990 TL Üzeri Tüm Siparişlerde Ücretsiz Kargo
Kategoriler
0506 940 00 05 0850 303 40 05
Yonca Tohumu

Yonca Tohumu

(23 ürün)

Yonca Tohumu

Yonca tohumu; küçük yapılı ve genellikle sarıdan açık kahverengiye kadar değişen renkleri olan, yüksek besin değerine sahip ve hayvancılıkta en çok tercih edilen yem bitkisi tohumlarından biridir. Baklagil ailesinin en güçlü bitkilerinden biri olan yonca; uzun yıllar kesintisiz verim sağlayabildiği için tarımsal üretimde en çok yer verilen bitkilerin başında gelir. Toprağın altını besleyerek yapısal olarak temizlediği gibi, çiftlikteki hayvanlar için de çok önemli bir besin kaynağıdır. Bu yüzden, küçük bahçeleri olan yerel üreticilerden, büyük tarlaları olan çiftçilere kadar her üretici yonca ekimine büyük önem verir.


Yonca, içeriğindeki yüksek protein oranı sayesinde hayvanlar için tam bir enerji deposudur. Bu sayede, çiftlik hayvanlarının günlük besin ihtiyacını en üst düzeyde karşılar, bağışıklık sistemlerini güçlendirir ve hastalıklara karşı dirençlerini artırır. Süt sığırlarının ve küçükbaş hayvanların çok daha bol ve tatlı süt vermelerine zemin hazırlar. Üstelik, diğer tek yıllık bitkiler gibi ilk hasattan sonra hemen kuruyup gitmez; yaz boyunca biçildikçe kökündeki güçlü enerjiyle yeniden  doğar, her seferinde yepyeni taze yapraklar çıkarır. Eğer tarlayı güzelce temizleyip toprağı da yumuşacık yaparsanız, iklime uygun yonca çeşidini ektiğinizde, ikinci yıldan itibaren tarlada bu yeşil otların çoğaldığını görebilirsiniz. 


Yonca, toprağa ekildiği ilk yıl büyümek için acele etmez. Boyunu hemen uzatmak yerine, ilk etapta enerjisini toprağın derinliklerine doğru güçlü kök sistemleri salmak için harcar; yani onun için öncelik kök gelişimidir. İkinci yıldan itibaren ise bitkinin gelişimi büyük bir hız kazanır; biçim sayısı ile ot verimi belirgin şekilde artarak tarlaları yemyeşil bir halı gibi kaplar. 

Yonca Tohumu Çeşitleri Nelerdir?

Yonca tohumu çeşitleri arasından seçim yaparken; iklim koşulları, toprak yapısı ve sulama imkanları mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Çünkü bölgeye uygun olmayan bir tohum ekildiğinde, sonradan yapılan bakım ve gübreleme uygulamaları beklenen sonucu vermeyebilir. Örneğin; Erzurum veya Konya gibi kışın buz gibi soğuk olan şehirlerde, tarlalarda kış şartlarıyla mücadele etmek bitki için gerçekten çok zordur. İşte bu sert havalara meydan okuyabilen Kaval yonca gibi özel çeşitler don zararlarından etkilenmez. Bu çeşitler baharın gelişiyle erkenden ve hızla uyanarak üreticilerin düzenli olarak bolca ot biçmesine olanak tanırlar.


Öte yandan; Akdeniz, Ege ve Güneydoğu Anadolu gibi yazın kavurucu sıcaklıkla geçtiği bölgelerde, bitkilerin su tüketimi ve buharlaşma oranı çok  yüksek olur. Bu bölgelerde kuraklığa ve ısı stresine dayanıklı güçlü yonca çeşitleri seçilmeli ve iyi bir sulama planı yapılmalıdır. Eğer tarlalarınız sahil şeridine yakın bir yerdeyse, havadaki yüksek nemden dolayı mantar gibi hastalıklar tarlanızı sarabilir. Bu nedenle, kıyı sahil bölgelerinde külleme gibi hastalıklara karşı kalkan gibi direnen, yaprak sağlığını koruyan yonca çeşitleri her zaman ilk tercihiniz olmalıdır.


Yonca Çeşidi 

Kullanım Alanı 

Öne Çıkan Özelliği 

Kaval Yonca Tohumu

Soğuk iklim bölgeleri 

Dona dayanıklı, erken gelişim 

Kaplamalı Yonca Tohumu 

Tüm bölgeler 

Düzenli çimlenme ve güçlü çıkış 

Bilensoy Yonca Tohumu

Farklı iklim koşulları 

Yerli çeşit, yüksek adaptasyon 

Costar Yonca Tohumu

Uygun sulama yapılan alanlar 

Yüksek verim potansiyeli 

İthal Yonca Çeşitleri 

Bölgeye göre değişir 

Güçlü kök gelişimi ve verim odaklı 


Kaplamalı yonca tohumları ise, toprağa ekildiğinde üzerindeki bu özel koruma sayesinde çok düzenli ve fire vermeden uyanır. Bu dış kaplamanın içinde, tohumun topraktan daha rahat beslenmesi için çinko, fosfor ve havadan azot üretmesine yardımcı olan Rhizobium bakterileri gizlidir. Özellikle erken ilkbahar döneminde toprağa ekildiklerinde, tarlada hiç boşluk bırakmadan, eşit şekilde çimlenerek çıkış gösterirler. 


Ülkemizin havasına ve toprak yapısına hemen uyum sağlayan Bilensoy gibi yerli çeşitlerimiz ile verimliliği yüksek olup güçlü şekilde büyüyen Costar gibi ithal çeşitlerimiz, yonca üretiminde en sevilenlerdendir. Ancak unutmamak gerekir ki; tohum yerli ya da ithal olsun, ekim tırpanını vurmadan önce kendi bölgemizin iklim ve toprak özelliklerini çok iyi bilmeli ve seçimimizi buna göre yapmalıyız. 

Yonca Ekiminde Toprak Hazırlığı Nasıl Olmalıdır?

Yemlik yonca tohumu üretiminde yüksek verim elde edebilmek, tohumu toprağa atmadan aylar önce yapılan zemin hazırlığına bağlıdır. Bu bitki, ömrü boyunca toprağın metrelerce altına inen bir kök sistemi geliştirdiği için tarla hazırlığı yaparken asla acele etmemelisiniz. Ekime başlamadan önce toprağın 25-30 cm derinlikten altüst edilerek sürülmesi bitkinin kök sağlığı için önemlidir. Derin sürümün ardından, un gibi pürüzsüz ve sıkı bir tohum yatağı hazırlamak adına diskaro ve merdane kullanarak tarladaki tüm iri kesekler tamamen kırılmalıdır. 


Geçtiğimiz aylarda tarlasını aceleyle, iri kesekleri temizlemeden ekim yapan üreticimizin yonca tohumları toprağın içinde kaybolup çürümüştü. Bunun nedeni ise toprak sıkıştırılmadığı için minik tohumların keseklerin arasındaki boşluklardan aşağı düşmesiydi. Tohum bu kadar derinlere düşünce çimlenmek için gerekli nemi bulamamış ve güneşe ulaşacak enerjisini de tüketmişti. Yan parselde yemlik yonca ekimi yapan üretici ise toprağı doğru şekilde sıkıştırıp tohumları tam 1-1,5 cm derine bırakmıştı. Bu üretici ise tek fire vermeyen yemyeşil yonca tarlası oluşturmayı başardı.

Toprak pH Değeri ve Drenaj

Yoncaların sağlıkla büyümesi ve besinleri rahatça alabilmesi için tarlanın pH derecesinin 6.5 ile 7.5 arasında tutulması gerekir. Asit oranı yüksek topraklarda bitkinin kök gelişimi durma noktasına geldiğinden, ekim öncesi dönemde kireçleme yapılarak bu asitlik miktarı kırılmalıdır. Bununla birlikte, suyu bünyesine hapseden ağır killi araziler yonca yetiştiriciliği için çok risk taşır. Göllenme yapan, drenajı zayıf topraklarda bitki kökleri havasız kalır ve kısa sürede boğularak çürür. 

Ekim Öncesi Gübreleme Nasıl Olmalıdır?

Toprağa gübre verirken öncelikle toprak analizi yaptırmak çok faydalıdır. Özellikle kulaktan dolma bilgilerle en sık yapılan hatalardan biri, ekim alanına yoğun şekilde azotlu gübre serpilmesidir. Oysa bu yaklaşım yonca tohumlarının doğasına aykırıdır. Yonca, köklerinde yaşattığı Rhizobium bakterileri sayesinde kendi azotunu havadan üretme gücüne sahiptir. Siz toprağa dışarıdan hazır azot verirseniz bitki tembelliğe alışır ve bu bakteri düğümcüklerinin oluşumu durur. O yüzden ilk aşamada tarlaya bitkinin köklerini güçlendirecek olan fosfor ve potasyum desteği verilmelidir.

Yonca Tohumu Ne Zaman Ekilir?

Toprağın bereketini kazanca dönüştürmek için yonca tohumunu iklimin en doğru anında toprakla buluşturmaya özen göstermek gerekir. Çok yıllık bir yem bitkisi olan yoncanın ekim zamanı, tarlanızın bulunduğu bölgenin coğrafi koşullarına göre şekillenir. Kışların çok sert geçtiği ve uzun sürdüğü, don olaylarının neredeyse ilkbahar aylarına kadar uzadığı bölgelerde yonca ekimi için havaların ısınması beklenmelidir.

İlkbahar Dönemi Ekimi

Toprağın uyanması ve zemin sıcaklığının 8–10°C seviyesinde kalması, başarılı bir çimlenmenin ilk şartıdır. Ülkemiz genelinde ise bu zaman genellikle Mart ayı sonu ile Nisan ayı başına denk gelmektedir. Tabii aceleci davranıp erkenden ekim yapmak doğru değildir; çünkü aniden bastıracak bir geç don dalgası daha körpe olan yonca fidelerini kurutabilir. İlkbahar ekiminin en büyük zorluğu ise yaz sıcakları gelmeden önce yoncanın tarladaki yabancı otlarla girdiği mücadeledir. 

Sonbahar Dönemi Ekimi

Kışın çok sert geçmediği bölgelerde ve özellikle sulama imkanının kısıtlı olduğu tarlalarda sonbaharda ekim yapmak çok avantajlıdır. Eylül ve Ekim aylarında, ilk kar gelmeden en az 6-8 hafta önce tohumun toprağa ekilmiş olması önemlidir; bu sürede bitki bütün enerjisini toprağın derinliklerine doğru güçlü kökler oluşturmak için harcar. Kış mevsimini toprağın altında güçlü bir kök sistemiyle korunaklı biçimde geçiren yonca, baharın güneşiyle verimli bir çıkış yapar.


Sahadan bir gözlemimizde, yüksek rakımlı ve kışın erken geldiği bir bölgemizde bir üreticimiz, sonbahar ekimi yapmak isterken Ekim ortasında tohumlarını toprağa bırakmıştı. Ancak aniden gelen erken soğuklar yüzünden yoncalar köklerini salmaya fırsat bulamadı ve maalesef tarlasını kaybetmişti. O yüzden bulunduğunuz bölgenin coğrafi özelliklerine uygun şekilde hareket etmek her zaman en doğrusudur. 

Yonca Tohumu Dekara Ne Kadar Atılır?

Toprağa bırakacağınız tohum miktarı, hasat zamanı geldiğinde ambarınızı ne kadar dolduracağınızı belirler. Yemlik yonca tohumları o kadar küçüktür ki, ekerken miktar ayarını çok hassas yapmak gerekir. Standart bir tarla üretiminde, genellikle dekara 1,5 ile 2,5 kg arasında yonca tohumu atılması ideal kabul edilir. Tabii bu miktar, sizin seçmiş olduğunuz ekim yöntemine göre de değişiklik gösterir.


Tohum ekme makinesi kullanarak ekim yapmak; tohumları tam istediğiniz derinliğe ve eşit aralıklar olacak şekilde ayarlayabildiğiniz için aslında en güvenli yöntemdir. Bitkilerin sıra arası mesafesini 20-30 cm şekilde bıraktığınızda, dekar başına 2 kg tohum tarlayı rahatlıkla kapatır. Bu yöntem aynı zamanda tohum israfını önler ve her bitkinin aynı oranda güneşten faydalanmasına yardımcı olur.


Bir diğer yöntem olan serpme ekimde ise, genelde küçük alanlarda elle ya da gübre saçma makineleriyle tohumlar toprağa bırakılır. Ancak, rüzgar nedeniyle tohumların uçması veya bazı noktaların boş kalması riski nedeniyle, bu yöntemde dekar başına 3-4 kg olacak şekilde miktarı yükseltmelisiniz. Serpme işlemini tamamladıktan sonra, tohumun toprakla temas etmesi ve neme kavuşması için arkasından hafif bir tırmık ya da silindir ile geçmelisiniz.

10 Kg Yonca Ne Kadar Alana Ekilir?

Elinizde 10 kilogramlık kaliteli bir yemlik yonca tohumu varsa, yaklaşık 4 ya da 5 dekarlık alanı ekebilirsiniz. Burada da ekim yaparken uygulayacağınız yöntem çok önemlidir. Eğer hassas ayarlı bir mibzer kullanıyorsanız ve toprak hazırlığınızı eksiksiz yaptıysanız, bu miktar 5 dekarlık alanı çok güzel şekilde kapatacaktır. Diğer türlü, tarlaya tohumları elle serpecekseniz ve zemin biraz engebeliyse, bitkinin fire vermemesini garantilemek için 10 kg tohumu en fazla 3-4 dekarlık alanda kullanmanız daha uygun olacaktır. 


Yakın dönemde bir üreticimiz, garanti olsun diye dekara 4,5 kg kadar çok yoğun miktarda tohum ekti. Tabii bu kadar fazla tohum olunca, bitkiler birbirinin ışığını ve suyunu çalmaya başladı. Sonucunda ise sapları cılız kaldı, mantar hastalığı türedi ve yaprak verimi neredeyse sıfıra indi. Hemen yan komşu tarlada ise mibzerle dekara 2 kg gelecek şekilde, 1,5 cm derinliğe tohumlar bırakılmıştı. Sonrasında köklerini rahatça salan yoncalar, ikinci ay bitimiyle tarlayı yemyeşil kapladı. Bu üretim şekliyle sezonun en iyi hasadını yapmış oldu. Yani çok tohum atmış olmak çok verim alacağınız anlamına gelmez; o nedenle doğru miktar ve derinlik iyi ayarlanmalıdır.

Yonca Ekildikten Kaç Gün Sonra Çıkar?

Toprağa atılan yemlik yonca tohumu çeşitlerinin toprak yüzeyine çıkacağı o anı beklemek, üreticiler için her zaman çok heyecanlıdır. Bu yonca tohumlarının çimlenme süreci çok merak uyandırsa da; bu süre tamamen toprağın sıcaklığına, nem dengesine ve tohumun ekildiği derinliğe göre değişim gösterir.


Eğer ekim dönemi doğru belirlendiyse ve zemin sıcaklığı 15–20°C civarındaysa, yeterli miktarda nemle buluşan kaliteli bir yonca tohumu 7-10 gün içinde ilk filizlerini verir. Ancak erken ilkbahar gibi toprağın daha tam ısınmadığı soğuk dönemlerde, bu süre 14-18 güne kadar çıkabilir. Kaplamalı yonca tohumu çeşitlerinde ise içeriğinde bulunan çinko ve besin elementleri sayesinde tohumun uyanma süresi hızlanır; kaplamasız olan tohumlara göre genelde 2-3 gün daha erkenden filizlenmeye başlar. 


Özellikle ilk çıkış anında, yonca fidecikleri sanki bir iğne ipliği kadar ince ve kırılgandır. Bitkinin bu çok hassas olduğu ilk haftalarda, tarlada hızla büyüyen yabancı otlar ise yoncaların güneşini ve suyunu çalmak için bekleyiştedir. Bu yüzden, ilk çıkış döneminde yabancı otları yakından takip etmek ve gerekirse müdahale etmek, gelecekteki yem kalitesi için kritik önem taşır. 


Bahar aylarında iki ayrı tarlada edindiğimiz bir gözlemde; ilk üretici, toprağın daha ısınmadığı geceleri çok soğuk olan Mart ayının başında aceleyle yonca tohumlarını ekti. Bu ekimden yaklaşık 19 gün geçtikten sonra tohumlar ancak topraktan başını çıkarabildi; ancak bu süreçte soğuktan üşüyen tohumların bir kısmı da çürüyerek toprak altında kalmış oldu. Diğer üretici ise sabırla bekleyip Nisan ayının ortasında, toprak sıcaklığı uygun olduğunda ekimini gerçekleştirdi. Üstelik seçmiş olduğu tohum çeşidi kaplamalı yoncalardı. Tohumlar ekildikten tam 6 gün sonra tarlayı yemyeşil ve eşit biçimde kapladığını gördük. 

Yonca 1 Yılda Kaç Defa Biçilir?

Çiftçiler arasında genellikle yeşil altın olarak bilinen çok değerli yonca, çok yıllık bir yem bitkisi olması sayesinde tek bir ekimle uzun yıllar hasat imkanı verir. Bir sezonda tarlalardan kaç kere hasat alınacağı belli bir sayıya bağlı değildir; bu durum sizin tarlanızın bulunduğu bölgenin iklimine, sulama yeterliliğine ve bakım kalitesine göre değişir. 


Ülkemiz genelinde yoncanın, coğrafi şartlar göz önünde bulundurulduğunda yıl içinde ortalama 3 ya da 8 defa biçildiği bilinmektedir. Örneğin, kışın erken geldiği Doğu Anadolu gibi çok soğuk bölgelerde yılda 3-4 kere biçilirken, İç Anadolu bölgesinde bu sayı 5-6 biçime kadar çıkar. Yaz mevsiminin çok uzun sürdüğü, havaların erkenden ısınmaya başladığı Akdeniz, Ege ve Güneydoğu Anadolu gibi sıcak bölgelerde ise iyi bir sulama planıyla yılda 7-8 ve bazen de 9 kere biçim yapmak mümkündür. 



Bölge Türü / Özellik 

Yıllık Ortalama Biçim Sayısı 

İdeal Biçim Zamanı (Hasat Kriteri) 

Hayvan Tüketimi İçin Avantajı 

Doğu Anadolu / Yüksek Rakım 

3 - 4 Biçim 

Tarlanın %10'u mor çiçek açtığında 

Kış ayları için yüksek proteinli kuru ot depolar. 

İç Anadolu / Orta İklim 

5 - 6 Biçim 

Tarlanın %10'u mor çiçek açtığında 

Dengeli selüloz ve besleyici yeşil yem dengesi sağlar. 

Akdeniz - Ege - Güneydoğu 

7 - 9 Biçim 

Tarlanın %10'u mor çiçek açtığında 

Kesintisiz süt verimi için yıl boyu taze yeşil yem kaynağıdır. 



Bu yeşil yem, her biçme sonrasında kökündeki o güçlü enerjiyle yeniden doğar ve yaklaşık 28-35 gün içinde tekrar biçim olgunluğuna gelir. Çiftlik hayvanlarının tüketiminde çok besleyici role sahip olan bu yemlik bitki; biçildikten sonra tarlada hafifçe kurutularak kuru ot ya da yonca silajı olarak saklanabilir. Bu şekilde, kış aylarında bile hayvanlarınız için kaliteli yeşil yem stoğunuzu hazır tutmuş olursunuz.


Geçtiğimiz sezon bir üreticimiz, çok acele ederek bitki daha çiçek açmaya başlamadan erkenden biçmeye başlamıştı. Bu durum, doğal olarak bitkinin kök enerjisini tükettiği için ilerleyen zamanlarda verimi çok düşürdü. Yan arazideki deneyimli üretici ise tarlanın %10’luk kısmında mor çiçeklerin açmasını beklemişti. Çiçeklerin açmasını bekledikten sonra yaptığı hasat, yoncaların ömrünü korudu ve proteini yüksek olan kaliteli yemler elde etmiş oldu. Bu yüzden doğru zamanda yapacağınız biçim sizin için her zaman daha avantajlıdır.

Yonca Yetiştirirken Sulama Nasıl Yapılır?

Yonca tarımında sulama, tarlanın verim potansiyelini zirveye çıkaran en önemli unsurdur. Bu bitki güçlü kök yapısıyla kurak alanları bir süre tolere edebilse de; bol yapraklı bir yeşil aksam geliştirmek için sürekli olarak neme ihtiyaç duyar. Doğru bir şekilde sulama yapmak, her biçimde tarladan alınacak miktarı belirler. Sulama zamanı ise ezbere değil, arazinin yapısına göre belirlenmelidir. 


Örneğin, hafif ve kumlu topraklarda su hızla süzülüp gittiği için az miktarda ama sık aralıklarla sulama yapılmalıdır. Buna karşın su tutma kapasitesi yüksek olan killi topraklarda, bitki köklerinin nefes alabilmesi için sulama aralıkları daha uzun tutulmalı ve zemin asla çamur haline getirilmemelidir. Yazın kavurucu sıcaklarında bitkinin su tüketimi çok artacağı için sulama döngüsü hızlandırılmalıdır. Havaların serinlediği dönemlerde ise, bitkiyi tembelliğe alıştırmamak için sulamayı kademeli olarak azaltabilirsiniz.


Mevsim

Sulama Sıklığı (Genel)

Dikkat Edilecek Nokta

İlkbahar

10–14 günde bir

Toprak nemine göre azaltılabilir

Yaz

5–7 günde bir

Sıcaklık arttıkça ihtiyaç artar

Sonbahar

14–21 günde bir

Yağışlara göre ayarlanmalı

Kış

Genellikle gerekmez

Don döneminde sulama yapılmaz



Yemlik yonca bitkisi sulamasında yağmurlama ve hatlar arasına çekilen damla sulama sistemleri, suyun dipten bitki köklerine işlemesini sağladığı için sıklıkla tercih edilir. Sulama saati olarak ise, günün en serin vakitleri olan sabaha karşı veya akşamüstü saatleri seçilmelidir. Öğle güneşinin dik geldiği saatlerde sulama yapılırsa; su toprağa ulaşmadan buharlaşır ve yaprakların üzerinde güneş yanıklarına neden olur. Gelişigüzel sulama yapmak yerine bu modern yöntemleri kullanarak doğru saatleri seçmek, o hedeflediğiniz ot kalitesini de garantiye alır. 

Yonca Yetiştiriciliğinde Nelere Dikkat Edilmelidir?

Yemlik yonca tohumlarından yüksek kazanç elde etmek; bitkinin dilini iyi anlamaktan ve büyüme aşamalarında doğru adımları atmaktan geçer. Bu uzun yolculukta tarlanızın ömrünü ve biçim kalitesini bazı kurallara dikkat ederek koruyabilirsiniz. Bunların başında yabancı ot kontrolü gelir. Özellikle ekimden sonraki ilk aylarda, yonca fidecikleri çok zayıfken yabancı otlar tarlaları istila edebilir. Bu hassas dönemde, çapalama veya körpe fidelere zarar vermeyecek şekilde yabancı otlar temizlenmezse yoncalar baskılanır ve tarla daha yolun başındayken boş kalır. 


Bir de şu var; ilk biçim dönemi çok önemlidir. Üreticilerimizin en sık yaptığı hata, ilk biçimi sabırsızlıkla çok erken yapmaktır. Oysa bitkinin gelecekteki gücü, köklerinde biriktireceği enerjiye bağlıdır. Tarladaki yoncaların en az %10’luk kısmının çiçekler açmasını beklemek, bitkinin kök depolarını besinle doldurur ve tarlanın ömrünü uzatır. Benzer şekilde, sonbaharda yapılan son biçimde de bitkiye kış uykusuna hazırlanması için en az 6-8 haftalık bir süre tanınmalıdır; aksi halde kış donları bitkiyi savunmasız şekilde yakalar. 


Unutulmamalıdır ki yonca, toprağı azota bağladığı için kendisinden sonra ekilecek tahıllar için organik olarak zenginleşmiş bir miras bırakır. Yani yonca, sadece bugünün hayvan beslemesine değil, aslında tarlanın geleceğine yapılan en karlı yatırımdır.


Önceki yıllarda bir üreticimiz, ‘’kış gelmeden biraz daha yonca alayım’’ diyerek Kasım ayının başında, havalar iyice soğumuşken son kez biçim yaptı. Bu durumda bitki kış uykusuna savunmasız girdi ve kök boğazı dondu. Sonraki ilkbaharda o yoncalar geç uyandı ve yarı yarıya verim kaybetti. Çünkü yonca, kış soğuklarıyla mücadele edebilmek için ihtiyacı olan karbonhidrat rezervlerini köklerinde depolayamamıştı. Bu tecrübe bize net bir şekilde gösterdi ki; yonca tarımında doğanın takvimine uyum sağlamamak bir sonraki sezonu da olumsuz yönde etkiler. 

Yonca Tohumu Fiyatları

Yüksek proteinli yem bitkileri arasında hayvancılık işletmelerinin olmazsa olmazı olan yonca, tarlaya yapılan en akıllıca yatırımlardan biridir. Ancak üretime başlarken harcanacak bütçeyi belirleyen yonca tohumu fiyatları; tohumun yerli veya ithal oluşuna, kaplama şekline, saflık derecesine ve sertifika durumuna göre değişkenlik gösterir.  Bu fiyat farklılıkları aslında tamamen hasat döneminde üründen elde edeceğiniz kalite beklentisiyle ilgilidir.


Çimlenme gücü yüksek sertifikalı tohumlar, standart tohumlara göre daha farklı fiyatlara sahiptir. Aynı şekilde tohumun dış yüzeyini saran kaplamalı özel yonca çeşitleri de biraz daha yüksek maliyetlidir. Ancak bu çeşitlerin sunduğu firesiz çimlenme gücü, yabancı otlara karşı gösterdiği yüksek direnç gibi özellikler aradaki küçük maliyet farkını ilk biçimde bile  fazlasıyla kapatır. 


Tarlanızın toprak yapısına ve bulunduğunuz coğrafyaya en uygun yonca çeşidini seçmek; emeklerinizin karşılığını alabilmek için en önemli adımdır. Bölgenize uyum sağlayacak, yüksek verimliliğe sahip ve bütçenize en uygun yemlik yonca tohumu çeşitleri için İntfa Tarım ekibi ile iletişime geçebilirsiniz. 

Ücretsiz Kargo990 TL üzeri tüm siparişlerde
Sertifikalı TohumlukOrijinal ambalajda garantili
Yüksek Çimlenme%90 üstü çimlenme garantisi
Uzman DestekZiraat mühendisi danışmanlık