Sepetiniz şu an boş.
Sırık domates tohumu, üreticilerin tercih ettiği boya giden ve genellikle sırık çubuklarla desteklenerek yetiştiriciliği yapılan domates tipinin üretimi için kullanılmaktadır. Hem küçük bahçelerde hem de ticari ölçekli büyük seralarda ve tarlalarda domates yetiştirmeyi planlayanların en çok aradığı domates tohumu gruplarının başında sırık domates tohumlarının geldiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu sayfada hem sırık domates çeşitlerini hem de bu tipin yetiştiriciliğine dair sizler için hazırladığımız faydalı bilgileri bir arada bulabilirsiniz.
Öncelikle sırık domatesin ne olduğunu izah ederek başlayalım. Bildiğiniz gibi bazı bitkiler büyümesini belli bir noktada durdururken bazı bitkiler sınırsız büyüme özelliğine sahiptir. Sırık tipi domates, bu ikinci grupta yer alır yani büyümesi durmaz, boy atarak uzayıp gider. Zaten bu boylanma nedeniyle desteğe ihtiyaç duyduğundan bunlara “sırık tipi domates” adı verilmiştir. Boya gitmeyen, sınırlı büyüyen domateslere ise “oturak tipi domates” diyoruz.
Sırık tipi domates yetiştirenler bir destek kullanılarak bitkinin desteklenmemesi durumunda dallarda kırılma, ürünlerin ve tüm gövdenin yere yatması gibi durumların yaşanacağını çok iyi bilir. Bu yüzden genelde bir sırık, ip veya buna benzer sistemler kullanılarak bitkinin dikey formda kalması sağlanır.
Sırık domatesin bodur yani oturak domatesten en belirgin farkı büyüme sürecidir. Bodur çeşitler belirli bir yüksekliğe ulaşır ve durur; meyve tutumu birkaç hafta içinde tamamlanır. Sırık tipi domateste ise sezon boyunca büyümeye devam eder, yeni çiçek kümesi oluşturur, yeni meyve bağlar. Bu nedenle hasat tek seferlik değil, sürekli ama belli aralıklarla gerçekleştirilir. Uzun bir sezon boyunca ürün vermesi, pazarlamaya yönelik ticari üretim üreticiler için ayrıca önemli bir tercih nedenidir.
Sırık domateste bakım biraz daha titizlik gerektirir. Koltuk alma işlemi, yani bitkinin yan sürgünlerinin budanması, bu çeşitlerde şarttır eğer yapılmazsa bitki enerjisini verimli kullanamaz hem meyve boyutu küçülür hem de verim azalır.
Öncelikle domates tohumundan fide yetiştirilmeli, daha sonra sağlıklı fideler açık alan veya sera yetiştiriciliğinde değerlendirilmelidir. Genelde fide dikimini planladığınız süreden 6-8 hafta kadar önce fide yetiştirmek üzere tohumlarınızı viyollere veya fide yetiştirmeye uygun ortamlara ekmeniz lazım.
Ülkemizin farklı iklim bölgelerine göre tohum ekim ve fide yetiştirme takvimi değişir;
Ege ve Akdeniz kıyı şeridinde tohum ekimi Ocak-Şubat aylarında başlar; açık alana dikimler ise Mart sonuna doğru yapılır.
İç Anadolu'da fide yetiştirilmesi Mart başında başlar; son don riskinin geçtiği Nisan ortasından itibaren fidelerin dikimi yapılır.
Doğu ve Kuzeydoğu Anadolu'da Nisan fide yetiştirme ayıdır; fide dikimleri de ancak son don riski geçtikten sonra Mayıs ortalarına doğru yapılır.
Serada yetiştiricilik yapan üreticiler ise Eylül-Ekim döneminde fidelerini hazırlayarak kış üretimini başlatmaktadır.
Sırık domates tohumu çeşitleri arasındaki farklar, yalnızca meyve büyüklüğü ya da rengiyle sınırlı değildir. Hastalıklara dayanıklılık, olgunlaşma süresi ve raf ömrü de çeşit seçiminde belirleyici olur.
Ülkemizde yaygın olan ve aranan sırık tipi domates grupları hakkında kısaca bilgi verelim;
Kokteyl ve Cherry Tipi Çeşitler: Küçük ama yoğun aromalı olan genelde seracılıkta ve hobi amaçlı olarak yetiştirilen sırık domates grubudur. Kahvaltılarda, salatalarda, restoranlarda tabak süsleme amaçlı kullanılan ürünlerdir.
Sırık Salkım Tipi Domatesler: Meyveleri salkım şeklinde olan ve genelde marketlerde, pazarlarda yeşil dallarıyla birlikte satılan, dayanıklı ve raf ömrü uzun domates grubudur.
İri Meyveli Sırık Domates Çeşitleri: Bu domates çeşitleri arasında sırık pembe domates, Çanakkale sırık domates, sırık köy domatesi gibi çok rağbet gören türler yer alır. Ürünleri görece daha büyük ve genelde uzak illere taşımaya karşı hassas, raf ömürleri de daha kısa olduğundan civardaki yerel pazarlara yönelik üretim yapan ya da kendi ihtiyacı için bahçesinde üretim yapan üreticilerin tercih ettiği ürünlerdir.
F1 Hibrit Sırık Domates Çeşitleri: F1 hibrit çeşitleri özellikle domateste sık görülen hastalıklara dayanıklılık, nakliyeden kaynaklı ezilme ve zedelenmeye karşı direnç, yüksek verim, düşük su stresi ve uzun raf ömrü gibi ticari ölçekte büyük çaplı üretim yapanların en çok aradığı özellikler bakımından ıslah edilmiş sırık domates tohumlarıdır.
Açık Tozlaşmalı (Atalık) Sırık Köy Domatesi Tohumları: Bunlara geleneksel sırık domates tohumları da diyebiliriz. Nesilden nesile aktarılan daha çok kendi domates ihtiyacını karşılama amaçlı üretim yapan küçük bahçe üreticisine yönelik çeşitlerdir. Hibrit tohumlar gibi yüksek verim, hastalık direnci, nakliyeye dayanıklılık gibi özelliklerin hepsi bir arada bulunmasa da lezzet ve aroma bakımından geleneksel köy tipi sırık domatesler birkaç adım öndedir diyebiliriz.
Sırık domates çeşitlerinden hangisinin üretim yapmayı düşündüğünüz bölge için doğru tercih olacağı konusunda uzman ekibimizden destek alabilirsiniz. Nem oranının yüksek olduğu Karadeniz sahil tarafında Alternaria ve erken yanıklık gibi hastalıklara dayanıklı Ege bölgesinde ise TYLCV sarı yaprak kıvırcıklığı virüsüne karşı ıslah edilmiş çeşitler önerilmektedir.
Sırık domates yetiştiriciliğinde toprak kalitesi ve toprak özellikleri önemlidir. Kil oranı yüksek, geçirgenliği düşük topraklarda kökler yeterince gelişemez; bu durum hem bitkinin gelişerek boya gitmesini zorlaştırır, hem de meyve tutumunu olumsuz etkileyerek verimi düşürür.
Sırık domatesin sevdiği ideal toprak yapısı; organik madde oranı bakımından zengin, iyi drene olan, hafif kumlu-tınlı toprak yapısıdır.
Domates yetiştiriciliğinde toprağın önerilen pH aralığı 6.0 ile 6.8 olup, bu aralığın dışındaki değerlerde, özellikle de kireçli yapıdaki topraklarda, demir ve manganez gibi mikro elementlerin alımı zorlaşabilir.
Toprağın tuzluluk değeri EC 2.5 dS/m'yi geçtiğinde sırık domates bitkisi su alımını kısıtlar ve meyve tutumunda azalma yaşanabilir.
Dikimden önce toprak analizi yaptırmak, sezonu tahmine dayalı değil veriye dayalı başlatmak anlamına gelecektir.
Müşteri geri bildirimlerine baktığımızda; önceden detaylı toprak analizi yaptırarak toprağın eksiklerine göre gübrelemede ihtiyaç olan mineral ve besinler bakımından takviye yaparak toprağı güçlendiren üreticilerin, "göz kararı / rastgele" gübreleme yapan üreticilere oranla sezon boyunca çok daha yüksek verim aldıkları, ürünlerin homojen ve kaliteli olduğu ve sezon sonunda çok daha kazançlı bir üretim yaptıklarını görüyoruz.
Sırık tipi domates, uzun bir büyüme ve hasat dönemine sahip olduğundan sezon boyunca düzenli bir şekilde gübreleme planlaması yapılır. Ancak yüksek verim almak adına her zaman daha fazla gübre vermeniz de gerekmez. Özellikle azotun gereğinden fazla kullanılması, bazı türlerde bitkinin aşırı yaprak ve dal oluşturmasına neden olarak enerjisini ürün vermek yerine gelişime harcamasına yol açar.
Başarılı bir gübreleme programında amaç, bitkinin ihtiyaç duyduğu ve topraktan yeteri kadar alamadığı besinleri doğru zamanda ve dengeli şekilde vererek verimi artırmaktır. Fide dikimi öncesinde toprağa iyice yanmış çiftlik gübresi veya olgunlaşmış kompost karıştırılması, kök gelişimi için güçlü bir başlangıç olur. Organik madde bakımından zengin topraklar hem suyu hem de besin maddelerini daha iyi tutar.
Fideler toprağa dikildikten sonraki ilk haftalarda kök ve yeşil aksam gelişimini destekleyen kontrollü bir gübreleme programlı uygulanabilir. Çiçeklenme dönemi başladığında ise bitkinin ihtiyaçları biraz değişir. Bu aşamada fosfor ve potasyumun önemi artarken, aşırı azot uygulamalarından kaçınılması faydalı olur. Çünkü yoğun yaprak gelişimi çoğu zaman meyve oluşumunun önüne geçebilmektedir.
Meyveler büyümeye başladığında potasyum ihtiyacı daha da artar çünkü potasyum; meyve iriliği, renklenme, ürünün sertleşerek dayanıklı hale gelmesi ve aroması üzerinde etkili olan kritik minerallerden biridir. Düzenli, dengeli ve toprağın ihtiyaçlarına uygun gübreleme yapılan sırık domates bitkilerinde meyve kalitesi ve randımanı daha yüksek olur.
Kalsiyum ve magnezyum da domates yetiştiriciliğinde dikkat edilmesi gereken besin elementleri arasındadır. Özellikle kalsiyum yetersizliği, meyvelerin alt kısmında görülen çiçek burnu çürüklüğü sorununa zemin hazırlayabilir. Ancak bu problemin yalnızca kalsiyum eksikliğinden değil, düzensiz sulama ve köklerin besin alımını etkileyen çevresel koşullardan da kaynaklanabileceği gerçeğini aklınızda bulundurmalısınız.
Yapraktan yapılan gübre uygulamaları ise ihtiyaç duyulan bazı besinlerin hızlı şekilde bitkiye ulaştırılmasında faydalı olabilir. Bununla birlikte yaprak gübreleri, topraktan yapılan temel gübrelemenin yerine değil, onu destekleyen yardımcı uygulamalar olarak değerlendirilmelidir.
Sırık domates yetiştiriciliğinde sulamanın başarısı, verilen su miktarından ziyade sulamanın düzenli yapılıp yapılmadığına bağlıdır. Bitkinin bir süre susuz kalıp ardından yoğun şekilde sulanması, gelişim dengesini bozabilir. Özellikle çiçeklenme ve meyve oluşumu dönemlerinde yaşanan ani nem değişimleri; çiçek dökülmesi, meyve çatlaması ve kalite kayıpları gibi sorunlara yol açabilmektedir. Bu nedenle toprağın tamamen kurumasını beklemek yerine düzenli aralıklarla azar azar sulama yapmak ve toprağı nemli tutmak daha sağlıklı bir yaklaşımdır.
Domates bitkisi, kök bölgesinde sürekli nemli fakat suyla doygun olmayan bir ortamı tercih eder. Aşırı sulama köklerin hava almasını zorlaştırırken, yetersiz sulama da bitkinin su stresine girmesine yol açabilir. Sulama programı oluşturulurken hava sıcaklığı, toprak yapısı, domates türünün kendine has özellikleri, ve bitkinin o anda gelişim döneminin hangi aşamasında olduğu gibi veriler hep birlikte değerlendirilmelidir.
Sırık domates yetiştiriciliğinde damla sulama sistemi gerek su tasarrufu sağlaması, gerek sulama yönetiminin kolay olup domateste daha randımanlı olması gibi nedenlerle en çok tercih edilen yöntemlerden biridir. Damla sulamada su doğrudan köklere gittiğinden yaprakların gereksiz yere ıslanmasının önüne geçilmiş olur ki bu sayede nemden kaynaklı domates hastalıklarının görülme riski azalmış olur.
Eğer yağmurlama sistemi uygulanacaksa da sulamanın günün erken saatlerinde yapılması isabetli olur böylece yapraklarda biriken su güneşin etkisiyle gün içinde kurur ve yüksek nemden beslenen bazı fungal hastalıkların riski de azalmış olur.
Sağlıklı ve verimli bir üretim hedefliyorsanız domateslerinizi düzenli sulamanız önemlidir. Salma sulama, aşırı sulama gibi bir kerede çok fazla su verip sonra bir dönem hiç su vermemek yerine azar azar ama düzenli sulamak, fakat farklı gelişim aşamalarında da bu sulama miktarının değişmesi doğru olan sulama uygulamasıdır.
Toprak yapısı sulama ihtiyacını doğrudan etkileyen faktörlerin başında gelir; kumlu geçirgen topraklar suyu daha hızlı kaybettiği için daha sık sulama gerektirirken, organik madde bakımından zengin, az kumlu topraklar nemi daha uzun süre koruyabildiğinden sulama ihtiyacı daha az olur. Sulama programını toprağın yapısına ve nem durumuna göre ayarlamak bunun için de düzenli olarak toprak nemini parmağınızı toprağın 5-10 cm derinine kadar indirerek veya nem ölçüm cihazlarından yararlanarak kontrol etmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır.
Sırık tipi domates çeşitlerinden dekar başına alabileceğiniz maksimum verim, üretimini yaptığınız türe, bakım düzeyinize ve yetiştirme koşullarınıza bağlı olarak değişkenlik gösterebilmektedir. Ticari seralarda iyi yönetilen bir üretim ortamında dekar başına 8.000-12.000 kg hasat mümkün olabilirken; açık alan yetiştiriciliğinde bu rakam ortalama 3.000-6.000 kg/dekar civarlarında gerçekleşmektedir.
Üretim sahalarındaki tecrübelerimize göre verim kayıplarının büyük bölümü, teknik bilgi eksikliğinden değil, zamanında yapılmayan bakım işlemlerinden kaynaklanmakta. Domateste koltuk alma işleminin geciktirilmesi, gereksiz yere büyüyen yan dalların bitkinin enerjisini gereksiz bir noktaya harcaması demektir ki bu durumda ürün sayısı da artmaz, aksine hem ürünler küçülür hem de olgunlaşma süresi uzar.
Bir diğer nokta ise verimi sadece çeşide bağlamak yanıltıcı olabilir. Aynı çeşit tohum ile yetiştirilen sırık domatesler için iki üreticiden birinin iki kata yakın verim alması, genetik veya çeşit ile alakalı değil tamamen bitki bakımı, gübreleme ve sulama uygulamalarının doğru yapılması ile ilgilidir.
Sırık domates tohumu fiyatları, öncelikle tohum paketinde yer alan tohum sayısına, tohumun hibrit mi yoksa açık tozlaşmalı geleneksel bir tür mü olduğuna, markaya ve tohumun üretim zorluğuna göre değişebilmektedir.
Hibrit sırık domates tohumları gerek yüksek verim ve raf ömrü gerek homojen ürün görünümü gibi nedenlerle daha çok ticari üretim yapan büyük ölçekli üreticilerin tercihi olmaktadır.
Güncel sırık domates tohum fiyatları ve üretim planladığınız bölgeye uygun çeşidin seçimi konusunda bizimle iletişime geçerek bilgi alabilir, aklınıza takılan konularda uzman ziraat mühendislerimizden ücretsiz danışmanlık desteği talep edebilirsiniz.