Sepetiniz şu an boş.
Ayçiçeği tohumu, ülkemizde hem yağlık hem çerezlik olarak yetiştirilen, tarımsal üretim açısından oldukça değerli bir üründür. Bitkisel yağ tüketiminde ilk sırayı alan ayçiçeği yağı, sofraların vazgeçilmezi haline gelmiş durumda. Trakya bölgesi bu bitkinin ana üretim merkezi olsa da Karadeniz'den Orta Anadolu'ya kadar pek çok bölgede de başarıyla yetiştirildiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.
Kurağa dayanıklılığı, ticari değeri ve ekim-hasat sürecinin görece yönetilebilir olması ayçiçeğini hem büyük hem de orta ölçekli çiftçiler için cazip bir seçenek haline getirmektedir.
Ayçiçeğinde bitki boyu çeşide göre 150 cm ile 210 cm arasında değişkenlik gösterebilmektedir. Yağlık ayçiçeği çeşitlerinde tohumlar küçük ve koyu renkli olup yağ oranı yüksekken, çerezlik çeşitlerde ise tohumlar iri, çizgili ve kabuklu yapıdadır. Süs ve kesme çiçek amaçlı yetiştirilen tipler de mevcut olup bunlar genelde ticari amaçlı üretimde pek tercih edilmemektedir.
Ayçiçeği tohumunda dekarda 400-500 gram tohum ekimi fazlasıyla yeterlidir. Tohum iriliğine ve ekim yöntemine göre bu miktar biraz değişkenlik gösterebilir. Ekim zamanı bölgeden bölgeye farklılık göstermekle birlikte Akdeniz bölgesinde şubat ayında başlayan bir ekim sezonu, diğer bölgelerimizde ise daha çok mart, nisan ve mayıs aylarına kadar uzanan bir ekim süreci söz konusu olabilmektedir.
Ayçiçeği tohumunun ekiminde toprak sıcaklığının 8-10°C'ye kadar ulaşması ise çimlenme için gerekli olan minimum koşul olarak değerlendirilebilir. Ayçiçeği bitkisinde bölge ve iklim koşullarına ve hatta tohumun da cinsine göre ufak tefek değişiklikler olmakla birlikte çimlenme süresi nem ve sıcaklığa bağlı olarak ortalama 8-12 gün arasında gerçekleşebilmektedir.
Ayçiçeğinde hasat sürecinin ise ekimden itibaren yaklaşık olarak ortalama 120 gün sonra, ve genelde temmuz-ağustos aylarında gerçekleştiği görülmektedir.
Sulama imkânlarının kısıtlı olduğu ve yalnızca yağmura bağlı olan bölgelerde (Trakya bölgesi gibi) dekardan 150-300 kg kadar, düzgün sulanan sulak veya bol yağış alan (Ege ve Karadeniz bölgesi gibi) arazilerde ise bakım ve toprak kalitesine de bağlı olarak 300-550 kg arasında tane verimi almanın mümkün olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
Ayçiçeği Tohum Temel Ekim Bilgileri Tablosu
Bölgeye Göre Ayçiçeği Tohumu Ekim Zamanı Tablosu
Uzun ve sıcak yaz mevsimlerinin ayçiçeği bitkisi için oldukça ideal şartlar olduğunu söyleyebiliriz. Ortalama olarak 120-130 günlük bir yetişme / gelişme süresi gerektiren bu bitki, vejetasyon süreci boyunca yaklaşık 450 mm su ihtiyacı duymaktadır. Yağışlı bölgelerde sulama yapmadan ekonomik bir üretim yapılabilmesi için yıllık yağışın en az 500-600 mm civarında olmasına ihtiyaç vardır ki zaten aksi durumda ticari verimlilik için sulama takviyesine ihtiyaç olacaktır.
Ayçiçeği, kurağa oldukça dayanıklı bir bitki olsa da bu durum sulamadan vazgeçmek için bir gerekçe olmamalıdır. Özellikle tabla oluşumu ve tane doldurma dönemlerinde su stresi bu bitkide verimi ciddi biçimde düşürebilmektedir. Ayrıca don riskinin geçtiğinden de emin olunmadan ayçiçeği tohumunu ekimi yapmamak, donların yakıcı etkisinden kaçınmak için planlama yapmak çok önemlidir.
Derin, geçirgen ve organik maddece zengin bir toprak yapısı ayçiçeği tarımı için uygun olacaktır. Kazık kök yapısı sayesinde topraktan derinlemesine yararlanabilen bu bitki, ağır killi ve su tutan topraklarda kök hastalıklarına karşı savunmasız kalabilmektedir. Hafif bünyeli topraklarda ise sulama takibini biraz daha sıklaştırmak faydalı olacaktır.
Toprak hazırlığına bir önceki ürün kaldırıldıktan sonra, mümkünse sonbaharda 20-25 cm derinlikte derin sürümle başlanması iyi olur. İlkbahar mevsiminde ise toprak tava geldiğinde kazayağı-tırmık kombinasyonuyla 10-15 cm derinlikte ikinci bir işlem yapılarak tohum yatağı ekime hazır hale getirilir. Düzgün çıkış için nemli ve ufalanmış bir tohum yatağı elzemdir zirâ pütürlü ve sert bir toprak yüzeyi çimlenmeyi zorlaştırabilmektedir.
Bunlara ek olarak dönüşümlü tarım Ayçiçeğinde verimlilik açısından dikkate alınması gereken bir başka konudur. Ayçiçeği aynı tarlaya arka arkaya ekildiğinde toprak mineral bakımından zayıf hale gelebilmektedir ve hastalık baskısı da buna bağlı olarak artabilmektedir.
Kuru koşullarda buğday-ayçiçeği şeklinde bir dönüşümlü tarım, sulanabilir koşullarda ise şeker pancarı, mısır ve baklagil çeşitleriyle dönüşümlü tarımını yapmak hem toprak sağlığı hem de uzun vadeli verim açısından ayçiçeği tarımında önemli bir yere sahiptir.
Ekim derinliği toprak tavasına göre 5-7,5 cm arasında ayarlanmalıdır. Tavlı topraklarda ve erken ekimlerde 5-6 cm yeterli olurken, toprak kurumuşsa tohumun nemli katmana ulaşması için 7-8 cm'e çıkılabilir. Sıra arası mesafe 70 cm, sıra üzeri ise verimli topraklarda 25-30 cm, marjinal alanlarda ise 30-35 cm olarak uygulanabilir.
Ekim yöntemi olarak ise pnömatik yani havalı mibzerle ekim yapıldığında tohumlar hem eşit aralıklara hem de doğru derinliğe yerleşecektir; bu da tohumun çıkışını düzgün hale getirir ve tohum israfını azaltır.
Ayçiçeği kurağa oldukça dayanıklı bir bitki olarak bilinse de sulama yapıldığında verim farkı oldukça belirgin hale gelir. Ekimden sonraki ilk 60 günde yağış durumu da gözetilerek aşırıya kaçmadan sulama yapmakta fayda olduğunu söyleyebiliriz. 60. günden itibaren ise bitkinin su ihtiyacı çok daha belirgin biçimde artacaktır; bu dönemde vejetasyonu boyunca genellikle 3 sulama yapılması önerilmektedir.
Ayçiçeği tarımında tarlada sulama sonrası su birikintisi bırakmamak dikkat edilmesi gereken bir konudur. Çünkü fazla su kök çürümesine zemin hazırlayarak ticari zarara neden olabilir. Sulama yöntemi olarak hem verimlilik hem de ekonomik ve tasarruf anlamında damla sulama sistemi tercih edilir bu sayede bitkinin ihtiyacı olan gübreler de kolayca verilebilmektedir.
Ayçiçeği topraktan yoğun biçimde besin maddesi kaldıran bir bitki olarak bilinir. Bir üretim sezonunda dekardan ortalama 8 kg azot, 5-6 kg fosfor ve 5-6 kg potasyum absorbe etme potansiyeli vardır. Gübreleme programını oluşturmadan önce detaylı bir toprak analizi yaptırmak ve toprağın mineral yapısını öğrenmek bu yüzden gerçekten çok faydalı olabilmektedir.
Azotlu gübrelerin iki ayrı dönemde verilmesi önerilen yaygın bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır. İlk yarısı tohum ekimiyle birlikte, ikinci yarısı ise bitkiler 25-30 cm boya ulaştığında ara çapasından önce sıra aralarına uygulanabilir. Dekara 350 kg tane verimi hedefleniyorsa en az 20 kg saf azot planlaması yapılmalıdır.
Fakat fazla azot kullanımı da doğru değildir, fazla azot bitkinin gereğinden fazla dallanmasına ve verim düşüklüğüne neden olabileceğinden toprak analizi yaptırmak ve bir ziraat mühendisinden gübreleme konusunda destek almak tavsiye edilir.
Fosforlu gübreler ise daha çok tohum ekiminden önce ya da ekimle birlikte toprağa verilmelidir. Potasyum minerali ise özellikle ayçiçeğinde tabla doldurma ve yağlanma verimini artırır. Toprak analizinde toprağın potasyum oranı zayıfsa ayçiçeği verimi için mutlaka gübreleme planınıza eklemeniz önerilir.
Ayçiçeğinde Gübreleme Dozları Tablosu
Yağlık ve çerezlik olmak üzere iki ana çeşit olduğunu söyleyebiliriz. Yağlık ayçiçeği çeşitlerinde tohumlar daha küçük, koyu ve ince kabuklu olup yağ oranı %45-50 civarına kadar çıkabilmektedir. Ülkemizde ticari üretimin büyük bölümü yağlık çeşitlerle yapılmakta ve bitkisel yağ sektörünün hammaddesini bu grup oluşturmaktadır.
Çerezlik ayçiçeği çeşitlerinde ise tohumlar iri, çizgili ve kalın kabukludur. Kabuk kolayca ayrılır, çiğ ya da kavrulmuş olarak tüketimi vardır. Tane verimi 350-525 kg/dekar arasında değişebiliyor. Hem yağlık hem çerezlik grupta hibrit çeşitler hastalıklara çok daha dayanıklı ve verimli olması sebebiyle son yıllarda giderek artan bir oranda daha fazla tercih edilmektedir. Hibrit ayçiçek tohumların her sezon yeniden satın alınması gerekse de ve bu bir maliyet oluştursa da alınan verim artışı bu tohum maliyetini fazlasıyla karşılamaktadır.
Hasat zamanı bölgeye ve mevsime göre değişmekle beraber genellikle ekimden 120 gün sonra, temmuz-ağustos aylarına denk gelmektedir. Tablalardaki tohumların olgunlaştığının en net göstergelerinden biri ayçiçeği tablasının arka yüzünün sararıp kahverengiye dönmesidir diyebiliriz. Depolama öncesinde tane neminin %9-10 civarını geçmemesi önem arz etmektedir zira ayçiçeği tanelerinde yüksek oranda nem kalması durumunda depolamada bozulma ve küflenme kaçınılmaz olacaktır.
Kuru koşullarda dekardan 150-300 kg, sulanan ve bakımlı tarlalarda ise 300-550 kg tane verimi mümkün. Sulama, gübreleme ve hastalık takibinin düzenli yapıldığı tarlalarda bu aralığın üst sınırına ulaşmak oldukça mümkün. Ayçiçeği tarımında da sonuç, tek bir doğru adımla değil; sürecin tamamının tutarlı yönetilmesiyle şekilleniyor.
Her tohum çeşidinde olduğu gibi Ayçiçeği tohumu fiyatları doğal olarak tohumun çeşidine, markasına ve ambalaj büyüklüğüne yani gramajına göre farklılık gösterebilmektedir. Hibrit çeşitler açık tozlaşmalı tohumlara oranla nispeten daha pahalı diyebiliriz. Sitemiz üzerinden farklı ayçiçeği tohumu çeşitlerini inceleyebilir ve bilgi alabilirsiniz. Toptan ayçiçeği tohumu satın almayı düşünenlere müşteri hizmetlerimiz uygun toptan ayçiçeği tohumu fiyatları konusunda gerekli bilgileri ileterek yardımcı olacaktır.