Sepetiniz şu an boş.
Sorgum sudan otu tohumu; oval yapılı, mat kırmızımsı kahverengiden siyaha kadar değişen renk çeşitliliğine sahip, sert kabuklu küçük bir yem bitkisi tohumudur. Bu küçük tohumlar toprağa ekildiğinde, buğdaygil ailesinin en güçlü, kalın saplı, bol yapraklı ve boyu neredeyse 2,5-3 metreyi bulan bir yem bitkisine dönüşür. Ülkemizde özellikle yaz aylarında, kurak bölgelerde hayvancılık yapan üreticilerin gözdesi haline gelen bu melez çeşit, adından da anlaşılacağı gibi sorgum ile sudan otunun karışımıyla elde edilir. Bu iki otun birleşimi, bitkiye sorgumun yüksek enerji ve besin değerini kazandırırken, sudan otunun ise biçildikten sonra hızla büyüyerek çoğalma özelliğini kazandırır.
Peki, bu tohumu diğer yem bitkilerinden farklı yapan yönü nedir? Sorgum sudan otu, derine inen kök yapısı sayesinde Temmuz ve Ağustos gibi yaz ortasında, diğer birçok yem bitkisi susuzluktan sararıp gelişimini durdururken, o tarlada yemyeşil kalmayı başarır. Bu nadir özellikteki yem bitkisi, doğru bir sulama ve gübreleme planıyla çok hızlı bir gelişim gösterir ve her biçimden sonra kendini yeniler. Bu büyüme hızı ve yüksek verimliliği, onu hayvancılık işletmelerinin yem kıtlığı yaşadığı zamanlarda, özellikle de kurak yaz aylarında bir kurtarıcı haline getirir.
Sorgum sudan otu tohumları; tropikal iklimlerin zorlu ve değişken yapısına kolay uyum sağlayabilen melezlerdir. Dış görünüş olarak dolgun ve pürüzsüz bir yüzeye sahip olan bu tohumların tarladaki başarısını belirleyen en önemli etken, yüksek çimlenme enerjisidir. Tohum kalitesini gösteren bin tane ağırlığı, çeşidin genetik yapısına göre 8-18 gram arasında değişir. Bu ağırlığın yüksek olması, fideyi besleyecek olan tohumun içindeki besin deposunun o kadar zengin olduğunu gösterir. Böylece toprak altından çok daha güçlü ve dik bir şekilde çıkış gerçekleşir.
Bu bitkiyi hayvancılıkla uğraşan üreticiler için gerçek bir kurtarıcı yapan asıl güç, doğanın en zorlu şartları olan yüksek sıcaklık ve kuraklığa karşı geliştirdiği savunma şeklidir. Toprakta nem tükendiğinde, diğer yem bitkileri gibi hemen kurumaz; sadece metabolizmasını yavaşlatır ve uyku moduna geçer. Tarlaya su ulaştığında ise bu durgun halinden hemen sıyrılarak büyüme döngüsüne kaldığı yerden devam eder. Üstelik mısır gibi bitkilerin sıcaktan kavrulduğu ve gelişimini sürdüremediği 35°C üzerindeki sıcak havalarda bile fotosentez yapmayı sürdürdüğünü söyleyebiliriz.
Tarlalarda kaba yem üretiminde sorgum sudan otunu bir adım öne çıkaran yönü, benzerine çok az rastlanan büyüme hızı ve tonajının yüksek olmasıdır. Doğru şartlarda yetiştirilen bu melez bitki, ekim işlemi yapıldıktan sonra ilk 45-60 gün içinde hızla boylanır ve ilk hasat olgunluğuna gelir. Her kesimden sonra kök boğazından çok daha gür çıkmaya devam eder; tek bir sezonda yüksek miktarda ot vererek yem stoklarını doldurur.
Geçtiğimiz sezon İç Anadolu’nun en kurak ilçelerinden birinde çarpıcı bir duruma şahit olmuştuk. Yan yana olan iki tarladan birine sorgum sudan otu, diğerine ise silajlık mısır ekilmişti. Temmuz ayındaki 20 günlük aşırı sıcaklık ve susuzluk nedeniyle mısır yaprakları ne yazık ki kurudu. Sorgum sudan otu ise sadece boy atmayı durdurdu ve rengini korudu. Su tekrar verilmeye başladığı andan itibaren sudan otu tarlası dolup taştı ve o sezonda üreticisine tam 3 kaliteli biçim yapma imkanı verdi. Bu tecrübeyle iklim şartlarına uygun olmayan tohum ekiminin sezonu kötü etkileyeceğini, ancak doğru tohum çeşitleriyle yola çıkmanın da her anlamda daha kazançlı olduğunu bir kez daha anladık.
Sorgum sudan otunun çiftlikteki hayvanlar için çok besleyici ve çok yönlü bir kaba yem kaynağı olarak kullanıldığını söyleyebiliriz. Bu bitkinin en güzel yanı ise tarladan toplandıktan sonra sadece taze yeşil ot olarak kullanılmamasıdır. İstenirse kurutulup balyalar halinde ambarlarda kış için saklanabilir ya da turşu gibi sıkıştırılarak bir sudan otu silajı yapılabilir. Ülkemizin pek çok yerindeki çiftçiler bu yem bitkisini genelde süt ineklerinin iştahını açmak ve hayvanlarının hızlıca kilo almasını sağlamak için sıklıkla tercih ederler.
Özellikle silaj yapımında bu yemlik bitkinin çiftçilere çok büyük kolaylıklar sağladığını görmekteyiz. Çünkü sorgum sudan otunun içinde doğal olarak bulunan yüksek şeker, silajın hızlı bir şekilde olgunlaşmasını sağlayarak bozulmasını önler. Hatta tarlalarda yaptığımız incelemelerde, bu silajı mısır silajıyla birlikte karıştırarak hayvanlarına veren üreticilerin çok yüksek verim aldıklarını ve bundan dolayı büyük memnuniyet duyduklarını fark ettik. Bu iki güzel yem bir araya geldiğinde ortaya çok tatlı ve hoş kokulu bir karışım çıkar; bu sayede inekler bu yemleri iştahla yiyerek bolca süt verirler.
Sorgum sudan otundan yüksek verim alabilmek için tarlaları önceden çok iyi hazırlamanız gerekir. Bu yem bitkisinin tohumları çok küçük olduğu için, toprağı büyük taşlar ve sert keseklerle dolduran tarlalarda rahatça büyüyemezler. Bu yüzden ilk iş olarak tarlayı 20-25 cm derinliğinde güzelce sürmeli ve hemen arkasından tırmık ile toprağın üstünü tertemiz pürüzsüz bir hale getirmeliyiz.
Sorgum sudan otu toprak seçme konusunda bizi hiç yormayan ve çok dayanıklı bir bitkidir. Toprağın pH değerinin 5.5 ile 7.5 arasında olması onun için idealdir; hatta asitli topraklara karşı da çok dirençlidir. Suyun rahatça süzüldüğü toprakları çok sever; ancak suyu tutan ağır killi tarlalarda da iyi bir drenaj hattı açıldığında çok iyi sonuçlar verir. Bu yüksek uyum yeteneği sayesinde, diğer yem bitkilerinin yetişemediği verimsiz arazilerde bile sorgum sudan otu size yüksek kazanç sağlayan bir yem deposuna dönüşebilir.
Tarlalara tohumları bırakmadan önce toprak analizi yaptırmanız ve toprağın içinde ne kadar besin olduğunu görmeniz önemlidir. Genellikle ilk ekim esnasında toprağa dekar başına 4-5 kg saf azot ile 3-4 kg saf fosfor eklemek bitkinin ilk çıkışını güçlendirir. Tabii yalnızca bu hazırlık yeterli kalmıyor; bitkiyi her biçtiğimizde arkasından dekar başına 4-6 kg saf azot olacak şekilde üst gübre desteği de sağlamamız gerekiyor. Böylelikle bitki kökleri yeniden canlanır ve bir sonraki biçme döneminde tarlaları çok daha hızlı ve gür kaplar.
Geçen aylarda bir üreticimiz, tarlasını biçtikten sonra ‘’nasıl olsa su veriyorum o yeterli olur’’ diye toprağa azotlu üst gübre vermeyi ihmal etmişti. Ancak gübre atılmadığı için ikinci biçim dönemine gelen otlar çok zayıf kaldı ve bununla birlikte boy atma sürelerinin de neredeyse iki hafta kadar geciktiğini gözlemledik. Bu hatasını fark eden üreticimiz sonraki biçme döneminde toprağa suyla birlikte azot verince, sudan otunun yeniden o eski büyüme hızına kavuştuğunu kendi gözlerimizle gördük.
Sorgum sudan otu ekerken yapılan en büyük hatanın acele edip tohumu toprağa erkenden bırakmak olduğunu görüyoruz. Üreticiler bir an önce kaba yem elde etmek isterken havalar daha tam ısınmadan ekim yaptığında ne yazık ki tüm emekleri boşa gitmiş olur. Çünkü bu tohum yazı çok sever ve üşümeyi hiç sevmez; buz gibi toprağa ekilen tohumlar ya çürüyüp gider ya da toprağın altından bir türlü kafasını kaldıramaz.
Tohumun hemen uyanıp tarlaları yemyeşil yapması için toprağın sıcaklığının en az 15°C’yi bulmasını beklemeniz gerekir. Bu havaları yakaladığımız en uygun zaman baharın sonlarına doğru, Mayıs ayının ilk günleridir. Tabii memleketin her köşesinde hava aynı anda ısınmıyor; bu yüzden Akdeniz ve Ege’de Nisan ayı geldiği zaman ekime başlanabilir, havası sert ve yüksek olan İç Anadolu ya da Doğu Anadolu’da acele etmeyip Mayıs ortasını beklemek en doğrusudur.
Yaz aylarını çok seven bu yem bitkisi için en uygun ekim dönemi Mayıs ile Temmuz aylarıdır. Hatta arpa ve buğday hasadından hemen sonra, yani Temmuz ayının başında yapılan ekimlerde çok başarılı sonuçlar verir. Doğru şekilde sulama yapılarak Temmuz ayında toprakla buluşturulan tohumlar, havalar daha soğumadan Eylül ayında yılın son ürünlerini ambarınıza rahatlıkla kazandırır.
Sorgum sudan otundan en yüksek verimi almak için tohumu toprağa nasıl ekeceğiniz çok önemlidir. Çiftçiler için genelde tohumu elle serpmek kolay gelse de, mibzer kullanarak sıraya ekim yapmak her zaman daha bereketli sonuçlar verir. Tarlalara ekim yaparken sıra arasını 40 ile 60 cm civarında tutarsanız bitkinin daha rahat nefes almasını sağlarsınız. En çok dikkat edilmesi gereken yer ise ekim derinliğidir; tohumlar çok derine gömülmemeli, 2-3 cm derinlikte bırakılmalıdır. Eğer tohumu toprağın çok derinlerine ekerseniz yukarı çıkana kadar tüm gücünü tüketir ve cılız kalır. Toprağın yapısı çok kuruysa, tohumun nemi yakalaması için toprağı ekimden sonra merdane ile sıkıştırmak çimlendirmeyi ciddi seviyede hızlandırır.
Tarlalara ne kadar tohum ekeceğimiz ise ekim yöntemine göre değişir. Eğer mibzerle ekim yapılacaksa dekar başına 1,5-2 kg tohum yeterli olur ve böylece bitki daha güçlü büyür. Elle serpme yapılacaksa, bazı tohumların ziyan olma ihtimalini düşünerek 2,5-3,5 kg arasında ekim yapmak gerekir. Amacınız sadece kaliteli bir silaj yapmaksa, sıraların arasını 30 cm’ye kadar daraltıp daha sıkı ekim yapılabilir; böylece kaba yem miktarı da artmış olur.
Sorgum sudan otunun kuraklığa meydan okuyan güçlü bir yemlik bitki olması, tarlada suya ihtiyacı olmadığını göstermez. Özellikle tohumu ektikten sonraki ilk 2-3 haftalık çimlenme döneminde ve biçme işleminden sonra toprağın daima nemli kalması, tarladan bol miktarda kaba yem hasat edebilmemiz için çok önemlidir. Sulama yaparken imkan varsa damla sulama kullanmanızı öneririz; bu yöntem suyu hızlıca köklere ulaştırır. Eğer yağmurlama yöntemi düşünüyorsanız bitkiden verim alabilmek için güneşin tam tepede olduğu öğle saatlerini değil, havanın serin olduğu vakitleri seçmelisiniz.
Bu yem bitkisi biçildikten sonra yeni sürgünler vermek için topraktan can suyu almak ister. Geçen sezon edindiğimiz bir tecrübede; biçim yaptıktan sonra bir hafta içinde sulama yapan üreticimizin tarlası coşarken, sulamayı on gün geciktiren yan tarlada otların büyümeyi durdurduğunu ve biçme zamanının da çok geciktiğini gördük. Bu yüzden tarlayı biçtikten sonra hiç susuz bırakmamalı, hasat zamanını daha erkene almak için düzenli su verilmelidir.
Sorgum sudan otunda hasat zamanı, tarladaki yem kalitesini ve hayvanlarımızın sağlığını etkileyen en önemli adımdır. Bu yemlik bitki, tohumu toprakla buluşturduktan 45-60 gün sonra biçilmek için hazır hale gelir. Bunu anlamak için tarlaya girdiğinizde bitkilerin boyunun 80-120 cm olduğunu görürseniz biçme zamanı gelmiş demektir. Bitkiyi bu boya gelmeden önce çok erken biçerseniz bitkinin kökleri zayıflar, çok geç kalmak da bitkinin besin değerini düşürür. Ayrıca çok sığ biçmekten kaçınmalı ve bitkiyi topraktan en az 10-15 cm yukarıdan biçmeliyiz.
Sorgum sudan otu, özellikle yaz sıcaklarında kaba yem sıkıntısı çeken hayvancılık işletmeleri için çok değerlidir. Bu besleyici yemliklerin ham protein oranı biçim zamanına göre %10 ile %14 arasında değişirken, sindirilme oranı da çok yüksektir. Büyükbaş hayvanlar için bu bitki genelde kışlık silaj olarak kullanılırken, küçükbaş yetiştiricileri ise tarlalarda yeşil ot olarak yedirmeyi tercih etmektedir.
Sahada yaptığımız ziyaretlerde maliyetlerden yakınan bir süt üreticimizin, ineklerin günlük yem karışımına %40 oranında sorgum sudan otu silajı eklediğini gördük. Bu ekonomik yemlikler sayesinde süt veriminin hiç düşmediğini ve yem maliyetlerini de hafifleterek daha rahatladığını bizlerle paylaştı.
Tarlalarda yem bitkisi yetiştirirken emeklerinizin karşılığını almak istiyorsanız tohum seçimine önem vermeniz gerekir. Doğru çeşidi bulmak için paket üzerindeki çimlenme gücünün %85 ve üzerinde olmasına dikkat etmelisiniz.
Nem kapmış, açık ya da yırtılmış ambalajlı ürünlerden uzak durmalısınız. Ayrıca mantar hastalıklarına karşı kaplamalı, yani ilaçlı tohumları seçmek tarlada kayıp yaşamanızın önüne geçer. Tarlanızın olduğu bölgenin iklimine uygun çeşitleri seçmek her zaman en güvenlisidir.
Tohum seçerken sadece etikete bakıp en ucuzuna kaçmak, hasat zamanı geldiğinde tarlanızı bomboş bırakabilir. Piyasada çok ucuza satılan, menşei belirsiz tohumlar yerine çimlenme garantisi olan hibrit ve sertifikalı çeşitleri seçmek, uzun vadede hem cebinizi hem de emeğinizi korur. Unutmamak gerekir ki kaliteli tohum, harcadığınız her kuruşun karşılığını ambarınıza kaba yem olarak geri döndürür. Bölgenize en uygun ve bütçe dostu sorgum sudan otu tohumu çeşidini seçmek için İntfa Tarım ekibiyle görüşebilirsiniz.