden beri hem tarlada üreticilere kazandıran hem de sofralarda çeşitli şekillerde tüketilebilen çok kıymetli bir bitkidir. Bu değerli bitkinin sadece taneleri değil; püskülünden yağına, severek yediğimiz süt mısır çeşitlerinden ununa kadar her parçasının farklı bir faydası bulunur.
Sindirim sisteminin düzenli şekilde çalışmasına yardımcı olarak vücudu rahatlatır.
Taze olarak tüketildiğinde içindeki yoğun lif yapısı ile bağırsak sağlığını korur.
Gluten alerjisi olan kişiler için iyi bir besin kaynağıdır. Doğal yapısında gluten barındırmadığı için çölyak hastaları gönül rahatlığıyla tüketebilirler.
Geleneksel mutfak kültüründe ve gıda sanayisinde önemli yeri vardır. Mısır unundan yapılan mis kokulu ekmekler başlıca lezzetler arasındadır.
Hayvanların beslenmesinde maliyetleri düşüren, besleyiciliği yüksek muhteşem bir yem alternatifidir. Büyükbaş ve küçükbaş hayvancılıkta sıklıkla tercih edilmektedir.
Mısır püskülleri kaynatılıp çay olarak içildiğinde, vücuttaki toksinlerin dışarı atılmasına yardımcı olur.
Mısır tarımında verimliliği yüksek, kaliteli ve güzel bir hasat elde etmek için tohum seçimini doğru yapmak çok önemlidir. Mısır tohumu fiyatları; tohumun yapısına, kullanım amacına ve paket boyuna göre farklılık göstermektedir. Örneğin; sofralarımıza renk katan tatlı mısır çeşitleri ile gıda sanayisinde kullanılmakta olan mısır çeşitlerinin fiyat aralığı birbirinden farklıdır.
Bunun dışında özellikle patlamış mısır için sıklıkla tercih edilen cin mısır tohumları ile hayvan yemi olarak değerlendirilen silajlık mısır çeşitleri de kendi aralarında farklı bütçelere hitap etmektedir. En doğru mısır tohumuna uygun maliyetlerle ulaşabilmek için İntfa Tarım ekibinden destek alarak sizin için en uygun çeşidi tercih edebilirsiniz.