Sepetiniz şu an boş.
Bodur domates tohumu, özellikle sebze yetiştirme meraklısı küçük bahçe sahiplerinin, balkonda domates yetiştiriciliğine merak saranların ve sınırlı alanda bolca ürün almak isteyenlerin ilk tercihlerinden biri olmaktadır. Bu tohum grubu, belirli bir boy sınırına ulaştıktan sonra büyümesini kendiliğinden durduran, bu sayede kontrol edilmesi çok daha kolay olan domates bitkilerine dönüşmektedir. Bodur domates öyle teferruatlı bir bakım gerektirmez, uzun kazık ya da sırık istemez, çoğu zaman kendiniz de herhangi özel ekipman veya destek olmadan bu domatesi yetiştirebilirsiniz.
Tecrübelerimize göre, bodur domates tohumlarını tercih eden kullanıcıların büyük çoğunluğu ilk yıllarında "sırık domatesin bakımından bunaldım" diyerek bu çeşitlere yöneliyor. Ve bir kez geçtikten sonra büyük kısmı sırık domatese geri dönmüyor; çünkü bodur domates yetiştirmek sırık domatese göre daha kolay geliyor.
Müşteri geri bildirimlerine baktığımızda, ülkemizde özellikle Ege ve Marmara bölgelerindeki küçük üreticilerin bodur çeşitlere olan ilgisinin son birkaç yılda belirgin biçimde arttığını söyleyebiliriz. Balkonda saksılarda bodur domates yetiştirme merakının bu denli yaygınlaşması da bu talebi besleyen ana etkenlerden biri olduğunu söylemek mümkün.
Bodur domates, bitki genetiği bakımından "determinate" olarak tanımlanan, yani büyümesi genetik olarak sınırlandırılmış domates çeşitlerini kapsar. Bu bitkilerin boyları genellikle 40 ile 80 santimetre arasında kalır, belirli bir noktada gövde ucunda çiçek salkımı oluşturur ve ardından boyca büyümelerini tamamlar. Tüm meyveler hemen hemen aynı dönemde olgunlaşır.
"Oturak domates" tabiri, halk arasında yaygın kullanılan bir söylemdir. Bitkinin kısa kalması ve salkımların yere yakın oturur gibi görünmesi bu bu şekilde isimlendirilmesine neden olmuştur diyebiliriz. Botanik açıdan bakıldığında ise ayrım, büyüme bitiş noktasında düğümlenen çiçek tomurcukları üzerinden yapılır.
Her bitkinin olduğu gibi bodur domatesin de güçlü ve zayıf yanları vardır. Bunları dürüstçe ortaya koymak, gerçek bir yetiştiriciye çok daha fazla yardımcı olacağından burada tarafsız bir şekilde bodur domates yetiştirmeyi düşünenlere yardımcı olmaya çalışalım.
Bodur domatesin güçlü yanları şu şekilde özetlenebilir;
Bodur domates sırık gerektirmez; dal budaması zorunlu değildir, bu nedenle bakımı da kolaydır.
Bodur domateste tüm meyveler kısa süre içinde olgunlaşır; salkım salkım toplu hasat yapabilirsiniz.
Küçük alanlarda, saksılarda ve teraslarda kolayca yetiştirilebilir.
Kompakt yapısı nedeniyle fırtına ve rüzgâra karşı daha dirençli bir bitkidir.
Çok fazla tecrübe istemediği için acemi domates yetiştiricileri için ilk etapta daha uygundur.
Zayıf yanlar ise şunlar;
Toplam alacağınız ürün miktarı, iyi bakımlı bir sırık domatese göre genellikle daha düşük kalmaktadır.
Tüm meyveler eş zamanlı olgunlaştığı için bu kadar domatesi kısa sürede değerlendirmek çok zor olabilmektedir.
Oturak domateste çeşit seçeneği, sırık domatesle kıyaslandığında daha sınırlıdır.
Kısaca, sezon boyunca sürekli taze domates toplamak isteyen biri için bodur çeşitler uygun olmayabilir.
Bu iki tipin arasındaki temel fark, büyüme biçiminden kaynaklanıyor. Sırık domates, determinate olmayan yani "indeterminate" yapıdadır; hasat sezonu boyunca büyümeye devam eder, yan sürgünler verir ve doğru budanıp desteklendiğinde üretim sezonu boyunca düzenli ürün vermeyi sürdürür. Bodur domates ise belirli bir boyda büyümesini tamamlar ve çoğunlukla tek seferlik büyük bir hasat verir.
Aşağıdaki tablo iki tipi temel özellikler bakımından karşılaştırır:
Hangi durumda hangisini tercih etmeli? Balkon, teras ya da küçük bahçe söz konusuysa bodur çeşitler daha uygundur. Geniş tarlalarda ya da büyük bir bahçede, uzun dönem düzenli hasat hedefleniyorsa sırık çeşitler daha mantıklıdır. Yeri gelmişken şunu da belirtmekte fayda var, ikisini bir arada yetiştiren üreticiler de yok değil; sezonun ilk kısmında bodur, devam eden haftalarda sırık domates ile pazara yönelik üretim planlaması yapabiliyorlar.
Ekim zamanlamasının başarılı bir sezon için en kritik noktalardan biri olduğunu biliyoruz. Bodur domates tohumları için doğru ekim zamanı, hem bölgenin iklim koşullarına hem de yetiştiricilik yöntemine göre değişkenlik gösterir.
İç mekânda ya da serada fide yetiştirme yöntemiyle başlanacaksa Şubat ayının ikinci yarısı ile Mart başının en ideal tohum ekim zamanı olduğunu söyleyebiliriz. Bu tarihte hazırlanan fideler, Nisan sonu ile Mayıs başında dışarıya alınabilecek duruma gelecektir. Ülkemizin Akdeniz ve Ege kıyılarında bu takvim biraz öne çekilebilir; bazı üreticiler Ocak ayında serada fide yetiştiriciliğine başlamaktadır. İç Anadolu ve Doğu Anadolu gibi kış koşullarının daha sert geçtiği bölgelerde ise Mart ortası bile erken sayılabilir.
Doğrudan toprağa (ya da saksıya) ekim yapılacaksa toprak sıcaklığının en az 15–18 °C'ye ulaşmış olması gerekir. Çünkü domates tohumları düşük toprak sıcaklığında ya hiç çimlenemez ya da çok yavaş çimlenir ve bu durum fidelerin zayıf olmasına neden olabilir. Geçen yıl bir müşterimiz, Karadeniz bölgesinde Nisan başında doğrudan toprağa ekim yapmış ve tohumların üç hafta geçmesine rağmen çimlenmediğini deneyimlemiş, toprak sıcaklığını ölçtüğünde en fazla 12 °C de kaldığını ve toprağın çimlenme için gerekli sıcaklık eşiğine henüz ulaşmadığını fark etmişti.
Bodur domates, besin yönünden zengin, iyi drene olan ve hafif asidik toprakları tercih eder. pH değerinin 6,0 ile 6,8 arasında olması idealdir. Bu aralığın dışında kalan topraklarda bitkinin besin alımında sıkıntılar yaşanabilir; özellikle demir ve mangan eksiklikleri genelde pH değerine bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.
Ağır killi topraklar drenajı engeller; dolayısıyla köklerin havasız kalması ve kök çürüklüğü riski artar. Kum ya da perlit karıştırarak bu sorun giderilebilir. Çok kumlu topraklar ise suyu ve besinleri yeterince tutamaz; kompost ya da yanmış ahır gübresi eklenerek bu toprakların organik madde içeriği artırılmalıdır. Saksıda bodur domates yetiştirmeyi düşünenler için piyasada hazır domates toprağı karışımları mevcuttur ve bunlar kullanılabilir, ancak bu karışımlara perlit eklemek, uzun dönemde kök sağlığı açısından daha faydalı olacaktır.
Saha gözlemlerimize göre, küçük ölçekli bahçelerde en sık yapılan hatalardan biri toprağın yeterince hazırlanmamasıdır. Çok sayıda kullanıcı, toprağa doğrudan fide dikmiş ve verimde düşüş gözlemlemiştir; oysa ekim öncesinde toprağa 5–10 cm derinliğe işlenmiş kompost eklemek bu sorunu büyük ölçüde çözmektedir.
Öte yandan önceki sene domates veya biber tarımı yapılan topraklarda tekrar domates tarımı yapılması önerilmez topraktan kaynaklı hastalık yükü bu yolla birikir ve başta farketmediğiniz problemler ilerleyen haftalarda kendini göstermeye başlar. Bu nedenle dönüşümlü tarım uygulanması veya toprağın bazı dönemlerde boş bırakılarak dinlenmeye bırakılması hastalık baskısının azaltılması bakımından kayda değer uygulamalardandır.
Domates düzenli sulama ister, düzensiz sulama ise özellikle çiçeklenme ve meyve tutma dönemlerinde bazı sıkıntılara neden olabilmektedir. En sık karşılaşılan sorunlardan biri olan "çiçek dibi çürüklüğü" aslında büyük ölçüde kalsiyum eksikliğinden değil, düzensiz sulamadan kaynaklanır; çünkü kalsiyum ancak su ile taşınır ve sulama aksadığında bitki onu alamaz.
Domatesin sulanmasında şu noktalara dikkat etmekte yarar vardır,
Toprağın üst 5 cm'si kuruyunca sulama yapılmalıdır; bu genellikle yaz aylarında günde bir, bahar ve sonbaharda iki üç günde bir anlamına gelir.
Domateste yapraklar mümkün olduğunca ıslatılmamalıdır; toprağa kök boğazına yakın ama yapraklara değmeyecek şekilde sulama yapılması en sağlıklı olan uygulamadır.
Saksıda yetiştirilen bitkilerde drenaj deliklerinden su akana kadar sulama yapılması ve saksı altlığında su birikmesinin önlenmesi gerekir ki su içinde kalan köklerde çürüme olmasın.
Gübreleme konusunda ise iki temel döneme göre farklı bir strateji izlenir. Büyüme döneminde bitkinin daha çok azota ihtiyacı vardır; bu dönemde dengeli bir NPK gübresi veya organik bazlı bir büyüme gübresi tercih edilebilir. Çiçeklenme başladıktan sonra ise azot oranı düşürülmeli, fosfor ve potasyum ağırlıklı bir gübrelemeye geçilmelidir. Çünkü yüksek azot, çiçeklenme döneminde bitkiyi meyve üretmek yerine yaprak büyütmeye yönlendirir.
Bir diğer nokta, gübreyi her zaman nemli toprağa uygulamaktır. Kuru toprağa granül gübre uygulamak kök yakmasına neden olabilir.
Bodur domates, sırık domatesin aksine fazla budama gerektirmez. Bununla birlikte, temel bakım işlemlerini ihmal etmek ürün kalitesini düşürebilmektedir. Özellikle ana gövdeye yakın toprak üstü yaprakların temizlenmesi ve havalanmayı engelleyen alt dalların alınması, hem fungal hastalıklara karşı koruma sağlar hem de meyve gelişimini teşvik eden bakım uygulamalarıdır.
Oturak domateslerde en sık görülen hastalıklar ise genelde şunlardır;
Erken yanıklık (Alternaria): Alt yapraklarda koyu lekelerle başlar, ilerleyerek tüm bitkiyi etkileyebilir. Bakırlı preparatlarla bu hastalığa karşı etkili bir şekilde mücadele edilir.
Geç yanıklık (Phytophthora): Yağışlı ve serin havalarda çok görülür. Çok hızlı yayılır; bu nedenle erken müdahale şarttır.
Mozaik virüsü: Yapraklarda renk bozukluğu ve şekil bozukluğu ile kendini gösterir. Kimyasal mücadelesi yoktur; hasta bitkiler sökülerek imha edilmelidir.
Kırmızı örümcek, beyazsinek ve yaprak galeri sinekleri domatesin en çok bilinen zararlılarındandır Kırmızı örümcek özellikle de sıcak ve kuru dönemlerde çok sık görülür; yaprak altlarından sararma ile kendini belli eder. Biyolojik mücadele olarak faydalı böcek salımı ya da sabun bazlı preparatlar tercih edilebilir.
Sanılanın aksine domates pek de hastalıklara karşı dayanıklı değildir, özellikle balkonda saksılarda domates yetiştiriyorsanız havalandırma yetersizliği nedeniyle fungal hastalıklar beklenmedik hızda yayılabilir. Bitkilerin birbirine çok sıkışık ve dipdibe dikilmesi, her iki bitki arasında hiç olmazsa bir 40–50 cm kadar olsun mesafe bırakılmaması bu sorunu besleyen en önemli etkenlerdendir.
Öte yandan, hastalık mücadelesinde zamanlamanın da önemi büyüktür. Belirti görüldükten sonra değil, riskli hava koşulları (uzun süreli yağış, yüksek nem) öncesinde koruyucu uygulamalar yapmak ve önlemler almak çok daha akılcı bir yaklaşım olacaktır.
Bodur domates tohumu fiyatları, çeşitten çeşide, paket gramajından gramaja ve üretici markadan markaya göre farklılıklar gösterebilmektedir. Standart bir paket genellikle 0,5 gram ile 5 gram arasında tohum içerir; ticari kullanım için 1kg dan 10 kg a kadar çok büyük ambalajlar da mevcuttur. Hibrit çeşitler ile açık tozlanan (standart) çeşitler arasında da fiyat farkı vardır; çünkü hibrit tohumun üretimi normalden çok daha maliyetlidir.
Bodur domates tohumu fiyatları hakkında güncel bilgiye ulaşmak, hangi çeşidin bahçenize ya da üretim yapacağınız yere uygun olduğunu belirlemek ve doğru miktarda sipariş vermek için ziraat mühendislerimizden destek alabilirsiniz ayrıca da aklınıza takılan sorular varsa müşteri hizmetlerimizle iletişime geçerek hangi çeşidi seçeceğiniz konusunda yönlendirme, paket büyüklüğü tavsiyesi ya da bölgenize göre ekim takvimi gibi konularda danışmanlık talep edebilirsiniz. Doğru tohumu doğru zamanda, doğru yere ekmek; verimli ve kazançlı bir sezon geçirmenizde en önemli parametredir.