Sepetiniz şu an boş.
Yerli domates tohumu; Anadolu’nun bereketli topraklarında uzun yıllardır yetiştirilen, farklı iklim bölgelerine kolayca uyum sağlayabilen, genetiği korunmuş geleneksel tohumlardır. Hibrit çeşitlerden farklı olarak, uygun koşullarda saklanan bu tohumlar sonraki sezonlarda tekrar ekilebilir. Bu yüzden, kendi tohumunu seneye tekrar ekmek isteyenler için bu çeşitler ilk tercihtir. Zaten doğal yollarla tozlaşan domateslerin tadı bir başkadır; pembe, sarı, siyah renk seçenekleriyle sofralara renk katarken, aynı zamanda o doğal yoğun kokuyu ve sulu dokuyu da bahçelerinize taşır.
Peki, her yerli domates tohumu aslında bir ata tohumu mudur? Genelde bu iki çeşit birbiriyle karıştırılsa da aslında aralarında çok net bir fark vardır. Bahçelerimizde yetişen yerli çeşitlerin bir kısmı, atalarımızdan miras kalan ve nesilden nesile aktarılan o meşhur atalık domates çeşitlerinden oluşur. Diğer bir kısmı ise ülkemizdeki yerli ıslah çalışmalarıyla toprağa kazandırılan daha yakın dönemde üretilen özel tohumlardır. Aslında her ata domates tohumu doğal olarak yerlidir; ancak yerli ıslahla elde edilen her tohum atalık değildir. Hangisini seçerseniz seçin, güçlü kök yapısına sahip yerli domatesler bölgesel şartlara çok dirençli olduğu için verimli bir hasat geçirmenize imkan verir.
Yerli domates tohumu ekiminde başarılı sonuç alabilmek için öncelikle gevşek yapılı ve nemini koruyan bir ortam hazırlanması gerekir. Tohumları fide viyollerine çok derine kaçırmadan, 0,5-1 cm olacak şekilde bırakıp üzerini gevşek bir torf toprağıyla hafifçe örtebilirsiniz. Bu aşamada toprağı çamur etmeden, sadece fısfısla düzenli olarak nemli tutmak, ilk çıkışların daha dengeli olması için yeterlidir. Tohumlar 22-26°C sıcaklığı bulduğunda 7-10 gün içinde ilk filizlerini vermeye başlar. Fideler 4-6 gerçek yaprak açıp havalar da iyice ısındığında, bahçeye ya da büyük saksılara şaşırtılabilir.
Yerli domates tohumundan güçlü bitkiler ve o eski yoğun aromasını elde edebilmek için ekim öncesinde toprağın iyi hazırlanması büyük önem taşır. Öncelikle ekim yapılacak alan iyice çapalanarak gevşetilmeli, yabancı otlar ve taşlar temizlenmelidir. Bir de şu var ki, domates humusça zengin ve süzek toprakları sever. Dolayısıyla suyu bünyesinde tutarken fazla suyu da kolayca uzaklaştırabilen bir toprak yapısı tercih edilmelidir. Bu yüzden ağır killi topraklara dere kumu ya da perlit ekleyerek daha geçirgen bir yapı oluşturulabilir. Ayrıca toprağın genel organik maddesini ve su tutma kapasitesini artırmak için de tüm alana önceden kompost dağıtılarak toprağa güzelce yedirilmelidir.
Toprak hazırlığı bittikten sonra, fideyi dikeceğiniz çukurun içine atacağınız malzemeler kökler için çok besleyicidir. Çukurun dibine eklenecek bir avuç kurutulmuş ve toz haline getirilmiş yumurta kabuğu, domateslerde sıkça görülen kalsiyum eksikliğini, yani çiçek ucu çürümesini daha yolun başında engeller. Ayrıca kök gelişimini hızlandırmak için dibe atılan bir miktar yanmış hayvan gübresinin üzeri hafifçe toprakla örtülmelidir; böylece hassas fide kökleri gübreyle direkt temas ederek yanmaz.
Domates tohumunu toprakla buluştururken takvimi tamamen yaşadığınız bölgenin iklimi belirler. Domates fidesi yetiştirmek için en doğru zamanın mart ortasından nisan sonuna kadar olan dönem olduğunu söyleyebiliriz. Akdeniz ve Ege gibi kıyı iklimlerinde havalar erken ısındığı için ekime şubat ayında başlanırken; İç Anadolu ve Doğu Anadolu gibi bahar soğuklarının uzadığı bölgelerde acele etmemek, nisan ayını beklemek gerekir.
En doğru zamanı yakalamanın yolu, dikim gününden geriye doğru 6-8 haftalık bir fide gelişim süresi hesaplamaktır. Sera ve saksılarda yetiştiricilik yapanlar iç mekan sıcaklığını kendileri ayarlayabildiği için ekimi biraz daha öne çekebilir; ancak açık tarlalarda üretim için doğa koşullarına göre hareket etmek gerekir.
Ege kıyılarındaki bir üreticimizin erkenci hasat başarısı bu takvimin en güzel örneğidir. Üreticimiz, şubat ayının ilk haftasında domates tohumlarını serasında viyollere ekti. Kıyı şeridinin yumuşak iklimi sayesinde fideler, mart ortasına geldiğinde 5-6 gerçek yaprağa ulaşarak tam dikim olgunluğuna geldi. Son donların ardından bahçedeki kalıcı yerlerine taşınan fideler, sahibinin yüzünü güldürdü; İç Anadolu’daki üreticiler nisan ayında tohumları toprağa yeni koyarken, Ege’deki üreticimiz haziran başında dalından kıpkırmızı, taptaze domateslerini koparmaya başlamıştı bile.
Tohumların toprakla buluşmasından ilk hasada kadar geçen süre, genellikle 70-90 gün arasında değişir. Ancak bu süre; çeşidin yapısına, bakım şekline ve hava şartlarına göre esneklik gösterebilir. Bahçelerde yaptığımız gözlemlere göre; havalar ısınıp sıcaklık 24-28°C olduğunda domatesler hızla çiçek açıyor ve ilk meyvelerini vermeye başlıyor.
Eğer daha hızlı sonuç almak istiyorsanız 65 günde erkenden hasat olgunluğuna erişen yerli çeşitleri seçebilirsiniz. Tabii o eski, etli ata domateslerinin olgunlaşması bazen 100 günü bulabilir. Bu yüzden zamanı planlarken tohum paketindeki süreleri dikkate alın ama doğanın sürprizlerine karşı kendinize her zaman birkaç haftalık esneklik payı bırakmanızı öneririz.
Geçen yıl Ege kıyılarında şubat başında ekim yapan bir üreticimiz, erkenci yerli çeşitler sayesinde haziran başında ilk domateslerini topladı. Ancak İç Anadolu’da nisan ayında tohumlarını eken ve geleneksel atalık domatesleri seçen diğer üreticimizin hasat zamanı neredeyse ağustos ortasını buldu. Kısacası bu durum bize, bölge iklimi ile tohum çeşidinin hasat süresini ne kadar etkilediğini açıkça göstermiş oldu.
Domatesten yüksek verim elde etmenin sırrı, bitkiyi strese sokmadan doğru adımları atmaktan geçer. Aslında dengeli ve düzenli sulama yapıldığında bitki sağlıkla gelişir. Toprak yüzeyi kuru olsa bile birkaç santim altı nemli olabileceğinden, parmak testiyle kontrol edip sulama yapmak en doğrusudur. Doğru sulamanın yanında, verimi en üst seviyeye çıkarmak için yan sürgünleri düzenli olarak budayarak bitkinin enerjisini sadece meyveye vermesini sağlayabilirsiniz. Ayrıca dalların yere değerek hastalanmasını önlemek için destek çubukları kullanılmalı ve bitkiyi sadece yaprağa boğup meyveyi geciktiren aşırı azotlu gübrelerden kesinlikle uzak durmalısınız.
Sahada gördüğümüz kadarıyla çoğu yetiştirici sürekli gübre vermeyi öneriyor; ancak toprağa neyin iyi geleceğini bilmeden yapılan her takviye bitkiye faydadan çok zarar getirir. Bu durumda kesinlikle toprak analizi yaptırmanızı öneririz; eğer bu analizi yaptırma imkanınız yoksa ezbere gübreleme yapmaktan kaçınmalısınız. Bunun yerine bitkinizin dilini çözmeye, yani domatesinizin yaprak rengini, boy atma hızını yakından takip ederek besin ihtiyacını da kolayca anlamalısınız. Böylece hem israfın önüne geçer hem de dalları meyveyle dolup taşan güçlü bitkiler yetiştirebilirsiniz.
Yerli domates tohumu kullanılarak yetiştirilen fidelerin rahat hava alması için sıra arası 100-120 cm, sıra üzeri ise 40-60 cm olarak ayarlanmalıdır. Bu sayede güneş ışığının tüm yapraklara kolayca ulaşması sağlanır ve bu durum meyve kalitesini artırır.
Nemli havalarda alt yapraklarda sararma, yaprak yanıklığı gibi durumlar olursa kalsiyum eksikliği olabilir. Bu belirtileri erken fark edip sulamayı düzene sokmak, mantar hastalıklarının önüne geçer.
Yaprak altlarında görülen beyazımsı renge sahip örümcek ağı benzeri dokular, bitkinin öz suyunu emen kırmızı örümcek zararlısının habercisidir. Erken dönemde fark edilip doğru müdahale yapıldığında, zararlının tüm bahçeyi sararak verimi düşürmesi engellenir.
Balkon saksılarında yetiştirilirken yerli domates çeşitlerinin köklerini rahat salabilmesi için en az 30-40 litrelik geniş saksılar tercih edilmeli ve bitki bol güneş alan bir yere konumlandırılmalıdır. Saksı toprağı tarla ve bahçelere göre daha hızlı kuruduğundan, sulama sıklığını artırmanız bitkinin sağlığını korur.
Hasat ettiğiniz en kaliteli domateslerin tohumlarını çıkarıp üzerindeki tabakadan arındırdıktan sonra, güneş görmeyen esintili bir alanda kurutmanız gerekir. Tamamı kuruyan yerli domates tohumu çeşitlerini korumanın en garanti yolu, onları nem almayan, karanlık ve serin ortamlarda saklamaktır.
Tohumları kağıt zarflara ya da cam kavanozlara koyup hava almayacak şekilde ağzını sıkıca kapatarak buzdolabında muhafaza edebilirsiniz. Sakladığınız kabın içine koyacağınız birkaç pirinç tanesi olası nemi çekerek tohumların küflenmesini önler. Bu yöntem sayesinde domates tohumlarınızı, çimlenme gücünü kaybetmeden 4-5 yıl boyunca güvenle saklayabilir ve her sezon yeniden ekebilirsiniz.
Bahçelerinize bereket ve değer katan yerli domates tohumu fiyatları; seçtiğiniz çeşidin saflığına, paket içindeki tohum miktarına ve üretim standartları gibi birçok etkene göre değişiklik göstermektedir. Özellikle çimlenme oranı yüksek olan sertifikalı tohumlar ile Anadolu’nun köylerinden özenle toplanıp nesilden nesile aktarılan atalık tohumlar yoğun emek gerektirdiği için standart çeşitlere göre daha farklı fiyatlandırılır. Toprağınızın yapısına ve bölgenizin iklim koşullarına en uyumlu olacak doğru çeşidi bulmak için İntfa Tarım ile iletişim kurabilirsiniz.