Sepetiniz şu an boş.
Bursa domates tohumu, Türkiye'de en çok tanınan ve en çok tercih edilen yerel domates çeşitlerinden birinin tohumudur. Küçük bahçe sahiplerinden profesyonel domates üreticilerine kadar pek çok farklı kesim bu tohumu tercih etmektedir. Deneyimlerimize göre, müşterilerin büyük çoğunluğu Bursa domatesi tohumunu ilk kez bir yakınından ya da komşusundan duymaktadır ki bu da çeşidin gerçek tarla deneyimleri üzerinden yayıldığını göstermektedir.
Bursa domates, adını doğrudan bu çeşidin kültür tarihiyle özdeşleşmiş Bursa iline ve çevresine borçludur. Marmara Bölgesi'nin nemli iklimi ve verimli toprakları, bu çeşidin genetik yapısını onlarca yıl içinde şekillendirerek bugünlere kadar taşımıştır. Bugün piyasada Bursa domatesi olarak satılan ürünlerin bir kısmı gerçek yerel tohumdan, bir kısmı ise bu çeşide benzetilerek ıslah edilmiş hatlardan gelmektedir. Bu ayrımı bilmek, doğru tohum seçimi açısından önemli bir parametredir.
Görünüş itibarıyla Bursa domatesi, orta-iri boy bir üründür. Kabuğu ince, eti dolgun ve sulu olur. Asit dengesi oldukça iyidir; yani meyve ne fazla ekşi ne de tatsızdır. Salçalık olarak da sofralık olarak da değerlendirilebilir, dolayısıyla üretici açısından çok yönlü bir çeşit olduğunu söyleyebiliriz.
Bununla birlikte, Bursa domatesi hibrit bir çeşit de değildir. Bu özellik, kendi tohumunu saklayan ve bir sonraki sezon yeniden kullanmak isteyen üreticiler için ciddi bir değer anlamına gelmektedir. Hibrit tohumlarda ikinci nesil verim ve meyve özellikleri korunmayıp her sene yeniden tohum alma mecburiyeti varken, Bursa domatesinde bu risk yoktur.
Tohumun ekim zamanı, tohumun performansını doğrudan etkileyen en kritik noktalardan biridir diyebiliriz. Bursa domates tohumu için en uygun fide yetiştirmeye başlama dönemi Şubat sonu ile Mart başı arasında yer alır. Bu dönemde kapalı ortamda ya da ısıtmalı serada viyollere ekilen tohumlar, Nisan ortasına ya da Mayıs başına gelindiğinde açık alana dikilmeye hazır sağlıklı yetişkin fidelere dönüşür.
Açık arazi dikimi için toprak sıcaklığının en az 15 derece olması beklenmelidir. Toprak bu sıcaklığa ulaşmadan yapılan dikimler zaman kaybettirir; çünkü soğuk toprakta köklerin gelişimi yavaşlar ve fide strese girebilir.
Türkiye'nin farklı bölgelerine göre bu takvimde kaymalar meydana gelebilir,
Bir diğer dikkat etmeniz gereken nokta; ekim zamanlamasını yalnızca takvime göre değil, o yılki hava koşullarına göre ayarlamak daha sağlıklı olacaktır. Son don tarihinden sonraki iki haftayı tampon süre olarak değerlendirmek, büyük sürprizlerin önüne geçecek etkili bir önlemdir.
Toprak yapısı doğru olmadan sulama ve gübreleme ne kadar iyi yapılırsa yapılsın, istenen verimi elde etmek çok zordur. Bursa domates, geçirgen, organik maddece zengin ve pH değeri 6,0 ile 6,8 arasında olan topraklarda en iyi randımanı verir.
Ağır killi topraklar bu çeşit için uygun değildir. Killi toprak haddinden fazla su tutar, kök bölgesinde uzun süreli nem birikimi yaşanır ve bu durum kök çürüklüğünü tetikler. Kumlu toprak ise tam tersi yönde sorun çıkarır; su ve besin maddesini neredeyse hiç tutmaz, dolayısıyla sık sulama ve sık gübreleme ister.
Müşteri geri bildirimlerine bakıldığında, bahçesinde kumlu toprak yapısına sahip olan kullanıcıların torf ve olgunlaşmış ahır gübresi karışımı ekleyerek bu sorunu büyük ölçüde çözdüğü görülmektedir. Yalnızca iki-üç santimetrelik organik madde ilavesi, bile toprağın su tutma kapasitesini belirgin biçimde artırmaktadır.
Öte yandan, Bursa ve Marmara bölgesindeki tarım alanlarının büyük bölümünün zaten bu geçirgen-kumlu-tınlı yapıda olduğunu hatırlatmak gerekir. Çeşidin orijin bölgesindeki bu toprak yapısı, uzun vadede Bursa domatesi genetiğini şekillendirmiş ve bu çeşidi bu topraklara uygun hale getirmiştir.
Fide yetiştiriciliği, aslında birçok kullanıcının en çok hata yaptığı aşamadır diyebiliriz. Tohum hızlı çimlenir diye daha derine ekmek ya da tohumların üzerini kalın bir toprak tabakasıyla kapatmak, çimlenmeyi geciktiren hatalı bir uygulamadır. Bursa domates tohumu viyol ya da küçük fide yetiştirme saksılarına, yaklaşık 0,5 - 1 cm derinliğe ekilmelidir.
Fide yetiştiriciliğinde dikkat edilmesi gereken başlıca önemli noktalar ise şunlardır;
Fide toprağı hafif ve geçirgen olmalıdır; torf ve perlit karışımı en yaygın tercihlerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır.
Ekim sonrasında ortam sıcaklığı gece dahil 18-22 derece arasında tutulmalıdır; bu sıcaklık aralığı çimlenme için kritik bir eşik olup bu sıcaklığın altında tohumların çimlenme yüzdesi çok düşük olup çimlenenler de geç çimlenir öte yandan aşırı sıcak ortamda da tohumlar düzgün çimlenmez bu nedenle 18-22 en ideal sıcaklık aralığı olarak öneriyoruz.
Tohumlar çimlendikten sonra aslında minik birer yeşil bitki haline geldiğinden ve tohumun içindeki hazır besinler tükendiğinden fotosentez ile kendi besinini üretebilmesi için ışık ihtiyacı hasıl olur; fidelerin yetersiz ışık alması beslenenediğinden uzun ve zayıf yani cılız bir sürgün oluşmasına neden olur ki bu durumda zaten fide zayıf olacağından ya tutmaz ya da tutarsa bile ilerleyen süreçlerde domatesin verimi beklentinin altında kalır.
Fide aşamasında fazla sulama yapılması ise kök boğazı yanıklığına (damping-off) yol açabilecek hatalı bir uygulamadır; bu nedenle toprak yüzeyi kurumadan fide yetiştirme sürecinde sık sık ve yoğun sulamalardan kaçınılması doğru olacaktır.
Dikimden yaklaşık 10-15 gün önce fideler dış ortam koşullarına alıştırılmak üzere dışarı alınarak sertleştirme sürecinden geçirilmelidir; bu işlem sera şoku riskini azaltarak fidelerin dikildikleri ortama hızla adapte olmalarına yardımcı olur.
Fidenin dikilecek kadar yetişkin hale geldiğini nasıl anlayabilirim sorusu bize en çok sorulan sorulardan biri. Yanıt çok basit, fidede 4-5 gerçek yaprak oluşmuşsa ve toprak sıcaklığı en azından 15 dereceye ulaşmış ise Bursa domatesi fidelerinizi açık alana dikebilirsiniz.
Domates sulamada düzen isteyen narin sebzelerden biridir ne çok sulamaya gelir, ne de susuz bırakmaya gelir. Öte yandan domateste sulama şekli ve sulama miktarı da önemli bir noktadır. Domates düzenli ve kontrollü bir şekilde sulandığında hem güzel ürün alırsınız hem de verim yüksek olur.
Bursa domates çeşidi özelinde ise toprağın 3-5 cm kadar derinine baktığınızda eğer toprak kuru ise domatesin sulama zamanı gelmiş demektir. Ayrıca diğer domateslerde de olduğu gibi yapraklara ve yeşil gövdeye su değdirmeden sulama yapmak mantar hastalıkları başta olmak üzere çeşitli domates hastalıklarının bulaşmasını ve yayılmasını engellemektedir.
Damla sulama sistemi, hem su tasarrufu hem de hastalık yönetimi açısından gerek bu çeşit gerek diğer domates çeşitleri için aslında en mantıklı sulama yöntemidir diyebiliriz. Yapraklar ıslanmadan kök bölgesine doğrudan verilen su, fungal hastalıkların gelişim koşullarını ortadan kaldırır. Marmara bölgesinde yaz aylarındaki yağışların düzensiz seyrettiği bilindiğinde, bu sistemin önemi daha iyi anlaşılır.
Gübreleme konusu, pek çok üreticinin domates tarımında ya aşırıya kaçtığı ya da tamamen ihmal ettiği önemli bir konudur. Bursa domatesi, vejetatif gelişim döneminde azot ağırlıklı gübrelemeye, meyve tutumu ve olgunlaşma döneminde ise fosfor ile potasyum ağırlıklı bir gübrelemeye daha çok ihtiyaç duyar. Aslında büyük ölçekli üretim hedefleniyorsa en doğrusu bir toprak analizi yaptırarak toprağın eksiklerine göre gübreleme yapmak olacaktır.
Genel bir gübreleme takvimi şu şekilde düşünülebilir;
Fide dikiminden önce toprağa olgunlaşmış ahır gübresi ya da kompost karıştırılması, organik bir taban oluşturarak domatesin daha lezzetli ve dolgun olmasına yardımcı olur. Fide dikiminden 2-3 hafta sonra azotlu gübreleme başlatılır; bu dönemde bitki yaprak ve gövde gelişimine odaklanır.
İlk çiçeklenme döneminde azot dozajı azaltılır, fosfor ve potasyum ağırlıklı gübrelemeye geçilir. Meyve irileşme döneminde potasyum dozu artırılır; bu, hem meyve kalitesini artırır hem de hastalığa karşı direnci güçlendirir.
Yeri gelmişken şunu da belirtmekte fayda var; yaprak gübresi uygulamaları, sabah saatlerinde ve güneş etkisinin azaldığı dönemlerde yapılmalıdır. Öğle sıcağında uygulanan yaprak gübresi bitkide yanmaya neden olabilir ve etkisini tam olarak göstermeden de buharlaşıp gidebilir. (bu durum ciddi verim kaybına neden olabileceğinden akşam serininde veya sabah serininde yaprak gübresi atmak daha doğru olacaktır)
Bursa domates geleneksel bir tür olduğundan hibrit çeşitlere kıyasla bazı fungal hastalıklara karşı daha hassas diyebiliriz. Bu açıdan bakıldığında, önleyici tedbirler sonradan yapılacak ilaçlı müdahaleden çok daha az maliyetle ve çok daha az zahmetle sonuç almanıza yardımcı olacaktır.
Geçen dönem bir kullanıcı şunu aktardı: aynı alana normalden çok fazla fide dikmiş bu yüzden bitkiler arası hava sirkülasyonu yetersiz kalmış ve bir hafta içinde neredeyse tüm parselde yaprak küfü (Fulvia fulva) görülmeye başlamış.
Bursa domatesi için en sık karşılaşılan hastalık ve zararlılar ise şunlar;
Erken yaprak yanıklığı (Alternaria): Alt yapraklardan başlar, kahverengi halkalar oluşturur; bakırlı preparatlarla önlenir.
Geç yanıklık (Phytophthora infestans): Nemli ve serin havalarda hızla yayılır; profilaktik fungisit programı şarttır.
Yaprak küfü: Örtü altı üretimde daha sık görülür; düzgün havalandırma için fideler arası yeterli sıra arası ve sıra üzeri mesafe bırakılması veya seyreltme ile büyük ölçüde kontrol altına alınır.
Kırmızı örümcek: Sıcak ve kuru dönemlerde kırmızı örümcek zararlısı iyice yoğunlaşır; yaprak altlarını düzenli kontrol etmek ve hasta yaprakları temizleyerek erken müdahale yapmak işe yarar.
Domates güvesi (Tuta absoluta): Son yıllarda ciddi bir tehdit oluşturmaya başlamıştır; feromon tuzakları ile popülasyon takibi yapılması yaygın uygulamalar arasındadır.
Her ne kadar kimyasal mücadele etkili sonuçlar verse de, tüketici baskısı ve pazarlama koşulları nedeniyle biyolojik kontrol yöntemleri giderek daha fazla tercih edilir hale gelmektedir. Bu geçiş, özellikle sertifikalı organik üretim yapan işletmeler için artık bir zorunluluk diyebiliriz.
Fiyat konusuna geçmeden önce şunu belirtmek lazım, Bursa domates tohumu, piyasada çok farklı kaynaklardan ve çok farklı kalite seviyelerinde satışa çıkabilmektedir. Dolayısıyla yalnızca fiyata bakarak karar vermek, uzun vadede hem maddi açıdan hem de sezon boyunca alacağınız dekar başına toplam verim açısından sizi üzebilir.
Ambalaj boyutu, tohumun kökeni, saflık oranı ve üretici garantisi gibi değişkenler fiyatı doğrudan etkiler. Küçük üreticiye 50 gram tohum yeterken, büyük bir üretici 1 kg domates tohumu ile büyük ölçekli domates tarımı yapabilir. Ayrıca, tohum fiyatlarının sezona ve temin koşullarına bağlı olarak da değişkenlik gösterebildiği unutulmamalıdır.
Güncel ve doğru fiyat bilgisine ulaşmak için sayfamızdaki ürünlerimizi inceleyebilir ya da müşteri hizmetleri ekibimizle doğrudan iletişime geçerek ihtiyacınız olan danışmanlığı talep edebilirsiniz. Stok durumu, kampanya ve fırsatlar ile toptan tohum satın alma durumundaki fiyat avantajları hakkında bilgi verebiliriz.