Sepetiniz şu an boş.
Biftek domates tohumu, ülkemizde küçük bahçelerden profesyonel seracılara kadar geniş bir kesimin ilgisini çeken güzel bir domates çeşidinin tohumudur. Özellikle de son birkaç yılda biftek domates o göz alıcı güzel ve büyük alışılmadık görünümüyle sosyal medyada da çok fazla paylaşıldığı için daha çok dikkat çeker ve aranır hale geldi.
Peki biftek domatesin tohumunu satın almadan önce neleri bilmenizde yarar var? Ekimden hasada kadar tüm süreci, toprak tercihinden sulama sıklığına dek bu domatesin yetiştiriciliğini yapmayı düşünenler için aşağıda sırasıyla ele alıyoruz.
Beef domates, İngilizce "beefsteak tomato" ifadesinden Türkçeye geçmiş bir çeşit adıdır. Dilimize "biftek domatesi" ya da "bif domates" olarak yerleşmiş olsa da kasaplık anlamıyla aslında biftek ile hiçbir ilgisi yok; buradaki "beef" ifadesi, etin iri ve dolgun yapısına benzetmeyle meyvenin dolgunluğunu ve ne kadar güzel olduğunu tanımlamak için kullanılmıştır.
Bu çeşidin ayırt edici özelliği meyvesinin iriliğidir. Ortalama bir sofralık domates 80-120 gram arasında kalırken, biftek domates kolaylıkla 400-800 gram arasına ulaşır. Bazı özel yetiştirme koşullarında ise 1 kilogramı geçen örneklere de rastlanır (ki bu tek bir ürün için hiç de az değildir). Meyve yüzeyi hafif nervürlü, kaburga yapısına benzer bir görünümdedir; bu yüzden market raflarında kolayca tanınmaktadır.
Öte yandan aslında "biftek domates" tek bir tür değil, aslında bir kategoridir. Bu kategori içinde Marmande, Costoluto Fiorentino, Brandywine gibi farklı çeşitler yer alabilir. Her birinin olgunlaşma süresi, rengi ve tadı kendi içinde biraz farklıdır. Herhangi bir çeşit "beef domates tohumu" olarak satılıyorsa, bu etiketin altında hangi spesifik varyetenin bulunduğunu sormak her zaman daha mantıklıdır.
Tohumların iç mekânda viyollere ya da küçük saksılara ekilmesi için en uygun dönem Şubat ayının ortasından Mart sonuna kadar uzanır. Bu zamanlama, fideler dışarıya taşınmadan önce yeterince güçlenmesini sağlayacaktır çünkü biftek domatesi soğuğa karşı hassas bir bitki türüdür.
Ekim derinliği yaklaşık 0,5-1 cm olmalıdır. Tohumlar çıkış torfu veya perlit karışımı içeren hafif, iyi drene olan bir ortama ekilir. Sıcaklık en kritik unsurdur; tohum çıkışı için zemin sıcaklığının 20-25°C arasında kalması gerekir. Bu aralığın altına düşüldüğünde çimlenme ciddi şekilde yavaşlar ya da hiç gerçekleşmez.
Sahadaki gözlemlerimize göre en çok yapılan hata, tohumları fazla derine gömmektir. 1,5 cm yi geçen ekimde tohumun çıkış gücü zayıf kalıyor ve çimlenme oranı düşüyor. Sığ ekimde ise nem kaybı hızlı olduğundan toprak yüzeyinin plastik örtü ile kapatılması, nem dengesini korumak açısından faydalı bir uygulamadır.
Uygun sıcaklık ve nem koşullarında biftek domates tohumları 5 ila 10 gün içinde çimlenir. 25°C'nin üzerinde tutulan tohum yataklarında bu süre kimi zaman 4-5 güne kadar bile iner. Ancak sıcaklık 18°C'nin altında kalırsa çimlenme 14 güne hatta daha uzun bir süreye kadar da uzayabilir.
Çok sorulan bir soruya yanıt verelim, "tohumum 10 günde çıkmadı, ne yapayım?" Panik yapmak için erken. Eğer toprak yeterince nemli ve sıcaklık 20°C civarında ise birkaç gün daha beklemek en doğrusu olacaktır. Tohumun kalitesi ve saklama koşulları da çimlenme süresini etkileyen faktörler arasındadır; nem veya aşırı ısıya maruz kalmış tohumlarda çimlenme oranı düşer.
Bir noktayı gözden kaçırmamamız gerekiyor, çimlenme oranı genelde hiç bir zaman %100 olmayacaktır. Kaliteli bir tohum partisinde bile %85-95 arasında bir oran beklenir ki bu çok iyi bir çimlenme yüzdesidir. Dolayısıyla yüz tohumda 5-10 tohumun çimlenmemesi durumu zaten beklenen ve gayet olası bir durumdur.
Tohumun çimlenmesinden fide olarak dikime hazır hale gelmesine kadar geçen süre yaklaşık 6 ila 8 haftadır. Bu süreçte fide 15-20 cm boya ulaşır, gerçek yaprakların en az 3-4 kümesini oluşturur ve sapı da yeterince kalınlaşır.
Geçen sene bir müşterimiz fidelerini normalden biraz daha erken toprağa dikmiş fakat bitkiler uzun bir süre büyümeden öylece kalmış. Aslında bunun temel nedeni ise fidelerin henüz toprağa dikilecek kadar güçlenmeden erken dikilmiş olması. Kök yapısı iyice güçlenmeden açık alana dikimi yapılan domatesler ne yazık ki dışarıdaki fiziksel şartlara uyum sağlamakta zorlanıyor. Bunun için fideler dış ortama alışsın diye ilk etapta bir sertleştirme uygulaması yapılması isabetli olur bu işlemde genelde fide yetiştirme seralarında kapalı ortama alışmış olan fideler gündüzleri bir kaç saat boyunca açık havaya çıkarılıp tekrar içeri alınmak suretiyle dış ortam şartlarına uyumlu hale gelmesi sağlanır.
Fideler toprağa dikildikten sonra biftek domatesi genellikle 70 ila 90 gün içinde ilk ürünü verir. Bu süre biftek domates çeşidine, bölge iklimine ve yetiştirme yöntemine göre biraz değişebilse de; serada yetiştirilen domateslerin açık havaya göre genellikle birkaç hafta daha erken ürün verdiğini söyleyebiliriz.
Ülkemizin Ege ve Akdeniz bölgelerinde açık tarlada Mayıs başında dikilen biftek domateslerinde Temmuz sonu veya Ağustos başında hasat süreçleri başlar. İç Anadolu'da ise fide dikimleri daha geç yapıldığından hasat Ağustos-Eylül dönemine kalabilmektedir. Karadeniz kıyılarında yaz boyunca devam eden serin havalar olgunlaşma süresini uzatabileceği için bu bölgede erkenci biftek domates çeşitlerinin tercih edilmesi daha doğru bir yaklaşım olacaktır.
Önemli bir not: Biftek domates genellikle "indeterminate" yani sınırsız büyüme eğilimi gösteren türlerden oluşmaktadır. Bu durum üretimin sezon boyunca devam edeceği ve tek seferde bitmeyeceği anlamına da gelmektedir. Özellikle de düzenli budama ve bakım yapılması durumunda biftek domates çeşitleri sezon boyunca ürün vermeye devam eder.
Tüm domates çeşitlerinde olduğu gibi biftek domatesi de iyi havadar, geçirgen ve organik maddece zengin toprakları tercih eder. Ağır ve killi yapıdaki yoğun kıvamlı topraklar ise gereğinden fazla su tutar ve kök boğulmasına neden olabilir. Çok fazla kumlu topraklar ise neredeyse hiç nem tutamaz, bu durumda da ürün verimi azalmaktadır
Biftek domates yetiştiriciliği için ideal olarak kabul edilen toprak pH değeri genelde 6,0 ile 6,8 arasında olup bu aralığın dışında bitkinin besin alımı zorlaşabilmektedir; özellikle çinko ve manganez gibi bazı mikro elementlerden bitkinin yararlanması asidik veya alkali koşullarda olumsuz etkilenebilir.
Toprağa biraz torf ve perlit karıştırmak köklerin havalanmasını sağlar ve bitkinin besin - su emilimini kolaylaştırır. Eğer bulabiliyorsanız yanmış ahır gübresi kullanmak toprağın organik yapısını zenginleştirir ve domateslerinizin daha lezzetli olmasına yardımcı olur.
Son don tarihi geçtikten sonra, toprak sıcaklığı 15°C lerin üzerine çıktığında açık alana fide dikimi yapılabilir. Türkiye'nin batı ve güney kıyılarında bu dönem Mart sonu-Nisan başına denk gelirken, İç Anadolu'da Mayıs başı don riskinin ortadan kalkmış olması bakımından daha güvenli bir zamandır.
Biftek domates büyük yapraklı ve geniş taçlanan bir yapıya sahip olduğundan gerek bitkilerin ışık ve su rekabetine girerek enerjisini boşa harcamaması, gerek yapraklar arasında hava dolaşımının sağlanması bakımından fide dikimi esnasında bitkiler arasında en az 60-70 cm, sıra aralarında ise 80-100 cm mesafe bırakılması önerilen bir uygulamadır.
Fide dikimi sırasında fideler çukurun içine biraz daha eğik yerleştirilebilir; çünkü domatesin sapı boyunca kök çıkarma özelliği vardır ve derin ya da eğik dikim daha güçlü bir kök sistemi oluşmasına yardımcı olacaktır. Dikim sonrasında toprak bitkinin dibine doğru hafifçe sıkıştırılır ve arkasından hemen bolca can suyu verilir.
Sulama düzenine dikkat etmemek rastgele kontrolsüz sulama yapmak, biftek domatesi yetiştiriciliğinde en çok hata yapılan konuların başında gelir. Domates düzenli sulamayı seven bir bitkidir. Bir dönem yoğun sulama, uzun bir süre boyunca hiç sulama yapmama domates yetiştiriciliğinde büyük bir hata olur. Az olsun ama devamlı olsun mantığı domateste aynen geçerlidir. Sulama düzeninin dengesizliği, aşırı sulamanın arkasından bir dönem hiç sulama yapmamak sonra tekrar yoğun sulama yapmak genelde meyve çatlaması,çiçek burnu çürüklüğü (BER) gibi problemlere zemin hazırlayabilmektedir.
Damla sulama sistemi biftek domates yetiştiriciliği için aslında en uygun olan yöntemdir. Köklerin düzenli ve ölçülü bir şekilde suya erişmesini sağlar, ve yaprakları da ıslak bırakmadığı için mantar hastalıklarının önüne geçer. Eğer damlama sistemi kurulumu mümkün değilse, sulama her gün aynı saatte yapılmalı köklerin nemli kalması sağlanmalıdır.
Sulama zamanı konusunda bir başka yaklaşım toprağın nem durumunu düzenli olarak kontrol ederek sadece toprak nem oranı düştüğünde sulama yapmaktır. Toprağın nem durumunu kontrol etmek için ise parmağınızı 5-7 cm kadar derine bastırarak yaş olup olmadığına bakabilirsiniz. Eğer toprak kuru ise sulama zamanı gelmiş demektir. Yine de bununla uğraşmak yerine toprağı her zaman nemli tutacak şekilde günlük azar azar sulama yapılması daha yönetilebilir ve de verimli bir sulama uygulamasıdır.
Gübre zamanlaması ve kullanılan gübre içeriği ile türü, biftek domates için verimi doğrudan etkileyen unsurlardır diyebiliriz. Bitkinin büyüme aşamasına göre ihtiyaç duyduğu besin elementleri değişebilmektedir; bu yüzden tek tip gübre uygulaması ile iyi bir sonuç elde edilmesi zordur.
Dikimden önce toprağa yanmış ahır gübresi veya kompost karıştırılması bitkinin ilk haftalarda ihtiyaç duyduğu organik besin ihtiyacını karşılamak için yeterli olur. Çiçeklenme başlamadan önce yüksek azotlu gübreler büyüme sürecini hızlandırır. Çiçeklenme ve meyve bağlama döneminde ise azot azaltılarak fosfor ve potasyum ağırlıklı gübrelemeye geçilir; çünkü bu dönemde azotun fazlası yaprak büyümesini teşvik ederek, meyve gelişimini yavaşlatıcı yönde çalışabilmektedir.
Yeri gelmişken şunu da belirtelim; kalsiyum eksikliği biftek domates yetiştiriciliğinde sık karşılaşılan bir sorundur. Çiçek ucu çürüklüğünün bir nedeni de zaten kalsiyum yetersizliğidir; ancak bu çoğunlukla topraktaki kalsiyum azlığından değil, aslında düzensiz sulamadan kaynaklanır. Kalsiyum alımı sürekli ve dengeli bir nem ortamında düzgün bir şekilde gerçekleşmektedir.
Bu konu ciddi bir kafa karışıklığına neden olabilmekte. Biftek domates hem açık tozlaşmalı (OP) hem de F1 hibrit formda bulunabilmektedir. Marka veya satıcıya göre paket içeriği farklı olabilir, dolayısıyla tohum satın alırken doğal tozlaşmalı veya hibrit F1 olup olmadığına siz de bakabilirsiniz.
Açık tozlaşmalı (OP) çeşitler, hasat edilen meyvelerden alınan tohumların bir sonraki yıl tekrar ekilebileceği çeşitlerdir. Brandywine veya Costoluto Fiorentino gibi geleneksel çeşitler bu gruba giren ürünlerdir. F1 hibrit çeşitlerin tohumları ise ebeveyn özelliklerini bir sonraki nesil olan F2 ye aktaramaz; bu nedenle de her yıl yeniden tohum satın almak gerekir. Bununla birlikte hibrit F1 biftek domates çeşitleri genellikle hastalıklara karşı daha dayanıklı olup sezon boyunca ürün alabileceğiniz ticari yetiştiriciliğe çok daha uygun türlerden oluşmaktadır.
Küçük ölçekli bahçeler için açık tozlaşmalı biftek domates çeşitleri genel olarak daha avantajlı bir tercih olabilir çünkü bu üretici grubu bir sonraki seneye tohum bırakarak yeniden üretim yapmayı sever. Ticari üretimde ise durum çok farklıdır, F1 hibritlerin tutarlılığı, kalitesi ve hastalıklara yüksek dayanıklılığı ön plandadır.
Biftek domates tohumu fiyatları; çeşide, paket miktarına ve satıcı firmaya göre önemli farklılıklar gösterebilmektedir. Açık tozlaşmalı geleneksel çeşitlerin tohumları genellikle F1 hibrit tohumlara göre daha uygun fiyatlıdır.
Küçük paketler bireysel hobi amaçlı üretim yapan üreticiler için daha pratik bir başlangıç noktası olabilir; toptan satışa yönelik büyük ölçekli üretim yapan ticari üreticiler için ise büyük miktarda tohum içeren ambalajlara yönelmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Fiyatlar stok durumuna, çeşide ve sezona göre küçük değişiklikler gösterebileceğinden en doğru bilgiyi almak için müşteri hizmetlerimizle iletişime geçmek en doğrusu olacaktır. Hangi çeşidin üretim bölgenize, tarlanıza ve hedeflediğiniz üretim miktarına daha uygun olacağını öğrenmek için alanında uzman ziraat mühendislerimizden ücretsiz danışmanlık talep edebilirsiniz.