Sepetiniz şu an boş.
Çilek fidesi, genellikle tüylü, açık ve koyu yeşil renkli üçüz yapraklardan oluşan kısa gövdeye sahip, sürgünler vasıtasıyla çevreye yayılan narin yapılı bir bitkidir. Bahar aylarında yaprakların arasından uzanan ince sapların üzerinde salkım şeklinde beyaz çiçekler açar. Bu çiçeklerin tozlaşmasıyla birlikte, hepimizin bildiği, yüzeyindeki minik çekirdekleriyle kendine has bir kokuya, sulu ve kırmızı dokuya sahip çilekler oluşur. Doğru çeşit seçimi ile bahçelerinizde ve balkon saksılarında çok iyi sonuçlar verir.
Peki hangi çilek fidesini seçmelisiniz? Aslında bu sorunun cevabı tamamen sizin yetiştiricilik amacınızda saklıdır. Bazı fideler ilkbaharda tek seferde çok meyve vererek sezonu kapatır. Buna karşılık, yediveren olarak bilinen çeşitler ilk donlara kadar azar azar ama sürekli meyve vermeye devam eder. Sahada yaptığımız gözlemlere göre, evinde hobi amaçlı çilek yetiştirmek isteyenlerin ilk tercihi genelde Osmanlı çileği gibi o eski, yoğun aromalı çeşitler olmaktadır. Ancak ticari üretimde ise öncelikler değişiyor; taşınmaya dayanıklı, meyve et dokusu sert ve dekar başına yüksek miktarda meyve veren hibrit çeşitler daha çok tercih edilmektedir.
Koşullarınızı bilmeden rastgele fide seçimi yapmak, daha işin başında emeğinizi riske atmak anlamına gelir. Çünkü her çilek fidesinin yetiştiği toprak ve sıcaklık beklentisi birbirinden farklı gelişmektedir ve her çeşidin istekleri kendine özeldir. Dolayısıyla fideleri dikeceğiniz bölgenin iklim yapısını ve toprak özelliklerini hesap ederek doğru bir planlama yapmak, bol meyveli hasadın en önemli şartıdır.
Bahçelerinizde yetiştirmek için çilek fidesi seçerken sadece isimlerine bakarak karar vermek doğru değildir. Çünkü dışarıdan bakıldığında birbirine benzeyen o yeşil yaprakların arkasında; meyvelerin iriliğinden tutun da kokusuna, büyüklüğüne, raf ömründen hasat zamanına kadar pek çok farklılık vardır. O yüzden fidenizi seçerken bölgenizin iklim yapısına ve amacınıza uygun şekilde seçim yapmalısınız.
Albion, son dönemlerde büyük üreticilerin ve küçük bahçe sahiplerinin ilgisini çeken popüler bir çeşittir. Koyu parlak kırmızı renkli, konik ve biçimli meyveleriyle kendini hemen belli eder. Meyvelerinin et dokusu diğer çeşitlere göre çok daha sıkı ve serttir; bu özelliğiyle toplama esnasında meyvelerin ezilmesini önler ve raf ömrünü de ciddi oranda uzatır. Genellikle 25-35 gram ağırlığında ve standart boyutlarda olduğu için, kasalara yerleştirme aşamasında üreticilerin işini kolaylaştırır.
Bu çeşidin asıl gücü, hava şartları elverdiği sürece mevsim ayırt etmeden sürekli meyve verebilmesidir. Çoğu çilek türü açmak için günlerin uzamasını ya da kısalmasını beklerken, Albion fidesi gece ve gündüz sürelerine hiç takılmaz. Hava sıcaklığı ne zaman bitkinin istediği değerlerde olursa, hemen yeni çiçekler açar ve ilkbahardan sonbaharın son donlarını atlatana kadar durmadan meyve vermeye devam eder.
Hatta geçen yıl Akdeniz Bölgesi’ndeki bir üreticimizin bahçesinde Albion çeşidiyle bir ekim gerçekleştirdik. Toprağın pH seviyesini 6.0 - 6.5 dengesinde tutup damla sulama yöntemi uygulayarak, bitkinin o yakıcı yaz sıcaklarında strese girmesini önledik. Sezon bittiğinde bitki başına yaklaşık 900 - 1200 gram arasında ürün toplama şansımız oldu. Eğer düzenli sulama imkanınız varsa ve bitkiyi besinsiz bırakmazsanız, Albion fidesi yetiştirmek sizin için çok avantajlı olabilir.
Bahçelerde ya da balkon saksılarında uzun süre dalından taze meyve koparma keyfini yaşamak isteyenler için yediveren çilek fideleri mükemmel sonuçlar verir. Bu fideler tek seferde meyve verip sezonu kapatmaz. Aksine, ilkbaharın ilk sıcaklarından başlayarak yaz ortasında ve sonbaharın serin günlerinde olmak üzere farklı dönemlerde meyve vererek hasadı yıl içine yayar. Tabii ki tüm enerjisini tek bir zamana sıkıştırmadığı için diğer tek hasatlık çeşitlere oranla meyve iriliği veya anlık verimi biraz daha az kalabilir; ancak sezon geneline yayıldığı için sürekliliğini hiç kaybetmez.
Bahçelerine yediveren çilek fidelerinden eken üreticilerle yaptığımız görüşmelerde; Sweet Ann, Seascape ve bazı bölgeler için Monterey gibi çeşitlerin, çok istikrarlı sonuçlar verdiğini gördük. Ancak yediveren çilek fidesinin bu gücünü koruması, sadece bitkinin yapısına değil; ekildiği bölgenin havasına ve sizin ona ne kadar iyi baktığınıza bağlıdır.
Örneğin; aşırı sıcak yaz günlerinde ya da bitki çok susuz kaldığında kendini korumaya alıp meyve vermeyi durdurabilir. Bu yüzden dikim yapacağınız alanın iklimine tam uyum sağlayacak doğru çeşit seçilmelidir. Çilek fidesinin sıcaklık ve gün süresi beklentilerini de göz önünde bulundurmanız, sezon sonunda boşuna emek harcamanızın da önüne geçer.
Çilek yetiştiriciliği yaparken fidenin çeşidi kadar hangi formda üretildiği de önemlidir. Genelde iki farklı fide tipi yaygındır; frigo ve açık kök. Ancak işin püf noktası, hangisinin daha iyi olduğu değil; sizin nasıl bir yöntemle dikim yapacağınızdır.
Frigo fideleri, kış aylarında tam uykudayken topraktan sökülen, sonrasında özel nemli ortamlarda ve -2 derecelik soğuk hava depolarında saklanarak korunan bitkilerdir. En çok Cabrillo ve Palomar gibi çeşitler bu yöntemle depolanır.
Aynı zamanda bu fidelerin sağladığı en büyük avantaj, dikim takvimini yalnızca sizin belirlemenizdir. Bu fideler depodan çıkar çıkmaz baharın geldiğini düşünerek hızla uyanırlar ve dikildikten çok kısa süre sonra ilk meyvelerini verirler. Özellikle de yazın açık tarlalara dikildiğinde tam bir kurtarıcıdır.
Açık kök fideler adından da anlaşılacağı gibi, tarladan o an taze taze sökülmüş, kökleri toprakla kaplanmamış açık fidelerdir. En uygun dikim zamanı ise sonbahar ayları ve erken ilkbahar dönemidir. Bu fideleri dikerken sanki zamanla yarışır gibi hızlı olmalısınız; çünkü köklerin açıkta kalması hızla kurumasına neden olur. Söküldükten sonra hiç vakit kaybetmeden, kökleri rüzgardan ve güneşten koruyarak en kısa sürede toprakla buluşturmak gerekir. Aynı zamanda çok ekonomik olup yüksek verimliliğe sahiptir. Eğer dikim için hazır bir alanınız varsa hiç düşünmeden bu fideleri tercih edebilirsiniz.
Bahçelerinizde çilek yetiştirirken meyve miktarını artırmak, bu işin öncelikli hedefidir. Albion, San Andreas, Monterey, Cabrillo ve Verity gibi çeşitler yüksek verimliliğe sahiptir. Bu çeşitlerin dekar başına meyve dökme potansiyeli çok güçlüdür; ancak doğru bir sulama ve dengeli gübreleme programıyla fidelerin arkasında durmazsanız, en verimli çeşitler bile sıradan bir bitkiye dönüşebilir.
Aslında söz konusu yüksek verim ve performans olduğunda, bu gruptaki her çeşidin kendine özgü bir yeteneği vardır. Örneğin San Andreas, iri ve düzgün meyve kalitesiyle çıtayı epey yukarı taşır; aynı zamanda kasaları hızla doldurduğu için üreticinin yüzünü güldürür. Verity ise parlaklığı ve meyve etinin sıklığı sayesinde taşınırken kolay kolay ezilmez. Eğer ki planınız yaz aylarında dikim yapıp hızlıca ilk meyveleri toplamaksa, frigo formuna sahip Cabrillo fidesi harika bir seçenek olur.
Meyvenin görünümü ve dayanıklılığı özellikle ticari üretim için önemli olsa da çileği çilek yapan asıl unsur, o burnunuza gelen kokusu ve damağınızda bıraktığı tattır. Genelde pazar tezgahlarını süsleyen büyük ve parlak çileklerin birçoğu, uzak mesafelere taşınırken ezilmesin diye sert yapılı olacak şekilde üretilmektedir. Haliyle bu durum, çileğin o kendine has kokusundan ve şeker oranından ödün verilmesine sebep olur. Bahçelerinizde çilek yetiştirirken eğer önceliğiniz sadece miktar değil de gerçek bir lezzet almaksa; Osmanlı çileği, Sweet Charlie ve Aromas gibi meyve eti daha yumuşak ama aromasıyla mest eden çeşitlere yönelmenizi öneririz.
Geçmişten günümüze kadar saflığını korumayı başarmış olan Osmanlı çileği fidesi, topraklarımız için çok değerlidir. Meyveleri küçük ve çok narin yapılı olduğu için pazara sunulması zordur. Ancak etrafa yaydığı o keskin kokusuyla evlerde, özellikle gurme reçel üreticilerinin vazgeçilmezidir. Hatta geçen günlerde küçük bir bahçesi olan müşterimizle yaptığımız sohbette, diğer çeşitlere göre daha az ürün topladığını fakat bu çileğin kokusunu
alan müşterilerin anında sipariş verdiklerini söylemişti. Bu samimi itiraf bile bize, çileğin aromasının ne kadar önemli bir ticari güce sahip olduğunu gösteriyor. Tatlılığıyla bilinen Sweet Charlie ise erkenci yapısıyla baharda ilk olgunlaşan türlerden olup ev bahçelerinde sevilerek yetiştirilir.
Ticari amaçla gelir elde edebilmek için çilek bahçesi kurarken fide seçimi, aslında kârlılığınızı belirleyen en önemli adımdır. Büyük ölçekli üretimde sadece bitkinin ne kadar meyve verdiğine bakarak yola çıkmak büyük bir hata olur. Çünkü işçilik maliyetini doğrudan etkileyen hasat şekli, uzak pazarlara taşınırken fire vermeyen meyve sertliği ve tüccarın talep ettiği pazar değeri aslında bir bütündür. Sektörde adından söz ettiren Rubygem, Fortuna, Camarosa, Festival ve Portola gibi çeşitler, tam da bu ticari beklentileri karşıladığı için profesyonel üreticilerin ilk tercihidir. Örneğin Camarosa, güçlü kök yapısı ve yüksek uyum yeteneğiyle Türkiye’de kendini ispat etmiş, California kökenli dirençli bir çilek fidesidir.
İşin doğrusu, ticari üretim için tüm yatırımı tek bir çilek fidesi çeşidinin kaderine bırakmamak gerekir. Ani bir hava değişimi ya da beklenmedik bir hastalık olduğunda bahçenizi güvenceye almalısınız. Bu yüzden en az iki farklı çeşitle işe başlarsanız, riskiniz azalır ve yaşanabilecek kötü durumların önüne geçmiş olursunuz.
Çilek yetiştirirken doğru zamanı yakalamak, hasadın bereketini belirler. Fideleri toprakla buluştururken sabit bir tarihe takılı kalmak yerine, bölgenizin iklim yapısını ve elinizdeki fidenin cinsini göz önünde bulundurmanız gerekir.
Geleneksel açık kök fideler için verimliliğin en yüksek olduğu dönem, Eylül ile Kasım ayları arasında yapılan sonbahar dikimleridir. Bu dönemde çilek fideleri kış boyunca kökünü iyice güçlendirip ilkbaharda bolca meyve verir. Sert kış aylarının yaşandığı bölgelerde ise don riskini atlatmak adına Şubat ve Mart aylarını kapsayan ilkbahar dikimleri daha güvenilirdir. Eğer çok beklemek istemiyor ve diktiğiniz yıl hemen meyve toplamak istiyorsanız, Haziran-Temmuz aylarında toprağa dikeceğiniz frigo fideler çok doğru bir seçim olur.
Termometrelerin gece yarısı düzenli olarak 5°C’nin altını göstermeye başladığı dönemlerde çilek fidesi dikmekten kaçınmalısınız. Bu soğuklarda toprak buz keseceği için fidenin kök salması ve toprağa tutunması neredeyse imkansız hale gelir. O yüzden sabit takvimlere güvenmek yerine, kendi bölgenizdeki don tarihlerini izlemek her zaman en doğrusudur.
Bahçenize veya tarlanıza çilek ekerken, fidelerin hayatta kalmasını sağlayan en önemli unsur dikim yüksekliğidir. Bu işin bütün sırrı, bitkinin taç noktası denilen, yani kök ile yaprakların birleştiği o tam orta kısmı doğru ayarlamaktır. Bu hassas noktanın kesinlikle toprak altında kalmaması gerekir. Eğer fidenizi toprağa çok fazla bastırıp derine gömerseniz kısa sürede çürüyüp gidecektir; diğer türlü çok yukarıda bırakırsanız da bitki kökleri rüzgardan kurur.
Geçen yıl bahçesine ilk defa çilek fidesi diken müşterimiz, fideler çabuk tutunsun diye neredeyse tüm gövdeyi toprağa gömmüştü. Birkaç hafta sonra fidelerin çoğunun çürüdüğünü görünce çok üzüldü. Biz de kendisine destek olarak, birlikte yeni fideleri tam bu orta noktası dışarıda kalacak şekilde diktik. Sonuç olarak tek bir fire bile vermeden hepsini kurtarmayı başardık.
Bahçelerinizde çilek fidelerinin rahatça büyüyüp nefes alabilmesi için aralarında belli mesafeler bırakmalısınız. Yan yana diktiğiniz iki fidenin arasında yaklaşık 25-35 cm boşluk olmalı, dikim sıralarının aralarında ise 80-100 cm olacak şekilde mesafe bırakılmalıdır. Ayrıca fidelerinizi, özellikle de kökü açık olan taze fideleri toprağa ekmeden önce köklerini 10-15 dakika kadar bir kova suda bekletirseniz, bitkiniz su depolar ve böylece toprağa daha kolay tutunur.
Çilek fidelerinin köklerini rahatça salabilmesi ve bol meyve verebilmesi için her şeyden önce gevşek yapılı, suyu içine hapsetmeyen ve besin değeri yüksek topraklar seçilmelidir. Bu bitkiler hafif asidik olan, yani pH derecesi 5.8 ile 6.5 arasında olan topraklarda kendilerini çok rahat hissederler. Eğer bu aralığın dışına çıkılırsa bitki ihtiyacı olan besinleri maalesef alamaz; bu da bize yaprakların kuruyup sararması ya da meyvelerin daha büyümeden dökülmesi gibi can sıkıcı sonuçlar doğurabilir.
Balçık gibi suyu tutan, ağır killi topraklarda da çilek üretilebilir ama bu alanlarda kök çürüklüğü gibi hastalıklar kaçınılmaz hale gelir. Üstelik her sulama yapıldığında ya da yağmur yağdığında çamurlaşan zemin meyvelere bulaşır ve kaliteyi düşürür. Böyle zorlu zeminlerde üretim yaparken yüksek yastıklar (sırtlar) oluşturmak ve toprağı torf, kompost gibi maddelerle hafifletmek çok etkili olur.
Çilek fidelerini toprakla buluşturmadan önce dikim yapılacak alanı hazırlarken, öncelikle dekar başına 3-4 ton kadar fermente olmuş (yanmış) hayvansal gübre karıştırmalısınız. Bu sayede toprağın nefes almasını ve organik açıdan zenginleşmesini sağlayabilirsiniz. Hemen sonrasında bitkinin ilk dönemdeki gelişimi için dekar başına 25-30 kg olacak şekilde NPK gübresi verebilirsiniz. En son ise toprağa verdiğiniz tüm bu organik ve kimyasal besinlerin çilek köklerinin ineceği derinliğe ulaşabilmesi için toprağı 25-30 cm derinlikte güzelce altüst ederek sürmeniz gerekir.
Çilek fidesi büyürken her aşamada farklı besinlere ihtiyaç duyar; bu yüzden rastgele gübreleme yapmak hassas olan kökleri yakabilir. İlk aylarda fidenin kök salıp yapraklanması için azot ağırlıklı gübreler verilmelidir. Bitki çiçek açıp meyve oluşturmaya başladığında durum değişir; lezzeti, o göz alıcı kırmızı rengi belirleyen potasyum ihtiyacı artar. Eğer bu dönemde potasyum yetersiz kalırsa çilekleriniz tatsız ve şekilsiz olur.
Bahçenizde bir damlama sulama sistemi varsa, gübreyi suyla birlikte kök bölgesine ulaştıran bu yöntemi seçmek en akıllıca yoldur. Bu sayede hem gübre israfını önlemiş olursunuz hem de bitkinizi yormadan, ihtiyacı olan besini zahmetsiz şekilde vermiş olursunuz. Son olarak, bitkiyi dışarıdan desteklemek için yaprak gübresi verecekseniz, bunu güneşin dik geldiği saatlerde yapmamalısınız. Bunun için en uygun zaman sabah erken saatler ya da akşamüstü serinliğinin olduğu zamanlardır.
Çilek, kuraklığa karşı çok hassas bir meyve olduğundan doğru zamanda doğru miktarda sulama yapmak yüksek meyve kalitesi açısından önemlidir. Susuz kalan çilekler küçük ve şekilsiz olurken, aşırı sulandığında ise kök boğazı çürüklüğü gibi mantar hastalıklarına neden olur. Aslında toprağın su ihtiyacı olup olmadığını anlamanın kolay bir yolu vardır. Toprağa parmağınızı 4-5 cm derine batırıp pratik şekilde nem oranını kontrol edebilirsiniz. Bazen toprağın yüzey kısmı nemli görünse de alt kısımları kuru kalmış olabilir.
Çilek fidelerini sularken sadece bir güne bağlı kalmak yerine havanın sıcaklık durumuna göre hareket etmek daha doğrudur. Çünkü bitkiler yaz aylarında haftada 3-4 kez yoğun suya ihtiyaç duyar, serin aylarda ise haftada 1-2 defa sulamak yeterli olur. Damla sulama sistemi kullanmak su tasarrufu yapma konusunda çok iyidir; aynı zamanda bitkinin yapraklarını kuru tuttuğu için hastalık riskini de azaltır.
Daha küçük alanlarda ise suyu yapraklara değdirmeden sadece kök bölgesine vermek uygundur. Özellikle sabahın ilk ışıklarında yapılan sulamalar bitkinin dayanıklılığını arttırır. Akşam sulamaları ise bitkiyi gece boyu nemli bırakacağı için mantar riskini artıracağından dolayı uygun değildir.
Çilek fidelerinin toprağa tutunup ilk köklerini salması genelde 15-20 gün kadar sürer. Fidelerin meyve verme süresi ise çeşitlerine göre değişir. Örneğin; soğuk zincirde bekletilmiş frigo fideler dikildikten sonra 1,5-2 ay gibi bir sürede meyve verirken, saksılı taze fidelerin yeni yuvasına alışıp meyveye durması neredeyse 2 ayı bulur. Sonbaharda ekilen açık köklü fideler ise kışı uykuda geçirip ilk meyvelerini önümüzdeki ilkbaharda verirler.
Geçen sezon bahçeye diktiğimiz frigo çilek fidelerinin üzerinde birinci ayın sonuna doğru beyaz çiçekler açmaya başlamıştı. Bu bizi heyecanlandırsa da bitkinin enerjisini önce köklerine vermesi için ilk çıkan bu çiçek salkımlarını koparmaya karar verdik. Aradan iki hafta geçtikten sonra gelen ikinci dalga çiçeklenmede çilekler çok daha iri oldu ve böylece fidenin gücü iki katına çıktı. O yüzden biraz sabredip ilk çiçekleri feda etmek, uzun vadede her zaman olumlu sonuçlar verir.
Evinizin konforunda, saksılardan taptaze çilekler koparmak imkansız değildir. Balkon ortamına hızlı uyum sağlayabilen yediveren veya küçük yapılı özel çilek çeşitleri sayesinde siz de minik çilek tarlanızı kurabilirsiniz. Burada dikkat etmeniz gereken şey, bitkinin köklerini sıkıştırmayacak en az 20-25 cm derinliğe sahip ve altında tahliye delikleri olan geniş saksılar seçmektir.
Çileklerin o bildiğimiz şekerli tadına ve nefis kokuya kavuşabilmesi için gün boyunca en az 6-8 saat güneş ışığı alması gerekir; uzun süre gölgede kalan fideler maalesef ekşi ve cılız meyveler verir. Bir de şu var; yazın kavurucu sıcaklarında saksıdaki kısıtlı toprak çok çabuk kuruyabileceği için, duruma göre sabah ve akşam saatlerinde fidenizin nemini kontrol ederek su verebilirsiniz.
Çilek yetiştirirken en çok karşılaşılan sorunlar genellikle yüksek nemden kaynaklanan gri küf ve fazla sudan oluşan kök çürümesidir. Ayrıca özellikle sıcak havalarda yaprakların arkasına gizlenen kırmızı örümcekler ve çiçeklerin dokusunu bozan thrips zararlıları da fidenizi tehdit edebilir. Tüm bunları önlemek için yaprakları ıslatmadan sulama yapmak ve sarı yapışkan tuzaklar kullanmak en pratik çözümdür.
Geçen yaz bir müşterimizin bahçesinde, birkaç çilek fidesinin yapraklarında tuhaf, soluk lekeler fark ettik ve daha yakından bakınca yaprak altlarında kırmızı örümcekler olduğunu gördük. Bu durumda hemen kimyasal ilaçlara sarılmak yerine, fidenin alt kısımlarını sabah serinliğinde hafifçe nemlendirdik. Bu şekilde ortamı kuruluktan kurtarıp bu zararlıları da doğal yollarla uzaklaştırmayı başarabildik.
Çilek fidelerinin esmerleşmiş değil, açık renkli, saçaklı ve güçlü bir yapıda olmasına dikkat etmelisiniz. Kahverengiye dönmüş ve lifleri zayıflamış olan kökler, toprağa tutunmakta zorlanır ve fidenin kurumasına sebep olur.
Yaprakların birleştiği taç kısmı sert ve diri olmalı, üzerinde herhangi bir yumuşama ya da çürüme izi taşımamalıdır. Bu izlerin görülmesi, fidenin büyüme merkezinden itibaren mantar hastalıklarına yakalandığını gösterir.
Canlı, parlak ve koyu yeşil yaprakları olan fideleri seçmeye özen göstermeli, sararmış ya da lekeli olanlardan kaçınmalısınız. Çünkü bu yapraklar fidelerin ciddi bir besin eksikliği olduğunu ya da zararlı istilasına uğradığını gösterir.
Frigo fideleri tercih edecekseniz, dikim zamanına kadar doğru sıcaklıkta korunduğundan emin olmalısınız. Erken uyanan veya sıcakta uzun süre bekleyen dondurulmuş fidelerin tarla ve bahçelerde fire verme oranı da çok yüksek olur.
Balkon saksıları ya da bahçelerinizde çilek fideleri yetiştirmek için aroma ve verim beklentinizi en iyi şekilde karşılayan doğru türler seçilmelidir. Örneğin saksıda yetiştirecekseniz, büyük bahçeler yerine kompakt şekilde büyüyen yediveren türleri daha uygundur.
Bütçenize en uygun çilek fidesini seçerken fiyatların fide tipine, üretim şekline ve paket büyüklüğüne göre değiştiğini bilmeniz gerekir. Özel soğuk depolarda muhafaza edilen frigo fideler ile açık köklü veya saksılı alternatifler arasında bazı maliyet farkları oluşmaktadır.
Çilek, doğru bakım yapıldığında, dalından koparıldığı an etrafa yaydığı o hoş kokusu ve lezzetiyle emeklerinizin karşılığını veren bir meyvedir. Bahçelerinizde en güzel çilekleri yetiştirebilmek ve kazançlı bir üretim yapabilmek için İntfa Tarım’ın avantajlı fiyatlarla sunduğu fide çeşitleri arasından seçim yapabilirsiniz.