Sepetiniz şu an boş.
Lahana tohumu, minik, yuvarlak ve gri-kahverengi tonlarında olan içinde büyük bir yaşam enerjisi barındıran kıymetli bir tarım ürünüdür. Türkiye’nin yedi bölgesinde de yetiştirilebilen lahana, doğru bakımla buluştuğunda kış aylarının en bereketli mahsullerinden biri haline gelir. Şiddetli kış soğuklarına karşı dirençli oluşu ve farklı toprak yapılarına kolay uyumu sayesinde verimliliği en yüksek sebzelerden biri olmuştur. Öte yandan sarmalık beyaz lahanadan, salataların olmazsa olmazı kırmızı lahanaya kadar her çeşidin topraktaki istekleri birbirinden farklıdır.
Ev bahçeciliği ve küçük üreticiler için hasat zamanı baş bağlamış dopdolu lahanalar toplamanın sırrı doğru tohumla ilk adımı atmaktan geçer. İklim şartlarına uyumlu, çimlenme gücü yüksek tohumlar toprağa ektiğiniz her bir tanenin sofralarınıza müthiş bir lezzet olarak dönmesine imkan verir. Çünkü doğru seçilen bir çeşit sadece yaprak kalitesini artırmakla kalmaz; aynı zamanda başların tam zamanında ve eşit şekilde oluşumunu kolaylaştırır.
Avucunuzun içine sığan lahana tohumları aslında doğru şekilde bakıldığında tarla ve bahçelerde büyük bir ekonomik güce dönüşecek potansiyele sahiptir. Sadece mutfaklarda sarmadan turşuya uzanan müthiş lezzetleriyle sınırlı kalmaz; aynı zamanda eski zamanlardan beri bilinen ve sağlık için çok faydası bulunan bir kültür bitkisidir.
Tarımsal üretimde bu bitki tohumu toprağı yormayan yapısı, değişen hava koşullarına hızlı uyumu ve en önemlisi de uzun zaman hasat edilebilir olması ile küçük üreticiler tarafından çok sevilmektedir. Genelde sebzelerin birçoğu olgunlaştığı an birkaç gün içinde toplanması gerekir; fakat lahana, tarlalarda uzun süre bekleyebildiği için üreticilere zaman esnekliği tanır.
Üretimde bereketi yakalamanın ve pazar değeri yüksek mahsuller elde etmenin ilk kuralı doğru tohum seçimiyle işe başlamaktır. Kaliteli tohumlar, tarlada bulunan bütün lahanaların aynı dönem içinde eşit büyüklükte ve ideal yaprak sıkılığında baş bağlamasını kolaylaştırır. Özellikle pazarcıların en çok aradığı kasaya tam oturan, sıkı lahana başları bu tohumlardan elde edilir.
Lahana bitkisinden tohum alabilmek doğanın ritmine ayak uydurmayı gerektirir; çünkü o, tohumlarını size sunmadan önce bir tam yıllık büyüme döngüsünü tamamlamayı bekler. Toprakla buluştuğu ilk sene mutfaklarımızda kullandığımız o kat kat, sıkı baş yapısını oluşturur. Bitki, kış soğuklarını geride bırakıp baharın sıcaklığı hissettiği zaman ikinci yılına girer. Bu dönemde tarlayı sarı çiçeklerle doldurarak tohum üretme aşamasına geçer. Çünkü lahananın tohum üretebilmesi için kış aylarındaki o soğuk havaları mutlaka görmesi gerekir. İlkbaharda açan bu çiçekler zamanla kuru ve içi tohum dolu ufak baklacıklara dönüşür.
Tarla ve bahçelere bıraktığınız lahanalardan çimlenme gücü yüksek olan tohumları toplamak aslında doğru zamanı bulmakla ilgilidir. Tohum kapsülleri yeşilden tamamen kahverengi ve kuru bir renge döndüğünde hasat zamanının geldiğini anlayabilirsiniz. Kuruyan o sapları ve kapsülleri dikkatlice keserek bir örtüye sermeli, tamamen kuruduklarında ise o minik gri-kahverengi kapsüllerinden ayırmanız gerekir.
Eğer ticari üretim amaçlı topluyorsanız, çeşitlerin genetik saflığını korumak için tarlada bulunan farklı lahana türleri arasında mesafe bırakmanız doğru olacaktır. Çünkü bu bitki rüzgar ve arılar ile kolay şekilde tozlanabildiği için sonraki dönemlerde karşınıza pazar değeri taşımayan, karışık yapılar halinde çıkabilir. Elde edilen bu tohumları uzun yıllar canlılığını koruyabilmesi için nemden uzak, serin ve loş bir ortamda bez ya da kağıt torbalarda 3 ile 5 yıl boyunca tutabilirsiniz.
Lahana tek tip bir sebze olmayıp farklı mutfak kültürlerine ve üretim amaçlarına hitap eden zengin bir çeşitliliğe sahiptir. Ticari üretimde ve hobi bahçelerinde en sık tercih edilen tohum çeşitlerinin başında beyaz lahana gelmektedir. Beyaz lahana; iri, sıkı baş yapısı ve uzun depolama ömrüyle hem çiftçilerin hem de tüketicilerin ilk tercihidir. Bu çeşidin yanı sıra, göz alıcı görünümüyle salatalara renk katan antioksidan deposu kırmızı lahana da serin iklimlerde sergilediği yüksek pazar değeriyle öne çıkar.
Nemli iklimleri çok seven yöresel lezzetlerin baş tacı olan karalahana, don riskine karşı yüksek dayanıklılığa sahip, baş bağlamayan, açık yapraklı geleneksel bir çeşidimizdir. Ev bahçecileri tarafından sıklıkla tercih edilen yaprak lahanası ise kompakt yapısı sayesinde özellikle balkonda veya küçük bahçelerde üretim yapan hobi yetiştiricileri için güzel bir alternatiftir.
Dünya mutfağının gözdesi olan Brüksel lahanası da, ince uzun saplar üzerinde minik başlar oluşturan dikkat çekici yapısıyla öne çıkar. Çin lahanası ise fermente lezzetlerin ana malzemesi olup silindirik ve kompakt yapısıyla bilinir. Her iki tohum çeşidi de, niş pazarlarda yoğun ilgi görerek üreticisine yüksek kazanç elde etme imkanı verir.
Tarla ve bahçelerde lahana tohumu ekerek üretim yapmanın en temel sırrı, tohumun düşeceği o yatağın kalitesinde saklıdır. Bunun için sadece toprağı sürmek yeterli gibi düşünülebilir. Ancak kaliteli bir tohum yatağı; tohumun kabuğunu çatlatıp toprağa ilk kökünü saldığı o kritik 48 saatte, ihtiyaç duyduğu nemi ve oksijeni ona eksiksiz sunabilmelidir.
Ticari üretim amacıyla yapılacak doğrudan ekimlerde; sonbahar veya erken ilkbaharda toprak, kesekler kırılıp un kıvamına gelene kadar derinlemesine sürülmelidir. Çünkü lahana tohumlarının yapısı da çok küçüktür; tarla yeterince düzgün hazırlanmazsa tohumlar keseklerin arasında kalarak çürür ve yüzeyde kalarak kuşlara yem olur.
Geniş arazilerde tohum ekimi için mibzerler kullanarak sıra arası ve sıra üzeri mesafeyi milimetrik şekilde ayarlayabilirsiniz; böylece hasat zamanı her lahana aynı boyutta oluşur. Tarlalarda tohumları yaklaşık 1,5 - 2 cm derinlikte toprağa bırakmanız gerekir. Tohum nemli taban toprağıyla ne kadar pürüzsüz temas ederse, tarladaki çimlenme firesi de o derece azalır. Eğer 2 cm’den daha derine ekim yapılırsa minik filiz kafasını topraktan çıkarmakta zorlanır ve toprak altında çürür. 1 cm’den daha yakına ekim yapılırsa da güneşin sıcağıyla kurur.
Tarlada ekim yaparken lahana bitkisinin su ve besin isteği unutulmamalıdır. Ağır killi topraklarda tohumların boğulmaması için drenaj hatları iyi ayarlanmalıdır. Hafif topraklarda ise su tutuş gücünü arttırmak için gübreleme yapmak önemlidir. Lahana tohumunun topraktaki azot, fosfor ve potasyumdan en iyi şekilde faydalanabilmesi için toprak pH değeri 6,0 ile 7,0 aralığında olmalıdır. Bu dengeyi sağlamak için ekime başlamadan önce toprağa iyice yanmış çiftlik gübresi karıştırmak en iyi çözümdür.
İnanır mısınız; organik madde bakımından zengin olan bir arazi, lahana bitkisinin kış soğuklarına ve özellikle de don riskine karşı direncini artırır.
Büyük tarlalar yerine ev bahçelerinde üretim yapmak isteyen hobi üreticileri için öncelikle viyollerde fide yetiştirmek çok daha doğru bir adımdır. Viyollerde ekim yapıldığı zaman tohum zayiatı neredeyse sıfıra iner. Fide yetiştirirken kapların içini; besin değeri yüksek, yumuşak torf toprağı ve toprağın nefes almasını sağlayan beyaz perlit karışımıyla doldurmalısınız. Bu toprak karışımı gevşek ve steril olduğu için minik lahana köklerinin büyüme sürecini çok kolaylaştırır.
Hazırlamış olduğunuz bu özel toprak karışımının içine küçük bir çubukla yaklaşık 0,5 - 1 cm derinliğinde çukurlar açmalısınız. Daha sonra açtığınız bu çukurlara lahana tohumlarını bırakarak üzerlerini yine aynı toprakla hafif şekilde kapatabilirsiniz. Bu aşamada ilk can suyunu verirken dikkatli olunmalı; sert sulama yaparak tohumlar yerinden oynatılmamalıdır.
Tohumların kuru kalmaması için her gün toprak kontrol edilmeli, parmağınızla hafifçe dokunduğunuzda eğer bir nemlilik hissetmiyorsanız fısfıs ile nazikçe sulama yapmalısınız. Düzenli şekilde nemli tutulan bu gözeneklerden, yaklaşık 1 hafta içinde güçlü lahana filizlerinin oluştuğunu görebilirsiniz.
Lahana bitkisinin o sıkı baş yapısını kusursuzca oluşturabilmesi için serin ve ılıman bir iklime ihtiyacı vardır. Bu yönüyle lahana, yüksek sıcaklıklardan hiç hoşlanmaz ve gelişimini serin havalarda tamamlamak ister. Öte yandan üretimde tek bir ekim zamanı yoktur; tarlanızın bulunduğu bölgenin iklim şartlarına ve mahsulü pazara çıkaracağınız döneme göre iki farklı ekim zamanı bulunur.
Hedefiniz yaz aylarının sonuna doğru tarladan ürün toplamaksa, ilkbahar ekim takvimini iyice takip etmeniz gerektiğini söyleyebiliriz. Bu üretim sürecinde lahana tohumları, dışarıda kış soğukları devam ederken Şubat ve Mart aylarında korunaklı iç mekanlarda veya seralarda viyollere ekilerek fide sürecine alınmaktadır.
Belki dışarıda soğuklar sürerken tohum ekmek size şaşırtıcı gelebilir; ancak içeride gelişen bu fideler, baharın sıcak yüzünü göstermesiyle birlikte Nisan ve Mayıs aylarında açık arazilere şaşırtılarak toprakla buluşturulur. Havaların aşırı sıcak olmadığı ilkbahar aylarında fideler köklerini rahatça salar ve bitki strese girmeden yaprak geliştirmeye başlar.
Lahana üreticilerinin en çok sevdiği pazar değeri en yüksek olan o ağır lahana başları, genellikle sonbahar ve kış aylarında tarlada kalan üretimlerden elde edilmektedir. Kış hasadını bereketli hale getirmek için tohumların Temmuz ve Ağustos aylarının o kavurucu sıcaklarında serin fide alanlarında çimlendirilmesi önemlidir. Ortalama bir ay boyunca her gün düzenli şekilde bakılan fideler, Ağustos sonu ile Eylül başı arasında açık araziye dikilir. Sonbaharın serin yağmurları ve kış ayazı eşliğinde ağır ağır büyüyen lahanalar, içi dolu pazar değeri yüksek ürünlere dönüşür.
Lahana tohumlarının toprak üstünde kendini göstermeye başlaması doğru ısıyı yakaladığınızda sadece 5 ile 10 gün sürer. Tohum yatağında ortam sıcaklığını 18°C - 22°C arasında tutmak ve toprağı çamurlaştırmadan sürekli nemli bırakmak hızlı bir filizlenmenin ilk şartıdır. Bitki filizleri topraktan baş kaldırdığı an onları hemen gün ışığıyla buluşturmanız gerekir. Çünkü yetersiz ışık alan fideler güneşe ulaşmak için boy atmaya çalışırken incelir; zayıf ve cılız yapılara dönüşür. Fidelerde ilk gerçek yapraklar oluştuğunda ise zayıf filizleri seyreltip aralarında en güçlü olanı bırakmak, bitkinin topraktan daha sağlıklı beslenmesine yardımcı olur.
Lahana su isteği yüksek olan bir bitkidir. Ancak aşırı sulama yapmak bitkinin köklerine zarar verir; kök çürümesine ve mantar hastalıklarına yol açar. Toprak yapısına göre genellikle haftada 2 veya 3 kere sulamak yeterlidir. Yaz aylarında toprak sıcaklığına göre sulama miktarı artırılabilir. Sabah saatlerinde sulama yapmak bu bitki için en verimli zamandır. Öte yandan damlama sulama sistemi kullanmak bitkinin yapraklarının ıslanmasının önüne geçer. Ayrıca akşam saatlerinde sulama yapmamaya özen gösterilmelidir; yapraklarda nem kalırsa külleme gibi hastalıklara sebep olur. Lahana bitkisinin baş bağlama döneminde su stresi yaşanmaması için düzenli sulama yapmak önemlidir.
Kaliteli bir üretim sezonu için seçeceğiniz tohumun maliyeti, aslında hasat dönemi elde edeceğiniz değerli mahsullerin en küçük yatırımıdır. Lahana tohumu fiyatları; tercih edeceğiniz çeşidin özelliklerine, hibrit veya doğal tohum olmasına göre değişiklik göstermektedir. Bunun yanı sıra paket gramajı ve tohumun çimlenme gücü de fiyatlar üzerinde belirleyicidir.
Hibrit tohumların fiyatları standart çeşitlere göre biraz daha yüksek gelebilir. Bu iki çeşit arasında dış etkenlere karşı gösterdikleri dayanıklılık, homojen büyüme ve çimlenme hızı bakımından önemli farklar bulunur. Üretim amacınıza ve yetiştireceğiniz alana göre en doğru tohum seçimini yapmak, en verimli sonuca ulaşmanıza yardımcı olur. İntfa Tarım olarak, üreticilere her bütçeye uygun paket seçenekleriyle en güvenilir lahana tohumlarını sunmaktan memnuniyet duyarız.