Sepetiniz şu an boş.
Kırmızı üçgül tohumu; toprağa ekildiğinde hızla boylanan, dallarının ucunda top şeklinde kırmızı ve morumsu renkte çiçekler açan, hayvancılıkta yüksek protein değeriyle bilinen çok yıllık bir yem bitkisidir. Çiftçiler arasında bu bitki çayır üçgülü tohumu ve kırmızı yonca olarak da bilinmektedir. Görünüşte yonca tohumuna benzese de aslında birbirinden farklı yönleri vardır. Bu bitki ağır, nemli ve soğuk topraklarda bile keyifle yetişir. Bu tohumu tarlalarınıza ektiğinizde hayvanlarınız için çok besleyici içeriğe sahip yemler elde edersiniz. Aynı zamanda köklerinin toprağa bolca azot kazandırdığını söyleyebiliriz.
Kırmızı üçgülü tarlalarda yetiştirmek birçok açıdan avantajlıdır. Bu bitkinin toprağın altında kalan köklerinde, gözle fark edilmesi biraz zor olan küçük yumrular vardır. Bu yumruların içinde yaşayan Rhizobium bakterileri, havadaki azotu yakalayıp toprağa bırakır. Bu doğal döngü sayesinde bitki, her yıl dönüm başına neredeyse 10-15 kg kadar saf gübreyi toprağa kazandırmış olur. Bu miktar, dışarıdan çuvallarla aldığınız kimyasal gübrelerle aynı işi görür ve bunun için fazladan ek bir masraf yapmanıza gerek kalmaz. Dolayısıyla bu otu ektiğiniz yere diğer yıllarda buğday ya da mısır ektiğinizde, toprağınızın öncekinden çok daha canlı olduğunu görebilirsiniz.
Kırmızı üçgül tohumu yem bitkileri arasında en eski ve en güvenilir tohum çeşitlerinden biridir. Tarımsal üretimde bazen çayır üçgülü ya da kırmızı yonca denilse de aslında toprağa bereketi getiren o güçlü bitki hep aynıdır, diyebiliriz.
Üreticilerin zaman zaman karıştırdığı konu, kırmızı üçgül ile beyaz üçgül arasındaki farklardır; bu iki bitki birbirine benzer ama işlevleri biraz farklıdır. Beyaz üçgül boyu kısa olduğu için toprağa paralel biçimde yayılarak büyür; bu yüzden daha çok hayvanların otlayacağı mera alanlarında tercih edilir. Kırmızı üçgül ise dikey olarak büyüdüğü için boyu 30-80 cm aralığında değişir. Hayvanlarınıza taze ot veya kuru kaba yemler hazırlamak istiyorsanız bu bitki çok uygundur. Şunu da söylemek gerekir ki, ekim yapacağınız tarlada traktörün ve tırpanın rahatça girebileceği dikine büyüyen kırmızı üçgül çeşidini seçmelisiniz. Böylece otları dipten güzelce biçerek tek seferde dolu dolu kaliteli kaba yemler toplayabilirsiniz.
Besin değeri bakımından bu bitkinin tam bir protein deposu olduğunu söyleyebiliriz. Doğru şartlarda yetiştirildiği zaman kırmızı üçgülün kuru maddesindeki ham protein %15 ile %22 aralığında değişim gösterir. Tabii ki bu yüksek proteini yakalamak için biçme zamanı çok önemlidir. Çünkü erken biçildiğinde otun kalitesi ve proteini en yüksek seviyede olur ama miktarı az kalır. Eğer çiçeklenme dönemi geçtikten sonra geç biçerseniz de topladığınız ot miktarı fazla olur ama bu kez de bitki besin değerini kaybeder.
Geçen sezon yan yana kırmızı üçgül tohumu eken iki çiftçimizden biri tarladan daha çok ot almak için bitkiyi uzun süre tarlada beklettikten sonra biçim yaptı. Miktar olarak çok ot topladı ama otlar odun gibi sertleştiği için inekler yemi çok iştahla yiyemedi, süt verimi de artış göstermedi. Diğer çiftçimiz ise tarlayı sürekli takip etti ve bitki tam çiçeklenmeye başlarken proteinin en yüksek olduğu zaman biçmeye başladı. Sonrasında hayvanlar bu yumuşacık otu çok güzel bir şekilde tüketti ve süt oranı da gözle görülür derecede arttı. Kısacası yem bitkisi yetiştirirken asıl hedef çok ot toplamak değil, hayvanın sütünü artıracak kaliteli otu zamanında toplamaktır.
Kırmızı üçgül tohumundan firesiz bir çimlenme ve bol hasat elde etmek için ekim zamanını doğru ayarlamak önemlidir. Bu minik tanelerin toprağın altında uyanıp filizlenebilmesi için toprak sıcaklığı en az 5-8°C olmalıdır. Buna karşılık bitkinin en çok sevdiği ideal sıcaklık ise 15-20°C aralığıdır. Bölgede yaptığımız çalışmalarda bu yem bitkisinin en iyi sonuçları sonbahar döneminde verdiğini gördük. Bunun en büyük sebebi de sonbaharda toprağın yazdan kalma sıcaklığını korumaya devam etmesidir. Tohumlar nemli toprakta hızla kök salmaya başlar ve kış soğukları bastırmadan önce kendini sağlama almış olur. İlkbahar gelir gelmez de diğer tarlalardan çok daha erken ve hızla büyürler.
İklim koşullarının sert ve zorlu olduğu bölgelerde ilkbahar döneminde ekim yapmak güçlü bir seçenektir. Ancak bu dönemde ekim yapılırken dikkat edilmesi gerekir. Eğer ilkbaharda ekimlerinizi geç yaparsanız, daha taze olan fideler köklerini toprağa salamadan yazın kavurucu sıcaklarıyla karşılaşır ve bu durum bitkinin erkenden kurumasına neden olur. O yüzden ilkbahar ekimlerini bölgedeki son don riskini atlattıktan sonra mümkün olan en erken dönemde tamamlamaya özen göstermenizi öneririz.
Geçen yıl Marmara Bölgesi’ndeki bir üreticimiz, Eylül ayının son haftasında toprak nemliyken kırmızı üçgül tohumlarını ekti. Tohumlar kışa girmeden öyle güçlü bir şekilde köklendi ki, bahar ayları gelince tarladan tam üç defa yeşil ot biçtiler. Aynı bölgedeki başka bir üretici ise ekim için Nisan ayının sonunu bekledi, yani ekimi ilkbaharın sonuna bıraktı. Ancak havaların aniden ısınmasıyla fideler tarlayı kaplayamadan kökleri zayıf kaldı; o sezon sadece bir kere otları biçebildi. Bu durum bize bir kez daha doğru zamanı yakalamanın ambarları ne kadar dolduracağını göstermiş oldu.
Kırmızı üçgül, köklerini rahatça salabileceği derin, taban suyu çok dengeli ve nem tutma yeteneği yüksek olan toprakları çok sever. Eğer tarlanız su tutan, ağır killi bir yapıya sahipse köklerin çürümemesi için ekim öncesinde çok iyi bir tahliye sistemi kurmanız gerekir. Toprağın asitlik derecesi, yani pH oranı bu bitki için hayati öneme sahiptir. En uygun toprak pH aralığı 6,0-7,0 arasıdır. Eğer toprak pH değeri 5.5 altında olursa, bitkinin kökündeki o gübre üreten bakteriler çalışmayı durdurur. Özetle, asitli bir tarlaya kireçleme yapmadan kırmızı üçgül ekerseniz, bitki toprağa azot bağlayamadığı için en büyük özelliğini kaybeder.
Ekim yapmak için bitkinin tohum yatağını hazırlarken çok titiz davranmalısınız. Ekmeye başlamadan önce tarlayı yaklaşık 15-20 santimetre derinliğine kadar güzel sürmelisiniz. Daha sonra tırmık çekilerek tarladaki tüm iri kesekler, taşlar un gibi ufalanmalıdır. Unutmayın ki, kırmızı üçgül tohumu minicik bir yapısı vardır, o yüzden pürüzsüz ve sıkı bir toprak hazırlamak, tohumun toprağa tam tutunmasına yardımcı olur.
Bu minik tohumları toprakla buluştururken en önemli kural, ekim derinliğinin 1-2 cm arasında olmasını sağlamaktır. Bazı üreticilerin tohumu çok derine gömdükleri zaman daha sağlam çıkış göstereceği yönünde düşündüklerini görüyoruz. Ancak bu yanlış bir bilgidir; kırmızı üçgül tohumu 3 santimetrenin altına indiği anda, gücü yüzeye çıkmaya yetmez ve toprağın altında çürüyüp gider. Tohum çok küçük olduğu için yüzeyde kalmamalı ama derine de kaçmamalıdır. Ekim işlemi bittikten sonra tarlayı mutlaka ağır bir merdane ile çekerek toprağı sıkıştırmalısınız; bu sayede tohum toprakla çok iyi temas eder ve nemi kaçırmadan hızlı şekilde patlar.
Kırmızı üçgül yetiştiriciliğinde ambarları doldurmak ve yabancı otlarla mücadele etmek için doğru miktarda tohum ekimi yapmak gerekir. Tarlalarınızda tek başına biçip kuru ot elde etmek amacıyla bu değerli baklagil yem bitkisi çeşidini yetiştirecekseniz, dekar başına 1,5 ile 2 kg arası tohum atmanız yeterlidir. Öte yandan sadece tek bir ot ekmek yerine daha zengin bir ot çeşitliliği olsun ve daha besleyici bir hayvan beslenmesi olması için tarlaya reygrass gibi buğdaygil yem bitkileriyle karışık bir ekim yapabilirsiniz. Bu karma çayır bitkileriyle ekim yaparken, kırmızı üçgül tohum miktarını 0,8 ile 1,2 kg aralığına kadar düşürebilirsiniz.
Bu bitkiyi hayvan yemi olarak değil de, toprağınızı gençleştirmek için yeşil gübre bitkisi olarak ekmeyi düşünüyorsanız, tohum miktarını biraz daha artırmanız faydalı olur. Dekar başı 2-2,5 kg arasında tohum tarlalarda çok sıkı ve gür şekilde yeşillikler oluşturur. Bu sıkılık, toprağın güneş görüp nemini kaybetmesini önler ve aynı zamanda yabancı otların ortaya çıkmasının da önüne geçer.
Bazı bölgelerde, tohumları az atıp tasarruf etmeye çalışan üreticilerin tarlalarında yabancı otların hemen ortaya çıktığını fark ettik. Dolayısıyla ekim yaparken tohum miktarını düşük tutmak, sonraki aylarda tarlayı saran zararlı otlarla mücadele etmenizi gerektirebilir. Bu durum tarladan alacağınız verimi düşürdüğü gibi çok daha fazla para harcamanıza neden olur.
Kırmızı üçgül, susuzluğa ve kuraklığa karşı çok dayanıklı, sağlam bir baklagil yem bitkisidir. Ancak ambarları tıklım tıklım dolduracak kadar kaba yem hasadı hedefliyorsak, sulama işini şansa bırakmamalısınız. Özellikle tohumun ilk çıkış gösterdiği ve kök salmaya çalıştığı ilk 4-6 haftalık dönemde tarlanın nemli kalması bitkinin verimli olması için son derece önemlidir. Yazın aşırı sıcaklarında susuz kalan kırmızı üçgül bitkisi kolay kolay kurumaz; ancak kendini korumaya alarak büyüme sürecini durdurur. Dolayısıyla bitkinin uyumaması için zaman kaybetmeden doğru zamanda sulama yaparak sürekli canlı tutmak, sezon boyunca bolca ot toplamanıza imkan verir.
Gübreleme kısmında ise çiftçilerimizin en çok yaptığı hata, bu bitkiye azotlu gübre atmaktır. Unutmamak gerekir ki, kırmızı üçgül zaten kendi azotunu köklerinde üretebilen bir bitkidir. O yüzden siz dışarıdan hazır azot verirseniz bitki bu duruma alışır ve kendi azot üretmekten vazgeçer. Burada asıl dikkat edilmesi gereken elementler, fosfor ve potasyumdur. Ekime başlamadan önce tabana dengeli şekilde fosfor ve potasyum takviyesi yaparsanız, bitkinin köklerini güçlendirerek verimi ikiye katlarsınız. Ancak her şeyden önce en sağlıklı yol, ekimden önce mutlaka bir toprak analizi yaptırmaktır.
Kırmızı üçgül yetiştirirken tarladan alacağınız biçim sayısı, bulunduğunuz bölgenin iklimine ve bitkinin bakım şartlarına bağlıdır. Doğru sulama ve bakım yapılan tarlalarda, iklim koşullarına göre yılda 2 ile 4 arasında hasat yapmak mümkündür. Sezon boyunca başarılı bir üretim yapmak ve yüksek verim almaya devam etmenin sırrı ise biçim yüksekliğinde saklıdır. Kırmızı üçgül hasat edilirken kullanmış olduğunuz tırpanın ya da makinenin bıçağı toprağa çok yanaştırılmamalı; en az 5-7 cm yukarıdan biçim yapmaya özen gösterilmelidir. Çünkü otu dipten keserek miktarı artırmak istediğiniz zaman bitkinin büyüme noktaları hasar görür. Bu durum kökleri çok yorar ve sonraki biçimlerde bitkinin uyanması da geç olur.
Kırmızı üçgülde hasat zamanını belirlerken tarladaki çiçeklenme sürecini iyi takip etmek önemlidir. Hayvan beslenmesinde en yüksek besin değerini ve proteini yakalamak için en uygun dönem, tarladaki bitkilerin %25 ile %50’sinin çiçeklendiği tomurcuklanma evresidir. Bu dönemde bitkinin içeriğinde yer alan mineral ve vitaminler çok yüksektir. Aynı zamanda bitki tüm gücünü çiçeğe ve tohuma harcamadığı için köklerinde bir sonraki dönem hızlıca büyümek üzere enerji biriktirmiş olur. Dolayısıyla tarlada çiçeklerin çok fazla kartlaşmasına izin vermeden tam zamanında biçmek, otun besin değerini ve tarladaki ömrünü artırır.
Geçen yıl iki ayrı üreticinin tarlasında deneme çalışmaları yaptık. İlk üretici tarlasından daha çok ot almak için çiçeklerin hepsinin açmasını bekledi ve makineleri toprağa 2-3 cm ayarlayarak biçmeye başladı. İlk biçimde çok ot aldılar ama bitkinin kökleri ağır yaralandığı için çok geç toparlandı; neredeyse 4 haftayı buldu ve o sezon sadece 2 kez biçebildiler. Diğer işletme ise daha kontrollü ilerleyerek çiçeklerin yarısı açmaya başladığında tam 6 cm yükseklikten biçmeye başladı. Tabii kökler hiç zarar görmediği için tarla sulamayla birlikte bir hafta içinde yemyeşil oldu. Bu üreticimiz de o sezon tam 4 defa kaliteli bir hasat dönemi geçirmiş oldu ve ambarını bol proteinli yemlerle doldurdu.
Kırmızı üçgül, kuru maddesinde barındırdığı %15 ile %22 protein oranıyla, inekler, koyunlar ve keçiler için doğal bir süt ve et kaynağı olmuştur. Kendi gözlemlerimizde, bu bitkiyi silaj ya da kuru ot olarak tüketen hayvanların günlük süt veriminde ciddi artışlar görmekteyiz. Üstelik bu besleyiciliği yüksek olan bitkiyi kendiniz yetiştirerek, hazır yemlere para harcamaktan kurtulup yem maliyetinizi de aşağı çekebilirsiniz.
Tabii bu bereketli yem bitkisinden zarar görmeden faydalanmak için bazı noktalara dikkat edilmesi gerekir. Taze ve ıslak kırmızı üçgülü hayvanlarınıza aç karnına verdiğinizde işkembede gaz sıkışmasına ve şişkinliğe yol açabilir. Bu otun gücünden doğru faydalanmak için hayvanları araziye salmadan veya bu otu önlerine koymadan önce mutlaka bir miktar saman ya da kuru otla karınlarını doyurmanızı öneririz.
Sabahın erken saatlerinde, otların üzerinde henüz çiğ damlaları varken hayvanları otlatmanızı önermeyiz; otun kurumasını beklemelisiniz. Kırmızı üçgülü yeşilken biçip silaj haline getirdiğinizde çok lezzetli yemler elde edersiniz ve bununla birlikte gaz yapma riski neredeyse tamamen kaybolur. Ayrıca topladıktan sonra kurutup balyalar haline getirip kaba yem yaptığınızda şişkinlik riskini de ortadan kaldırmış olursunuz.
Kırmızı üçgül fiyatları; ürünün kalitesine, çeşidine ve hasat yılına göre farklılık göstermektedir. Tarlanızdan en yüksek proteinli kaba yemi elde etmek için tohum seçerken fiyat kadar çimlenme gücüne ve saflığına da dikkat etmeniz önemlidir. Ekim yaparken ihtiyacınızı en doğru şekilde karşılayacak, taşınması ve ayarlanması çok pratik olan 10 kg’lık paketlerimiz en uygun fiyatlarla sunulmaktadır. Alanınıza uygun şekilde dekar başına düşen ekim miktarını hesapladığınızda, bu paketler israfı önler ve bütçenizi korur.
Toprağınızın yapısına ve bölgenizin iklimine en uygun, hayvanlarınızın beslenmesinde verimi katlayacak yüksek çimlenme oranlı tohumlarımıza ekonomik fiyatlarla kolayca sahip olabilirsiniz. Tarlanız için en doğru ürünleri belirlemek ve yüksek kazançlı bir sezon geçirmek için İntfa Tarım ekibinden destek alabilirsiniz.