Sepetiniz şu an boş.
Roka tohumu, kızıl kahverengi tonlarında, hafif oval formda ve toplu iğne başı büyüklüğünde ve pürüzsüz dış kabuğu olan minik tanelerdir. Turpgiller ailesinden gelen bu şifa dolu yeşillik, geniş tarım alanlarında ve balkon saksılarında yetiştirilirken çok hızlı sonuç veren, üreticisini yormayan bitkilerin başında gelir. Kendi edindiğimiz tecrübelere dayanarak söylemeliyiz ki, roka tohumlarının suyu içine çekme gücü çok yüksek olduğundan, doğru toprak nemini buldukları an hızlıca çatlamaya başlarlar. Böylece kısa süre içinde toprak yüzeyine çıkıp hızla sofralarımızı süsleyen o has kokulu, etli yeşil yapraklara dönüşürler.
Peki, rokayı tarla ve bahçelerde bu kadar vazgeçilmez kılan şey nedir? Bize göre bunun en büyük nedeni, ekiminden sonra neredeyse bir ay gibi bir sürede hasat edilebilmesi ve çok az bakımla bile yüksek verimli olmasıdır. Ayrıca son yıllarda sağlıklı beslenme bilincinin artmasıyla birlikte, içeriğinde zengin mineraller ve yüksek oranda C vitamini bulunmasıyla rokaya olan ilgi de epey artış göstermektedir.
İster ticari kazanç amacıyla ister mutfaklarda taze tüketim amacıyla olsun; doğru tohumla başlangıç yaptığınızda roka, daima yüzünüzü güldüren bir sebze olacaktır. Sağlık için çok faydalı olan bu güzel lezzeti sofranıza taşımak için kendi üretim serüveninizi başlatabilirsiniz.
Roka tohumu elde etmek, bitkinin yaprak hasadı dönemini atlatıp boy atmasıyla, yani çiçeklenmesiyle başlayan çok keyifli bir döngüdür. Kendi üretim alanlarımızda bıraktığımız bitkilerde de izlediğimiz üzere, havalar ısınmaya başladıkça rokanın gövdesi uzar ve üzerinde sarımsı ve beyaz renkli küçük çiçekler kendini göstermeye başlar. Bu çiçeklerin dökülmesiyle birlikte, onların yerini fasulye kapsüllerine benzeyen ince ve uzun tohum zarfları alır. Bu kapsüller yeşilden tamamen sarıya dönüp kurumaya başladığında, içindeki minik tohumlar olgunlaşmış demektir. İşte tam da bu aşamada hasat için hızlı davranmak önemlidir; aksi takdirde kapsüller tarlalarda kendiliğinden çatlayarak tohumları toprağa döner.
Bizim önceliğimiz üreticilerimizin, genetik mirası koruyan atalık doğal çeşitleri kullanarak kendi tohumlarını kendilerinin elde etmesine yardımcı olmaktır. Bu geleneksel yöntem ile her sezon yeni bir maliyet ile karşılaşmadan sürdürülebilir bir üretim modeli kurabilirsiniz.
Tabii topladığınız bu değerli tohumların çimlenme gücünü 2-3 yıl boyunca kaybetmemesi için saklama koşullarına dikkat etmeniz de önemlidir. Bunun için nemi hapseden plastik kaplar yerine hava alan bez torbalar ya da kağıt zarfları tercih ederek serin ve karanlık ortamda muhafaza etmelisiniz. Eğer üretime sıfırdan başlayacaksanız çimlenme oranı yüksek olan yüksek dayanıklılığa sahip tohumları seçmeniz üretiminizin kalitesini belirleyen en önemli unsurdur.
Roka yetiştirmek isteyen üreticiler toprak pH dengesinin 6.0 ile 7.0 aralığında olmasına dikkat etmelidir. Eğer toprak aşırı kireçli veya çok asidik olursa bitki boy atamaz, besinlerden faydalanamaz; bunun sonucunda soluk renkli ve cılız yapraklar meydana gelir. Biz üretim alanlarımızda bu sorunun önüne geçmek ve toprağın besin deposunu doldurmak için ekime başlamadan en az birkaç hafta önce zemine iyice olgunlaşmış organik kompost ya da yanmış ahır gübresi uygulaması yapıyoruz. Bu ön hazırlık sayesinde toprak sadece beslenmeyle kalmıyor, aynı zamanda toprağın su tutma yeteneği de ideal seviyeye gelmiş olur.
Önemli Not: Roka ağır ve killi topraklardan nefret eder. Suyu sünger gibi tutan balçık kıvamındaki zeminler, roka köklerinin oksijensiz kalıp çürümesine sebep olur. Bu yüzden saksıda üretim yaparken toprağı hafifletmek için mutlaka torf ya da perlit gibi gözenekli malzemeler eklemelisiniz.
Özellikle balkonlarda roka yetiştirirken saksı derinliğini iyi ayarlamak önemli bir kriterdir. Bitki köklerinin aşağı doğru rahatça uzayıp bitkiyi besleyebilmesi için en az 15-20 santimetrelik kaplar kullanılmalıdır. Aksi halde, dar ve sığ kaplarda sıkışan kökler bitkiyi ciddi anlamda strese sokar. Bu durum da rokanın hızla kartlaşarak vaktinden önce çiçek açmasına ve yapraklarının da acı olmasına yol açar.
Roka, doğası gereği sıcak havaları sevmeyen ve serin iklimde en iyi şekilde gelişim gösteren bir bitkidir. Yazın o bunaltıcı günlerinde ekim yapıldığında bitki hayatta kalma moduna geçer ve yaprak oluşturmak yerine gövdesini yukarı doğru uzatarak çiçek açmaya odaklanır. Sapa kalkma, biz üreticilerin ise cıvatalama ya da tohum kaçma olarak bildiği bu durum devreye girdiğinde, yapraklardaki tüm besin lifleri sertleşerek tadı acılaşır.
Sofralarda aradığımız o çıtır, içi sulu olan nefis lezzeti tatmak için bölgenizin havasına uygun olacak şekilde doğru zamanı bulmak önemlidir. Her bölgenin farklı iklimini göz önüne aldığımızda, hasat verimliliğinin yüksek olabilmesi için tohum ekimini üç ayrı dönemde inceleyebiliriz.
İlkbahar Dönemi(Şubat Sonu-Nisan Başı): Toprak sıcaklığı 10°C ‘yi yakaladığı an ekim için en iyi dönemdir. Bahar güneşinin tatlı sıcaklığı tohumların hızla uyanmasında etkilidir.
Sonbahar Dönemi (Ağustos Sonu - Ekim) : Yazın o kavurucu sıcakları geride kalırken yapılan bu ekim, bizim en sevdiğimiz dönemdir. Çünkü hava sıcaklığı yavaş yavaş düştüğü için bitki strese girmez ve en kaliteli, aromatik yapraklarını oluşturur.
Kış Dönemi (Örtü Altı ve Saksı Ekimi) : Eğer korunaklı, güneş alan bir balkonunuz veya seranız varsa, kış soğuklarında bile sofralarınıza taze yapraklar çıkarabilirsiniz.
Kendi üretim sahalarımızdaki deneyimlerimize göre; sonbaharda yaptığımız ekimler, ilkbahara göre her zaman çok daha uzun soluklu bir hasat dönemi sunuyor. Hem sonbahar ekimlerinde havalar ısınmak yerine yavaş yavaş soğuduğu için bitki sapa kalkma stresine girmiyor ve bu sayede aynı kökten birçok kez kaliteli yaprak hasat edebiliyoruz.
Roka bitkisi, fide yapıp şaşırtılmayı pek sevmeyen bir bitkidir. Kök yapısı çok hassas olduğu için doğrudan yetiştirileceği alana ekilmesi çok daha sağlıklı ve olumlu sonuçlar verir. Zaten tohumu ilk günden itibaren kalıcı yerine ekmek, bitki köklerinin strese girmesini engeller ve hasat süresini de öne çeker.
Tohumları toprağın yaklaşık 0.5-1 cm derinine bırakmalısınız. Eğer tohumları gereğinden fazla derine ekerseniz, minik roka tohumları yüzeye çıkacak gücü bulamaz ve toprak altında çürümeye başlar. Bu nedenle ekim sonrasında tohumların üstüne hafif bir toprak dökerek kapatıp elinizle hafif şekilde bastırmanız, çimlenme seviyesini artırmak için yeterlidir.
Tarımsal faaliyetlerde roka üretimi yaparken genellikle 20-25 cm boşluk bırakıyoruz; sıra üzeri mesafelerde ise tohumları 5-10 cm aralık olacak şekilde serpiştiriyoruz. Ev bahçelerinde roka yetiştirirken tohumlar elinizden biraz fazla kaçsa bile hiç endişe etmeyin; çimlenme sonrası sıkışık olan yerleri sökerek yani seyreltme yaparak elde etmiş olduğunuz bu körpe yaprakları salatalarınızda değerlendirebilirsiniz.
Öncelikle ekim işlemi tamamlandıktan sonra toprağa biraz bastırarak sabitlemek, tohumun toprakla temasını artırır. Tam da bu noktada sulama şekli büyük önem taşır. Çünkü sert ve yoğun şekilde sulama yapmak küçük tohumları yerinden kaydırıp bir köşeye yığabilir. O yüzden fısfıs yardımıyla, tarlalarda ise yağmurlama yöntemiyle toprağın yalnızca nemlenmesini sağlayacak şekilde hafif sulama yapılması önerilir.
Roka tohumlarının toprakla buluştuktan sonra filizlenme hızı, tamamen ortamın ve toprağın sıcaklığına bağlıdır. Sahadaki denemelerimizde toprak sıcaklığı 15-20°C arasındayken tohumların genellikle 5 ila 7 gün arasında patlayarak yüzeye çıktığını gördük. Hatta ideal şartlar altında 18°C sabit sıcaklıkta 6. günün sonunda neredeyse %80’den fazla başarı elde ediyoruz.
Ancak havalar serinlemeye başladıkça bu süre yavaşlar; örneğin erken bahar ekimlerinde toprak sıcaklığı 10-12°C civarına düştüğünde, aynı tohumların uyanması iki haftayı bulabiliyor ve çimlenme oranı %60 civarında kalıyor. Buna göre ekim yapılacak zamanı sadece aya göre değil, toprak sıcaklığına göre planlamak başarıyı önemli oranda artırır.
Çimlenme sürecinde üreticilerin en çok yaptığı hataların başında ise yanlış sulama ve bayat tohum kullanımı gelir. Roka tohumu çimlenene kadar toprağın devamlı nemli kalmasını ister. Fakat aşırı sulama yaparak toprağı çamur haline getirirseniz tohumlar oksijensiz kalarak hemen çürür. Eğer tam tersini yani çok az sulama yaparak toprağı tamamen kurutursanız da bitkinin gelişimi durur.
Bunun yanı sıra, en uygun derinlik olan 1 santimetrenin üzerinde yapılan çok derin ekimler de tohum güneşi göremeden toprak altında enerjisini tüketir. Şunu söyleyebiliriz ki; 2 yılı aşkın sürede uygun olmayan şekilde saklanan tohumların da çimlenme oranı oldukça düşüktür. Bu nedenle ekime başlamadan önce nemli bir bez arasında küçük bir test yapmak tohumunuzun çimlenme gücünü gösterir. Böylece tarlalarda emek ve zaman kaybı da yaşamamış olursunuz.
Roka tohumu toprağa ekildikten sonra, çeşidin yapısına ve hava şartlarına bağlı olarak ortalama 35-40 gün içinde ilk hasat olgunluğuna ulaşır. Kaliteli bir roka hasadı için en iyi ölçüt, bitkinin o geniş ve etli yapraklarının 8-12 cm boyuna ulaşmış olmasıdır. Üretim alanlarımızda yetiştirilen rokalarda bu boyutun altında kalan körpe yapraklarda rokanın o karakteristik aroması tam oturmamıştır. Buna karşılık hasatta gecikme olduğunda ise yaprak damarları odunsulaşır ve bitki acılaşarak pazar değerini kaybeder. Sahada uyguladığımız çoklu biçim yöntemi sayesinde, bitkinin kök boğazının yaklaşık 2 cm üzerindeki yaşlı ve geniş yaprakları biçerek, büyüme noktasını korumuş oluyoruz. Böylece kökler topraktan beslenmeye devam ederek kısa zamanda yeni yeni yapraklar vermeyi sürdürür. Ayrıca unutmamanız gerekir ki, her biçimden sonra hafif bir sulama yapmak ve toprağa az miktarda azotlu gübre vermek sonraki hasadın kalitesini katlayacaktır.
Hasat yapılırken dikkat edilmesi gereken en önemli detay, yaprakları el ile asılarak koparmak yerine iyice temizlenmiş keskin bir bıçak ya da makas kullanımıdır. Zira elle çekerek çıkarılan yapraklar bitkinin köklerini sarsar ve kök boğazında mantar hastalıklarına zemin hazırlar.
Özellikle sonbahar döneminde yapılan ekimlerde, havaların yavaş yavaş soğuması bitkinin yaprak oluşturma sürecini uzattığı için soğuklar iyice bastırana kadar düzenli şekilde taze yaprak biçimi yapabiliyoruz. Bahar yetiştiriciliğinde ise durum değişir, süreç daha hızlı akar. Bu nedenle havalar aniden ısınmadan elinizi çabuk tutmanız ve geniş yaprakları hızla toplamanız hasat verimliliği artırır.
Roka tohumu fiyatları, seçilen çeşidin genetik durumuna, paket içinde bulunan miktara göre değişkenlik gösterir. Ticari üretimde tercih edilen standart tohumlar ile atalık tohumlar arasında doğal olarak fiyat farklılıkları olabilmektedir. Burada en önemli nokta, üretim yapacağınız alanın büyüklüğüne göre doğru paketi seçmektir. Eğer amacınız sadece balkonda ya da küçük bahçelerde kendi rokanızı yetiştirmekse, küçük gramajlı paketler işinizi fazlasıyla görür. Ancak daha büyük ölçekli bir üretim planlıyorsanız toplu paketler halinde alım yapmak maliyetlerinizi ciddi oranda düşürecektir.
Saksılarda kolayca yetişen türlerden, açık tarla üretiminde kullanılan dayanıklılığı yüksek çeşitlere kadar birçok tohum ürünümüz bulunmaktadır. Bölgenizin iklim yapısına, üretim şeklinize ve bütçenize uygun tohumu nokta atışı belirlemek için İntfa Tarım ekibi ile iletişime geçmeniz yeterlidir. Doğru çeşidi erkenden seçip sezona güçlü başlangıç yapmak, kazancınızı artırır.