Sepetiniz şu an boş.
Kabak tohumu; iri yapılı, geniş yapraklı ve son derece hızlı gelişim gösteren kabak bitkisinin sağlıklı ve verimli üretimini başlatan temel kaynağıdır. Yüksek besin değeri ve meyve kalitesiyle kabak, tarladan sofraya uzanan zincirin ilk halkasıdır. Türkiye’de geleneksel tarımda ve modern bahçecilikte önemli yer tutan bir sebze çeşididir. Başarılı ve verimli bir hasat sürecinin temeli, doğru kabak tohumu seçimiyle atılır. Tohum seçimi her ne kadar küçük bir karar gibi görülse de sonuçları tüm sezonu etkiler.
Kabak bitkisi tarla üretiminden hobi bahçeciliğine kadar çeşitli alanlarda yetiştirilmeye uygundur. Farklı iklim koşullarına uyum sağlayabilen kabak bitkisi, düzenli sulama ve uygun toprak koşulları sağlandığında güçlü gelişim gösterir. Öte yandan farklı kabak çeşitleri; sofralık tüketim, ticari yetiştiricilik gibi farklı şekillerde değerlendirilmektedir.
Kabak tohumu denilince akla sadece bir çeşit gelmemelidir. Dünyada çok fazla çeşidi bulunan bu sebze, yetiştirme amacı, şekli, bitki yapısı ve kullanım alanına göre birbirinden ayrılır. Her çeşit birbirine benzer gibi düşünülebilir ancak gelişim yapıları ve verim kapasiteleri bakımından farklılıkları bulunur. Dolayısıyla tohum satın alırken doğru çeşidi seçmek, yetiştiricilik sürecinin en önemli aşamalarından biridir.
Kabak çeşitleri genel olarak sofralık, çerezlik ve dekoratif çeşitler olarak üç grupta incelenmektedir. Sofralık kabaklar günlük tüketim için yetiştirilmekte olup dolmalık, yemeklik ve salata gibi çeşitli lezzetlerde kullanıma uygundur. Çerezlik çeşitlerde ise meyvesinden ziyade tohum kısmı ön plana çıkar. En çok iri çekirdek yapısına sahip olanlar kuruyemiş çeşitleri arasında yoğun ilgi görür. Dekoratif kabaklar ise tamamen estetik amaçlar için yetiştirilir. Bu çeşitlerin farklı renk ve şekilleri olduğu için daha çok süsleme alanlarında kullanılır.
Bitkilerin büyüme şekli de çeşit seçiminde önemlidir. Sürüngen yapıda gelişen kabaklar toprağa yayılarak büyür ve geniş alana ihtiyaç duyar. Bu çeşitler yüksek verim kapasitesiyle dikkat çeker. Diğer yandan kolsuz ya da yarı kolsuz olarak bilinen çeşitler de dik gelişim gösterir. Balkon ve bahçelerde dar üretim alanlarında bu çeşitler daha rahat yetiştirilir.
Meyve şekli ve kabuk yapısı da çeşitler arasında farklılık göstermektedir. Bazı kabak çeşitleri uzun ve silindirik formda gelişir, bazıları da yuvarlak ya da oval şekilde gelişir. Üretimde en sık görülen çeşitler açık yeşil, koyu yeşil, beyaz ve krem renklerdedir. Ancak koyu renkli kabakların bazı türlerinde kabuk yapılarının daha dayanıklı olduğunu söylemek mümkün. Bu durum aynı zamanda taşıma ve raf ömrü açısından üreticilere kolaylık oluşturur.
Sakız kabak, Türkiye’de en çok yetiştirilen sofralık sebze çeşitlerinden biridir. Açık yeşil rengi, ince kabuğu ve yumuşak eti ile mutfaklarda çok amaçlı kullanılır. Dolma ve kızartma tariflerinde kullanılarak sevilerek tüketilir. Sofralık kolsuz beyaz kabak, adından da anlaşılacağı gibi kolsuz yani daha kısa saplıdır. Beyaz renkli meyvesi ve nazik
dokusuyla özellikle küçük bahçe yetiştiricileri tarafından tercih edilmektedir. Az yer kaplar ve düzenli bakım uygulandığında bol ürün verir.
Kolsuz kara kabak çeşitleri ise koyu yeşil hatta neredeyse siyaha yakın meyve rengiyle dikkat çeken bir çeşittir. Standart kabak çeşitlerine göre farklı olduğu için ticari üretimde de yoğun ilgi görür. Dolgun etli yapısı sayesinde lezzet açısından çok beğenilir.
Doğal kabak tohumları yıllardır aynı bölgelerde yetiştirilerek günümüze kadar ulaşmış değerli tohum grupları arasındadır. Bu çeşitlerin en güçlü özellikleri, bölgesel iklim koşullarına uyum sağlayabilmeleridir. Doğal üretim yapmak isteyenler tarafından sıklıkla tercih edilir. Doğal beyaz kabak ve doğal kara kabak çeşitleri açık tozlaşmalı yapıdadır. Bu özellikleri sayesinde üreticiler bu bitkilerden elde ettikleri tohumları sonraki sezon yeniden kullanabilir. Bu yönüyle sürdürülebilir tarım açısından çok değerlidir.
Hibrit kabak tohumları kontrollü ıslah çalışmaları sonucunda geliştirilmiş özel çeşitlerdir. Bu tohumlar yüksek verimli olup çevre koşullarına karşı dayanıklıdır; hastalık direnci yüksektir. Meyve büyüklükleri ve olgunlaşma süreleri daha homojendir; hasat süreci daha düzenlidir.
Hibrit kabak tohumları yüksek çimlenme oranı ve düzenli çıkış performansıyla ticari yetiştiricilikte sıkça tercih edilmektedir. Pazar kalitesini sürekli koruduğu için ticari üretim açısından çok avantajlıdır. Ancak bu çeşitlerden elde edilen tohumlar sonraki sezon aynı verimi göstermeyebilir; her yıl yeniden tohum almak gerekir.
Kabak bitkisi güçlü gelişim gösteren yapıda olsa da verimli hasat elde edebilmek için ekim öncesi toprak hazırlığı yapmak önemlidir. Kabak sıcağı seven bir sebze olduğu için toprak sıcaklığı en az 15°C’ye ulaştığı zaman ekilmelidir. Bu sıcaklığın altındaki topraklarda ekim yapılırsa ya çimlenme olmaz, ya da yavaş ilerler.
Toprağın pH değeri 6,0 ile 6,8 aralığında olduğu hafif asitli topraklar kabak ekimi için idealdir. Bu aralığın dışında kalan topraklarda bitki besin almakta zorlanır. Sağlıklı kök gelişimi sağlaması için bitkinin gelişimini destekleyen topraklar tercih edilmelidir. Kabak yetiştiriciliğinde hava alan, organik madde bakımından zengin olan tınlı topraklar en iyi sonuçları verir. Ağır, sıkışmış killi topraklarda kökler rahat ilerleyemez. Ayrıca aşırı kumlu topraklarda nem dengesi kaybolur ve bu sebeple bitki gelişimi olumsuz etkilenir.
Toprak hazırlığı yaparken yabancı ot, eski kalıntı ve taşların mutlaka temizlenmesi gerekir. Aynı zamanda daha çok verimlilik sağlamak için yanmış çiftlik gübresi ya da kompost kullanımı da çok önerilmektedir. Ancak taze gübre kullanımından kaçınılmalıdır. Çünkü yanmamış gübre köklerde yanmaya ve genç fidelerde de gelişim sorunlarına yol açar. Toprağın hafif nemli olduğu ve sıcaklığın yeterli olduğu seviyede gönül rahatlığıyla ekime başlayabilirsiniz.
Kabak tohumu ekmeye başlamadan önce toprağın en az 30–35 cm derinliğe kadar işlenmesi faydalıdır. Bu işlem ekimden 1-2 hafta önce yapılırsa iyi olur. Böylece toprak havalanır ve sıkışan yapı gevşer; bitki köklerinin alt katmanlara ulaşımı daha kolay olur. Toprak işlendikten sonra birkaç gün dinlendirilmelidir. Çünkü yeni sürülen toprağa ekim yapıldığında toprak yapısı fazla gevşek kalır ve sulama yapılınca çökme meydana gelir.
Kabak sıcak havaları seven ve soğuğa toleransı oldukça düşük bir bitkidir. Dolayısıyla ekim zamanını doğru belirlemek, hem çimlenme başarısını hem de sezon boyunca bitkinin gelişimini doğrudan etkiler. Eğer uygun sıcaklık oluşmadan ekim yapılırsa en kaliteli tohumdan bile sonuç alınamaz. Kabak ekimi toprak hazırlığı doğru şekilde yapıldıktan sonra uygun şartlar sağlanınca yapılmalıdır. Özellikle soğuk toprağa ekilen tohumlar geç çimlenir ve gelişimi yavaş olur.
Kabak tohumu ekimi genelde ilkbahar mevsiminde yapılır. Açık tarla yetiştiriciliği için en uygun dönem Nisan ve Mayıs ayları arasıdır. Seralarda kabak üreticiliği için bu süre daha erkene alınabilir. Eğer fide ekilecekse Mart ayından itibaren kontrollü şekilde ekime başlayabilirsiniz.
Kabak tohumu ekerken aslında önce toprakta küçük birer yuva hazırlanır, bu yuvalar tarım dilinde ocak diye adlandırılır. Toprak hazırlığı zaten öncesinde yapıldığı için artık işimiz daha kolaydır. Kabakları ekeceğiniz alanda belirlediğiniz bu özel yuvalara tohumları 2 ya da 3 cm derinlik olacak şekilde bırakabilirsiniz. Zamanla tohumlar toprağın içinde uyanmaya başlar.
Her ocak içine genelde 2 ya da 3 tohum konulur. Tabii tohumlar gelişip büyüyüp başını topraktan çıkardıktan sonra aralarında en sağlıklı görünen fideleri seçeriz. Aynı fide içinde büyüyen zayıf fidanlar toprağın altındaki suyu, besini hatta güneş ışığını paylaşmak için yarışırlar. Bunun önüne geçmek için zayıflayan fidanları oradan alarak toprağın bütün gücünü ve besin değerlerini güçlü olan fidana vermiş oluruz. Bu işlemin adı seyreltmedir; zayıf fideyi topraktan uzaklaştırıp güçlü fidenin sağlıklı gelişimini destekler.
Seçilen kabak çeşidine göre ocak aralarındaki mesafeler belirlenir. Örneğin; kolsuz yani etrafa fazla yayılmayan kabak çeşitleri için yuvaların arasında en az 80 cm olmalıdır. Öte yandan, sürüngen kabak çeşitleri toprağın üzerinde çok fazla yayıldığı için bu mesafe daha da genişler; 120 cm olması yeterli olur. Şunu da eklemek gerekir ki, tohumları çok fazla derine gömmek onların yüzeye çıkmasını epey zorlaştırır. O nedenle derinlik mesafesine dikkat etmek çok önemlidir.
Kabak tohumları tarla ve bahçelere ekildikten sonra ilk başta toprağa tutunabilmesi için can suyu dediğimiz sulama işlemi yapılması gerekir. Yalnız burada önemli bir nokta var ki; sulama yaparken toprak çamur haline getirilmemelidir. Farklı bir deyişle, toprağı suya boğmadan sadece hafif biçimde nemlendirmek toprağın çürümesini önler.
Bilir misiniz, tohumlar toprağın altında nefes almak ister. Eğer orayı çok fazla sularsak gözeneklerin içinde bütün hava kaybolur. Havasız kalan tohumlar da erkenden çürümeye başlar. Onun için sadece tohumun kabuğunu yumuşatacak kadar sulama yapmak, bitkinin kök salması için en uygun ortamı hazırlar.
Kabak yetiştirirken tohumları doğrudan tarlaya ekmek yerine fidan yapmak da harika bir yöntemdir. Bunun için öncelikle tohumları viyol adı verilen küçük plastik kaplarda veya torf dolu torbalarda büyütmeniz gerekir. Fidanlar üç veya dört yapraklı olduğunda onları dışarıda kalıcı yerlerine taşıyabilirsiniz. Bu şaşırtma işlemi ile bitkiler hayata çok daha sağlıklı tutunur.
Kabak tohumu uygun toprak koşullarında ve doğru zamanda ekildiği zaman çok hızlı uyanan ve büyüyen bitki türleri arasında yer alır. Toprağın sıcaklığı 20-25°C arasındayken çimlenme genelde 5-7 gün içinde tamamlanır. Bahçedeki toprak sıcaklığını ölçmek için termometre kullanabilirsiniz. Toprağın sıcaklığı 15°C'nin altına indiğinde ise bu süre uzar; tohumun uyanması ya çok geç olur ya da hiç uyanmaz. Dolayısıyla havaların ısınmasını bekleyerek tohumu sıcak bir zamanda toprakla buluşturmak çok daha doğrudur. Böylece bitkinin gelişimini iyi tamamlamasını ve hızlı çimlenmesini sağlamanız mümkün olur.
Çimlenme aşamasında minik tohumun toprağın altında en çok aradığı şey nemdir. Tabii bu nemin derecesi çok dengeli olmak zorundadır; daha önce de söylediğimiz gibi toprak nefes alamayıp çürümektedir. Ayrıca aşırı ıslaklık toprakta toprak yüzeyinde sert tabaka oluşturur ve filizin oluşumunu engeller. Öte yandan çok kuru bir toprakta kalan tohum da kendi dış kabuğunu yeterince yumuşatamaz; kabuğu delip dışarı çıkamaz. Doğru nem sağlandığında tohum kabuğu yumuşar ve filiz yüzeye daha kolay çıkar. Bu aşamalardan sonra çimlenme süreci başarıyla tamamlanır ve minik fideler hızla boy atmaya başlar.
Bitkinin üzerinden ilk yapraklar kendini göstermeye başladığında aslında en hassas dönemi başlamış demektir. Bu süreçte fazla sulama yapmak veya havaların aniden soğuması fidelere zarar verir. Ek olarak, fidelerin güneş ışığından faydalanmalarını sağlarken aynı zamanda rüzgardan korunaklı şekilde büyütmek büyük fark yaratır.
Kabak bitkisi topraktaki suyu çok sever, doğal olarak susuz kaldığında sağlıklı gelişim gösteremez. Tabii bu durum onun aşırı ıslaklığa dayanıklı yapısı olduğu anlamına da gelmemelidir. Genelde haftada iki ya da üç defa sabah erken saatlerde sulama yapılması önerilir. Sulama yaparken suyu bitkinin kök kısımlarına yani diplerine vermek en doğru yöntemdir. Özellikle yaprakların üstüne su püskürtmekten uzak durulması gerekir. Çünkü yapraklar ıslandığı zaman mantar gibi çeşitli hastalıklar ve nemden kaynaklı diğer zararlı canlılar orada çoğalabilir.
Kabakların en hassas dönemi sarı çiçeklerini açmaya başladığı ve minik meyvelerinin görünmeye başladığı günlerdir. Bu önemli dönemde sulamayı ihmal etmek bitkinin çiçeklerini dökmesine sebep olur. Hatta oluşan küçük kabaklar susuzluktan sararak dallarından düşer. Dolayısıyla çiçeklenme dönemi kabak bitkisinin sulamasına en özen gösterilmesi gereken zaman dilimidir.
Aslında bu dönemde bitkiyi gün içerisinde birkaç kez ve sık sık sulamak yanlıştır. Bunun için sulama sıklığını artırmak yerine haftada yine iki veya üç kere ama bol miktarda sulama yapmak daha doğrudur. Bu dönemde toprağın nemini korumak, tarladaki meyve sayısını daha çok artırmak demektir. Hem bol suyu gören çiçekler hızla kabağa dönüşür.
Bitkilerin de tüm canlılar gibi sağlıklı gelişim gösterebilmesi için vitamin ve minerallere ihtiyacı vardır. Onların bu ihtiyacını gidermek için toprakta gübreleme yapılması gerekir. Büyüme döneminde bitkilere özellikle azot içeren besinler vermek hızlı şekilde uzamalarını sağlar. Azot bitkinin yapraklarının yemyeşil, canlı ve güçlü görünmesinde büyük etkendir. Çiçeklenme ve meyve tutma zamanları geldiği zaman ise potasyum ve fosfor içerikli besleme tercih edilmektedir. Bu besin elementleri sulama suyuna karıştırılarak bitkiye kontrollü şekilde uygulanabilir.
Bilir misiniz, fosfor bitkinin çiçek açmasını sağlarken, potasyum ise kabakların içlerini doldurarak kocaman lezzetli birer sebze yapar. Unutmamak gerekir ki; bitkiye ihtiyacından fazla azot vermek onun sadece yaprak oluşturmasına yardımcı olur dolayısıyla bitki meyve vermeyi unutur. O nedenle kabak yetiştiriciliği yaparken bu hassas noktaya dikkat etmek önemlidir.
Kabak tohumlarını toprakla buluşturduktan sonra hasat için heyecanlı bir bekleyiş başlar. Her kabak çeşidinin ekim ve bakım koşulları değişiklik gösterdiğinden hasat sürelerinde de değişiklik olabilir. Genelde taze tüketim için ekilen kabaklar ekim tarihinden yaklaşık 45-60 gün sonra toplanabilir büyüklüğe gelir. Kabak çekirdeği için yetiştirilen çerezlik kabaklar ve kışlık bal kabakları için bu süre 100-120 günü bulur. Aslında tohumun uyanışından meyvenin tamamen olgunlaşmasına kadar geçen zaman kabağın türüne göre değişir.
Bir kabağın toplama zamanının ne zaman geldiğini anlamak için ilk başta kabağın dış kabuğuna başparmağınızla bastırmanız gerekir. Eğer kabuk iyice sertleşmişse hasat zamanı gelmiş diyebiliriz. Meyvenin gövdeye bağlandığı sapların kuruması ve renginin sararması da olgunlaşmanın bir işaretidir. Bu belirtileri kontrol ederek takip etmek toplama zamanını öğrenmenize yardımcı olur.
Kabakları tarla ve bahçelerde toplarken el ile sertçe çekerek koparılmamalıdır. Sapı kopan kabaklar depoda hızlı şekilde çürümeye başlar. En güvenilir yöntem, keskin bir bıçak yardımıyla meyve sapını birkaç santimetre bırakacak şekilde kesmektir. Bu şekilde doğru zamanda ve kurallara göre hareket ederek hasat yapmak kabakların raf ömrünü uzatır.
Kabak tohumunun faydaları, eski zamanlardan günümüze kadar bilinen bir durumdur. Hatta Anadolu’da geleneksel tıp alanında uzun yıllardır kullanıldığı görülmüştür. Özellike kabak çekirdeği bazı kültürlerde adeta ilaç yerine geçen çok özel bir besindir. Bu çekirdeklerin içinde vücudumuz için gerekli ve çok yararlı onlarca mineral bulunur. Küçük boyutuna rağmen tam bir şifa deposudur. Kısacası kabak sadece tarlada büyürken değil, sağlık anlamında da son derece değerli bir bitkidir. Düzenli kabak tüketiminin tahmin ettiğinizden çok daha fazla yararları vardır.
İçeriğinde bulunan yoğun magnezyum kas ve sinir sisteminin düzenli çalışmasını destekler.
Bol miktarda çinko içerir. Bağışıklık sisteminizi bir kalkan gibi güçlendirir.
Yapısında bulunan omega yağ asitleri kalp ve damar sağlığını korur.
Çekirdeğinde bulunan triptofan adlı yapı taşı akşamları rahat uyku uyumanıza yardımcı olur.
Güçlü antioksidanlara sahip olup hücrelerin hasar görmesini engelleyici etkisi vardır.
Kabak tohumu fiyatları, tohumun özelliklerine göre değişmektedir. Atalık yani standart tohumlar üreticiler için bütçe dostudur ve daha uygun fiyatlıdır.